Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Beyzagül

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
14 Şub 2008
Mesajlar
95
Aldığı Beğeniler
1
Konum
İstanbul-(Tokat)
Bir varmış bir yokmuş, zamanın birinde bir medrese varmış.
Bu medresede avâm(halk) lisânı ile konuşmak yasakmış,
konuşanlara ceza verirlermiş.

Bir gün talebeler, hocaları ile birlikte bir mesîre yerine teferrüce(pikniğe) gitmişler.
Hoca talebelerden birisinin 'su içtim' dediğini işitmiş. Talebeye kızgın bir şekilde:

- Size kaç defâ lisân-ı avâm ile ifâde-i merâm eylemeyeceksünüz dedüm.
İmdi şöyle demelüydün; 'Bir kadeh-i lebrîz-i hoş-güvârı nûş ile,
teskîn-i âteş-i dil-figâr ve iktisâb-ı ferâh-ı bî-şümâr eyledim.'

Talebeyi bir güzel fırçalayan hoca bir daha böyle konuşması durumunda cezasının falaka olacağını da ifade etmiş.

Bir müddet sonra hoca, geçmiş mangalın başına.
Bu esnada bir kıvılcım sıçramış hocanın kavuğuna.
Biraz önce haşlanan talebe görmüş vaziyeti.
Koşmuş hocanın yanına telaş içinde, söyleyememiş 'kavuk yanıyor!' diye, başlamış söze havas lisânı ile:

- Ey hâce-i bî-misâl ve ey üstâd-ı zî-kemâl bu şâkird-i pür-kelâl size
şu vech ile arz-ı hâl eyler ki; bir şerâre-i cevvâl,
bî hikmet'il-müteâl, nâr-ı mangaldan pür-tâb ile ser-i âlînizdeki kavuğu iş'âl eylemiştir!.. demiş.
Lâkin deyinceye kadar da kavuk yanmıştır.
 

esila

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Şub 2008
Mesajlar
594
Aldığı Beğeniler
3
Takım
Diğer
Emeğine Sağlık Kardeşim Sağolasın :D:D
 
Üst Alt