4311)- İbnu Mes’ud (radıyallahu anh) anlatıyor:
Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) (bir gün):
“Siz aranızda kimi pehlivan addedersiniz?” diye sordu. Ashab (radıyallahu anhum):
“Erkeklerin yenmeye muvaffak olamadığı kimseyi!” dediler. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm):
“Hayır, dedi, gerçek pehlivan öfkelendiği zaman nefsine hakim olabilen kimsedir.”
[Müslim, Birr 106, (2608); Ebû Dâvud, Edeb 3, (4779).]
(4312)- Hz. Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:
“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
“Kuvvetli kimse, (güreşte hasmını yenen) pehlivan değildir. Hakiki kuvvetli, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir.”
[Buhârî, Edeb 76; Müslim, Birr 107, (2760); Muvatta, Hüsnü'lhalk 12, (2, 906).]
(4313)- Ebû Vâil (radıyallahu anh) anlatıyor:
“Urve İbnu Muhammed es-Sadî’nin yanına girdik. Bir zât kendisine konuştu ve Urve’yi kızdırdı. Urve kalkıp abdest aldı ve:
“Babam, dedem Atiye (radıyallahu anh)’den anlatır ki, o, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın şöyle söylediğini nakletmiştir:
“Öfke şeytandandır, şetyan da ateşten yaratılmıştır, ateş ise su ile söndürülmektedir; öyleyse biriniz öfkelenince hemen kalkıp abdest alsın.”
[Ebû Dâvud, Edeb 4, (4784).]
(4314)- Ebû Zerr el-Gıfârî (radıyallahu anh) anlatıyor:
“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize buyurmuştu ki:
“Biriniz ayakta iken öfkelenirse hemen otursun. Öfkesi geçerse ne âlâ geçmezse yatsın.”
[Ebû Dâvud, Edeb 4, (4782).]
(4315)- Hz. Muâz İbnu Cebel (radıyallahu anh) anlatıyor:
“İki kişi Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın huzurunda küfürleştiler. (Öyle ki) birinin yüzünde (diğerine karşı) öfkesi gözüküyordu. Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)
“Ben bir kelime biliyorum, eğer onu söyleyecek olsa, kendinden zuhur eden öfke giderdi; Eûzu billahi mineşşeytanirracim” buyurdular.”
[Tirmizî, Da'avat 53, (3448); Ebû Dâvud, Edeb 4, (4780).]
(4316)- Hz. Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor:
“Bir adam: “Ey Allah’ın Resulü! Bana kısa bir nasihatta bulun, uzun yapma! Tâ ki nasihatini unutmayayım” demişti. [ve birkaç kere tekrar etmişti]. Aleyhissalâtu vesselâm (bir kelimeyle):
“Öfkelenme!” cevabını verdi!”
[Buhârî, Edeb 76; Tirmizî, Birr 73 (2021); Muvatta, Hüsnü'l-Hulk 11, (2, 906).]
Ey Hayat, Hadis-i Şerif, İslâm-i Kaynaklar