Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Zamanımızda kendilerinin tasavvuf ehli olduklarını iddia eden kimseler ile gerçek tasavvuf ehli arasında ne gibi farklar vardır?

Toplum içinde, tasavvuf ehli olduğunu iddia eden ve tasavvuf ehlinin libaslarına bürünerek, giyim kuşam, hal ve tavırlarıyla kendilerini onlardan gösteren bazı insanlar vardır. Ancak bunların yapmış olduğu işlere, hallerine ve konuşmalarına bakıldığı zaman, tasavvuf ehli ile hiçbir bağlantılarının olmadığı görülmektedir. Bu gibi insanlar, tasavvuftan ve tasavvuf ehlinden beridirler.

Bunun için tasavvuf ehlinin hal ve hareketlerini bilmek ve tasavvuf ehli olduğunu iddia edenleri bunlardan ayırmak üzerimize vaciptir. Çünkü bunların arasında çok büyük bir fark vardır.

Esas itibarıyla nasıl ki bir kişi, İslam’a aykırı olan hal ve hareketlerin içine girdiği zaman, İslam dinine herhangi bir leke getiremezse bu tür insanlar da yapmış oldukları fiilleri ve konuşmaları ile hakiki manadaki tasavvuf ehline bir leke düşüremezler.

Kıyamete kadar bütün cemaatlerin içinde hayır ve şer var olacaktır. Nasıl müderrisler, mufakkihler, tüccarlar birbirinden farklıysa tasavvuf ehli olanlarla, bunlardan olduklarını iddia edenler de farklıdır.

Öyle ise Allah-u Zülcelal'in emir ve nehiylerine ve Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellemin sünnetine sıkı sıkıya sarılanları bilmeli ve bunların arkasından gitmeliyiz. Bu bizim en önemli görevimizdir.

Tasavvufa düşman olanlar iki kısımdır

1- Tasavvufun büyüklüğünü bildiklerinden dolayı hased, adavet (düşmanlık) ve kin duyan kimselerdir. Bunlar, İslam’ın ve müslümanların içine nifak sokmak isteyenlerdir.

2- Kendileri günahın içine dalmış ve cehaletten kurtulmak gibi bir çaba göstermeyip gözü kapalı olarak itiraz edenlerdir. Bunlar müslüman kimseler ve cemaatlerdir.

Tasavvufa düşman olup kin besleyenler, yıkma uğraşı verenler, karalamak çabasında olanlar, yani yukarıdaki birinci gruba girenler, aynı zamanda İslam’ın da düşmanı olan kimselerdir. İslami cemaatlerin arasına husumet sokmak için bazı fikirler, hile ve oyunlar ortaya koymuşlardır. Müslümanları bu şekilde doğru yoldan ayırmaya çalışmışlardır ve çalışmaktadırlar.

Tasavvufun, İslam’ın ruhu ve kalbi olduğunu bildikleri için tasavvufun üzerine giderek, tasavvufun; Yahudilerin, Hıristiyanların fikirleri olduğunu iddia edip tasavvuf ehlini küfürle itham etmektedirler.

Bunların yapmış oldukları faaliyetler bizi hiç üzmemektedir. Çünkü düşmanın habis olduğunu ve tehlikeli fikirlerini bilmekteyiz.

Bizim üzüldüğümüz esas nokta, bazı İslamî grupların bunların oyununa gelerek, onların saflarına geçip müslümanları ve tasavvufu kötülemeleri ve bu yaptıklarının adına da ‘tebliğ’ demeleridir. Bu insanların, tasavvufa düşmanlık eden kişilerin fikirlerini alarak, tasavvufu ve tasavvuf ehlini suçlamaları ve onlara iftira atmalarını hiçbir mantık kabul etmez.

Tasavvufun diğer düşmanları da tasavvufun hakikatini ve özünü bilmediklerinden, tasavvufa yüzeysel olarak baktıklarından dolayı, işin hakikatini anlayamamakta ve karşı çıkmaktadırlar. Bunlara söyleyeceğimiz odur ki, hakkı bilip hakkın yolundan gidenlerle beraber olunuz.

Hanefi âlimlerinden Sahibid’Dûr Haskefi rahmetullahi aleyhi şöyle nakletmiştir: “Ebu Aliyyid Dekkak, bu tarikati Ebu-l Kasım Nesrabazi'den, o Şibli'den, o Sirri Sakati'den, o Maruf-u Kerhi'den, o Davut et-Tai'den, o da ilmi ve tarikatın her ikisini de İmam-ı Azam Ebu Hanife'den almıştır. Böyle olduğu halde, Sâdât-ı Kiram’a iktida etmek, güzel bir şey ve dahi gerekli değil midir?” (1)

İmam Malik rahmetullahi aleyhi şöyle buyurmuştur: “Kim ilim okur da tasavvuf ehli olmazsa fasık, kim de tasavvuf ehli olup da ilim okumazsa zındık olur. Kim ikisinin arasında, yani hem âlim hem de mutasavvıf olursa hakikat sahibi olur.” (2)

İmam Şafii rahmetullahi aleyhi şöyle buyurmuştur: “Sufilerle beraber oldum ve şu üç konuda istifade ettim.
1- Vakit bir kılıçtır; eğer sen onu kesmezsen o seni keser.
2- Sen nefsini hayırla meşgul etmezsen, o seni batıl şeylerle meşgul eder.
3- Kendi nefsini (herhangi bir kudrete sahip) görmemendir. (Kişi bu şekilde hatadan muhafaza olur.) Ve dünyada üç şeyi sevdim. Bunlardan biri, tasavvuf ehlinin tarikatına tabi olmaktır.”

Hulasa olarak, tasavvufa ve tasavvuf ehline, bilerek veya bilmeyerek düşman olanlara, hoşgörü ve şefkat ile bir kez daha sesleniyor ve onları doğru yola davet ediyoruz.

Notlar: 1- İmam-ı Zerkani, “Haşiyetul Allame Alel Adevi Ala Şerhi”, “Allametil İzziyeti fi-Fıkhil Maliki; 3/195. 2- Keşfu'l-Hafa; 1/341.


GÜLİSTAN DERGİSİ
 
Son düzenleme:

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Degerli paylasim icin Allah razi olsun insAllah..
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun insaAllah agbi emegine rahmet tesekkürler
Selam ve Dualarimla......
 
Üst Alt