Fakirin biri soğandan başka azık bulamıyordu.Biri ona;
"Ey bedbaht Falan yerde han-ı yağma(Herkese açık olan sofra,fakirlere verilen yemek)var sende gidip oradan biraz yemek alsan!"
Fakir hemen kalktı düğün evine gitti fakat yemek yerine dayak yedi gittiği yerde hırkasını yırttılar ve kolunu kırdılar.
Zavallı adamcağız içi kan ağlayarak şöyle söyleniyordu;
"Bu derdi başıma kendim açtım bunun çaresi yok.Hırsa kapılan bela arar.Bundan sonra evimdeki ekmekle soğan bana yeter.Elimin emeğiyle yediğim arpa ekmeği ihsan sahiplerinin sofrasında yediğim has undan yapılmış somundan daha iyidir".
alıntı(Sadi Şirazi)
"Ey bedbaht Falan yerde han-ı yağma(Herkese açık olan sofra,fakirlere verilen yemek)var sende gidip oradan biraz yemek alsan!"
Fakir hemen kalktı düğün evine gitti fakat yemek yerine dayak yedi gittiği yerde hırkasını yırttılar ve kolunu kırdılar.
Zavallı adamcağız içi kan ağlayarak şöyle söyleniyordu;
"Bu derdi başıma kendim açtım bunun çaresi yok.Hırsa kapılan bela arar.Bundan sonra evimdeki ekmekle soğan bana yeter.Elimin emeğiyle yediğim arpa ekmeği ihsan sahiplerinin sofrasında yediğim has undan yapılmış somundan daha iyidir".
alıntı(Sadi Şirazi)