Peygamberimiz (sav)'in tavsiyesi üzerine bir grup müminin, Mekkeli müşriklerin zulmünden kurtulmak amacıyla 614 yılında Mekke'den ayrılarak Habeşistan'a yaptıkları göçtür.
Habeşistan'ın o dönemdeki kralı Necaşi Asheme, zulme rıza göstermeyen, adil bir insan olmasıyla tanınıyordu. Gerçekten de ilk muhacirler Habeşistan'da son derece iyi karşılandılar. Ancak Habeşistan hicreti, Mekke'deki müşrik liderleri büyük bir telaşa düşürdü. Hicret eden Müslümanların orada yapacakları tebliğin, halkı Hıristiyan olan Habeşistan'ın İslamiyet'i seçmesine neden olabileceğini ve bu durumun Hz. Muhammed (sav)'e güçlü bir müttefik kazandırabileceğini düşünüyorlardı. Bu nedenle Habeşistan Kralı'na elçi göndermeyi ve Müslümanların kendilerine iadesini istemeyi kararlaştırdılar.
İslam tarihi kaynaklarına göre, Kral Necaşi, elçilerin taleplerini Müslümanlara aktararak cevaplarının ne olduğunu sordu. Sahabe-i Kiram'dan Cafer b. Ebi Talib böyle bir talebe hakları olmadığını göstermek amacıyla elçilerden; kendilerinin köleleri ya da borçluları olmadıklarının sorulmasını istedi. Elçilerin sorulara olumsuz cevap vermesi ve Necaşi'nin İslamiyet hakkında bilgi istemesi üzerine Cafer b. Ebi Talib, İslam öncesi durumları ile Hz. Muhammed (sav) ve İslam hakkında kısaca bilgi verdi. (M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Mekke Dönemi, IV. 191-192; bk. İbn HişAm, es-Sire, I, 356-362; Taberİ Tarih, II, 225).
Rivayetlere göre, konuşmanın ardından kendisine okunan Kuran ayetlerini dinleyen Necaşi, ayetlerin Hz. Musa ve Hz. İsa'nın getirdikleriyle aynı kaynaktan geldiğini tasdik ederek, elçilere müminleri teslim etmeyeceğini bildirdi. Habeşistan muhacirleri uzun yıllar hayatlarını burada huzur ve güven içinde sürdürdüler.
Bu süre içinde başta Necaşi olmak üzere birçok kişinin Müslüman olmasına vesile oldular. Bunların bir bölümü, Peygamberimiz (sav)'in Medine'ye hicretinden önce Mekke'ye geri döndü. Büyük bölümü ise Hicret'ten sonra, Hayber'in fethi (628) sırasında Medine'ye gelerek Müslümanlara katıldı.
İlmi Araştırma Dergisi
Habeşistan'ın o dönemdeki kralı Necaşi Asheme, zulme rıza göstermeyen, adil bir insan olmasıyla tanınıyordu. Gerçekten de ilk muhacirler Habeşistan'da son derece iyi karşılandılar. Ancak Habeşistan hicreti, Mekke'deki müşrik liderleri büyük bir telaşa düşürdü. Hicret eden Müslümanların orada yapacakları tebliğin, halkı Hıristiyan olan Habeşistan'ın İslamiyet'i seçmesine neden olabileceğini ve bu durumun Hz. Muhammed (sav)'e güçlü bir müttefik kazandırabileceğini düşünüyorlardı. Bu nedenle Habeşistan Kralı'na elçi göndermeyi ve Müslümanların kendilerine iadesini istemeyi kararlaştırdılar.
İslam tarihi kaynaklarına göre, Kral Necaşi, elçilerin taleplerini Müslümanlara aktararak cevaplarının ne olduğunu sordu. Sahabe-i Kiram'dan Cafer b. Ebi Talib böyle bir talebe hakları olmadığını göstermek amacıyla elçilerden; kendilerinin köleleri ya da borçluları olmadıklarının sorulmasını istedi. Elçilerin sorulara olumsuz cevap vermesi ve Necaşi'nin İslamiyet hakkında bilgi istemesi üzerine Cafer b. Ebi Talib, İslam öncesi durumları ile Hz. Muhammed (sav) ve İslam hakkında kısaca bilgi verdi. (M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Mekke Dönemi, IV. 191-192; bk. İbn HişAm, es-Sire, I, 356-362; Taberİ Tarih, II, 225).
Rivayetlere göre, konuşmanın ardından kendisine okunan Kuran ayetlerini dinleyen Necaşi, ayetlerin Hz. Musa ve Hz. İsa'nın getirdikleriyle aynı kaynaktan geldiğini tasdik ederek, elçilere müminleri teslim etmeyeceğini bildirdi. Habeşistan muhacirleri uzun yıllar hayatlarını burada huzur ve güven içinde sürdürdüler.
Bu süre içinde başta Necaşi olmak üzere birçok kişinin Müslüman olmasına vesile oldular. Bunların bir bölümü, Peygamberimiz (sav)'in Medine'ye hicretinden önce Mekke'ye geri döndü. Büyük bölümü ise Hicret'ten sonra, Hayber'in fethi (628) sırasında Medine'ye gelerek Müslümanlara katıldı.
İlmi Araştırma Dergisi