- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,975
- Aldığı Beğeniler
- 2
"Namaz Kilmanin Adabi Hâtem-i Zâhid (k.s.)hazretleri Âsim Ibn-i Yûsuf
hazretlerinin yanina geldiginde Âsim (kuddise sirruh) ona sordu:
Ey Hâtem namaz kilmayi güzel becerebiliyor musun?
O da Evet deyince, Âsim (k.s.):
Peki, nasil kiliyorsun? diye sordu. Hâtem-i Zâhid hazretleri basladi anlatmaya:
Namaz vakti yaklastiginda abdestimi sünnet üzere tazeliyorum ve namaz
kilacagim yere dikiliyorum. Tâ ki her uzvum yerlesiyor.
Sonra Kâbeyi iki kasimin arasinda, Makâm-i Ibrahimi gögsümün
hizasinda, Allah Teâlâyi mekândan münezzeh (pâk ve uzak) oldugu halde
basimda hâzir ve kalbimdeki her seyi bilir halde görüyorum.
Sanki ayagim sirat köprüsünün üzerinde; cennet sagimda, cehennem
solumda, ölüm melegini de arkamda hissediyorum ve kilacagim namazin
son namazim oldugunu düsünüyorum.
Sonra ihsan ile (Mevlâyi görür gibi) iftitah tekbirini tekbirini
aliyorum, tefekkürle okuyorum, tevâzû ile rükûa egiliyorum, tazarrû
ile secdeye kapaniyorum.
Sonra tamamiyla oturuyor, ümitle tesehhütte bulunuyor ve sünnet üzere
selâm veriyorum.
Sonra da o namazi ihlâsa teslim ediyor, korkuyla ümit arasinda
kalkiyorum ve bu hâl üzere sabra devam ediyorum.
Bunu duyan Âsam hazretleri:
Ey Hâtem!Senin namazin böylemi? diye sordu. O da:
Evet otuz senedir böyle namaz kiliyorum! deyince Âsim hazretleri
aglayarak sunlari söyledi:
Ben daha bu zamana kadar hiç böyle bir namaz kilamadim
hazretlerinin yanina geldiginde Âsim (kuddise sirruh) ona sordu:
Ey Hâtem namaz kilmayi güzel becerebiliyor musun?
O da Evet deyince, Âsim (k.s.):
Peki, nasil kiliyorsun? diye sordu. Hâtem-i Zâhid hazretleri basladi anlatmaya:
Namaz vakti yaklastiginda abdestimi sünnet üzere tazeliyorum ve namaz
kilacagim yere dikiliyorum. Tâ ki her uzvum yerlesiyor.
Sonra Kâbeyi iki kasimin arasinda, Makâm-i Ibrahimi gögsümün
hizasinda, Allah Teâlâyi mekândan münezzeh (pâk ve uzak) oldugu halde
basimda hâzir ve kalbimdeki her seyi bilir halde görüyorum.
Sanki ayagim sirat köprüsünün üzerinde; cennet sagimda, cehennem
solumda, ölüm melegini de arkamda hissediyorum ve kilacagim namazin
son namazim oldugunu düsünüyorum.
Sonra ihsan ile (Mevlâyi görür gibi) iftitah tekbirini tekbirini
aliyorum, tefekkürle okuyorum, tevâzû ile rükûa egiliyorum, tazarrû
ile secdeye kapaniyorum.
Sonra tamamiyla oturuyor, ümitle tesehhütte bulunuyor ve sünnet üzere
selâm veriyorum.
Sonra da o namazi ihlâsa teslim ediyor, korkuyla ümit arasinda
kalkiyorum ve bu hâl üzere sabra devam ediyorum.
Bunu duyan Âsam hazretleri:
Ey Hâtem!Senin namazin böylemi? diye sordu. O da:
Evet otuz senedir böyle namaz kiliyorum! deyince Âsim hazretleri
aglayarak sunlari söyledi:
Ben daha bu zamana kadar hiç böyle bir namaz kilamadim