Hadi Gel...İstanbul Ol Bana...
İstanbul! ...
Ey şehr-i yar...
Çekti yine gece karası sürmelerini...
Bir ahh ilişti umutlarıma...
Yalnızlıklarım var, bir dolu sayfalarda...
Suskunluğum var, kararmaya yüz tutmuş satır aralarında...
Yüreğim var, hiçbir bakışa, hiçbir sevdaya sığdıramadığım...
İstanbul! ...
Sen de ayaklarına doladın beni...
Sen yandıkça aşkla...
Ben kanadım, ben ağladım...
Yarama yine koskoca bir kenti bastım...
Sineme inceden bir sızı sardım...
Ben sen'de asılı kaldım...
Ey! Ruhuma can, gönlüme canan,
Saklı mısralarımın şehri...
İstanbul...
Yaşamdan ibaret sanırdım sana adadığım şiirleri...
Bak kelimeleri, savuruyorum artık yakamozlara.
Canım ağrıyor ardından...
Ve bir taş daha atıyorum içimin karanlık denizine.
Tek tek acı damlıyor düşlerime...
Yaralarım sızlıyor...
Göz nurum,
Bir yudum derya dileyen gönlüme gözlerini sunmaz mısın?
Kan ter içinde kalmış düşlerime ellerini uzatmaz mısın?
Dua dua sanadır hicretim.
Cennet şarkılarım sanadır.
İstanbulum! .. Sal denizlere bu hüzünlü besteyi de...
Gönül sürurum,
''Aşkın bahçesinden bir gül koklayan şeyda bülbül olurmuş''
Bülbül,gonca gülü görebilmek için her seher uyanık...
Bülbül,güle ulaşmak için, yüreği gülün dikeninde asılı...
Benim yüreğim kalemi kırık bir aşkta...
Benim yüreğim hercai bakışta...
Defalarca düştüm düşlerimden.
İçim kan revan...
Başka bir İstanbul var mı sensizlikten kaçabileceğim
Var mı başka bir İstanbul seni sarabileceğim...
Yoksun işte..
Bu şehrin enkazında kalmış gibi yüreğim...Yoksun! ...
Bir ecel korkusunda divaneyim...Yoksun! ...
Puslu gözyaşları selamlıyor gündoğumunu...Yoksun! ...
Düş kırıklıklarım ıssız günbatımlarında...Yoksun! ...
İstanbul! ...Baştan sona aşk’ın hikayesi;
Baştan sona yaradılışın gayesi!
İşte kalem aciz kalır, evveli aşk olan’ın âhirini anlatmaya çalıştığında…
Aşkı bürünüp ateşe düşmüş bir kül gibi hissetsem de yüreğimi,yanmıyorum…
Kulak kesiliyorum alemin fısıltısına.
Her şeyin nabzı aşk ile atıyor…
Peki sen nereye gidiyorsun sevgili? ...
Yürüdüğün alem aşk’ı anlatırken,
Aşk’ı geride bırakıp nereye gidiyorsun? ..
Hadi gel
İstanbul ol bana...
Nuran Baydar
alintidir
İstanbul! ...
Ey şehr-i yar...
Çekti yine gece karası sürmelerini...
Bir ahh ilişti umutlarıma...
Yalnızlıklarım var, bir dolu sayfalarda...
Suskunluğum var, kararmaya yüz tutmuş satır aralarında...
Yüreğim var, hiçbir bakışa, hiçbir sevdaya sığdıramadığım...
İstanbul! ...
Sen de ayaklarına doladın beni...
Sen yandıkça aşkla...
Ben kanadım, ben ağladım...
Yarama yine koskoca bir kenti bastım...
Sineme inceden bir sızı sardım...
Ben sen'de asılı kaldım...
Ey! Ruhuma can, gönlüme canan,
Saklı mısralarımın şehri...
İstanbul...
Yaşamdan ibaret sanırdım sana adadığım şiirleri...
Bak kelimeleri, savuruyorum artık yakamozlara.
Canım ağrıyor ardından...
Ve bir taş daha atıyorum içimin karanlık denizine.
Tek tek acı damlıyor düşlerime...
Yaralarım sızlıyor...
Göz nurum,
Bir yudum derya dileyen gönlüme gözlerini sunmaz mısın?
Kan ter içinde kalmış düşlerime ellerini uzatmaz mısın?
Dua dua sanadır hicretim.
Cennet şarkılarım sanadır.
İstanbulum! .. Sal denizlere bu hüzünlü besteyi de...
Gönül sürurum,
''Aşkın bahçesinden bir gül koklayan şeyda bülbül olurmuş''
Bülbül,gonca gülü görebilmek için her seher uyanık...
Bülbül,güle ulaşmak için, yüreği gülün dikeninde asılı...
Benim yüreğim kalemi kırık bir aşkta...
Benim yüreğim hercai bakışta...
Defalarca düştüm düşlerimden.
İçim kan revan...
Başka bir İstanbul var mı sensizlikten kaçabileceğim
Var mı başka bir İstanbul seni sarabileceğim...
Yoksun işte..
Bu şehrin enkazında kalmış gibi yüreğim...Yoksun! ...
Bir ecel korkusunda divaneyim...Yoksun! ...
Puslu gözyaşları selamlıyor gündoğumunu...Yoksun! ...
Düş kırıklıklarım ıssız günbatımlarında...Yoksun! ...
İstanbul! ...Baştan sona aşk’ın hikayesi;
Baştan sona yaradılışın gayesi!
İşte kalem aciz kalır, evveli aşk olan’ın âhirini anlatmaya çalıştığında…
Aşkı bürünüp ateşe düşmüş bir kül gibi hissetsem de yüreğimi,yanmıyorum…
Kulak kesiliyorum alemin fısıltısına.
Her şeyin nabzı aşk ile atıyor…
Peki sen nereye gidiyorsun sevgili? ...
Yürüdüğün alem aşk’ı anlatırken,
Aşk’ı geride bırakıp nereye gidiyorsun? ..
Hadi gel
İstanbul ol bana...
Nuran Baydar
alintidir