- Üyelik Tarihi
- 20 Ağu 2006
- Mesajlar
- 3,305
- Aldığı Beğeniler
- 26
- Takım
- Diğer
Tasavvuf, tamamıyla edeplerden ibarettir. Her vaktin, halin ve makamın kendine göre bir edebi vardır. Her kim bu vakitlerdeki edeplere uymaya devam ederse Hak dostlarının ulaştığı makama ulaşır. [Ebu Hafs el- Haddâd k.s.]
Tasavvuf, yüce ve güzel ahlâkın tamamını elde etmek, bozuk, düşük ahlâkın hepsini terk etmektir. [Ebu Muhammed Cerirî k.s.]
Tasavvuf, evveli ilim, ortası amel, sonu da tan gelecek ikram ve ihsana nail olmaktır. (Şehabeddin Sühreverdî k.s.)
Tasavvuf, hiçbir şeye alaka duymadan (gönlü bağlamadan) Allahu Tealâ ile beraber olmaktır. (Cüneyd-i Bağdadî k.s.)
Cenab-ı Hakkı arayan kimsenin görevlerinden biri de, bulunduğu yerde kendisini terbiye ve irşad edecek bir mürşid bulamadığı zaman, irşatla görevli zamanın kâmil mürşidine hicret etmesi, onu rehber kabul edip terbiyesine girmesi ve (olgunlaşıp) kendisine izin verilene kadar kapısının eşiğinden ayrılmamasıdır. (Abdülkerim Kuşeyrî k.s.)
Şeriatın (dinî hükümler bütününün) üç kısmı vardır. Bunlar, ilim, amel ve ihlâstır. İhlâsı tamamlamada tarikat ve hakikat şeriatın hizmetçisidir. Bu hakikatin kendisidir, fakat herkesin zihni idrak edemez. (İmam-ı Rabbanî k.s.)
Gerçek Hazine
İbrahim b. Edhem k.s. bir gün bir su kuyusunun yanına geldi. Namaz vakti girdiğinde su çıkarmak için kovayı kuyuya sarkıttı. Yukarı çektiğinde tamamen altınla doluydu. Kovanın içindekilerini kuyuya boşalttı, tekrar sarkıttı. Bu sefer de kova çeşitli mücevherlerle doluydu. Yine geri döktü ve şöyle niyaz etti:
- EyAllah' ım, bana hazinenden sunarsın. Fakat bana abdest için su lazım.
Yeniden kovayı sarkıttı, bu defa kova suyla dolu çıktı. Abdest alıp, namazını kıldı.
Tasavvuf, yüce ve güzel ahlâkın tamamını elde etmek, bozuk, düşük ahlâkın hepsini terk etmektir. [Ebu Muhammed Cerirî k.s.]
Tasavvuf, evveli ilim, ortası amel, sonu da tan gelecek ikram ve ihsana nail olmaktır. (Şehabeddin Sühreverdî k.s.)
Tasavvuf, hiçbir şeye alaka duymadan (gönlü bağlamadan) Allahu Tealâ ile beraber olmaktır. (Cüneyd-i Bağdadî k.s.)
Cenab-ı Hakkı arayan kimsenin görevlerinden biri de, bulunduğu yerde kendisini terbiye ve irşad edecek bir mürşid bulamadığı zaman, irşatla görevli zamanın kâmil mürşidine hicret etmesi, onu rehber kabul edip terbiyesine girmesi ve (olgunlaşıp) kendisine izin verilene kadar kapısının eşiğinden ayrılmamasıdır. (Abdülkerim Kuşeyrî k.s.)
Şeriatın (dinî hükümler bütününün) üç kısmı vardır. Bunlar, ilim, amel ve ihlâstır. İhlâsı tamamlamada tarikat ve hakikat şeriatın hizmetçisidir. Bu hakikatin kendisidir, fakat herkesin zihni idrak edemez. (İmam-ı Rabbanî k.s.)
Gerçek Hazine
İbrahim b. Edhem k.s. bir gün bir su kuyusunun yanına geldi. Namaz vakti girdiğinde su çıkarmak için kovayı kuyuya sarkıttı. Yukarı çektiğinde tamamen altınla doluydu. Kovanın içindekilerini kuyuya boşalttı, tekrar sarkıttı. Bu sefer de kova çeşitli mücevherlerle doluydu. Yine geri döktü ve şöyle niyaz etti:
- EyAllah' ım, bana hazinenden sunarsın. Fakat bana abdest için su lazım.
Yeniden kovayı sarkıttı, bu defa kova suyla dolu çıktı. Abdest alıp, namazını kıldı.