Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
şayet bir şiir olsaydınız hangi şiir olmak isterdiniz?

Okan Yıldız: Şairinin nihayete erdiremediği,içinde ukte ve özünde yarım kalmış, bu sebeple de hiç okunamamış şiirlerden herhangi biri olmayı isterdim.

Vural Kaya: Hiç yazılmamış ve bir gün mutlaka yazılması beklenen bir şiir olmak isterdim.

Abdullah Harmancı: Ahmet Hamdi Tanpınar, Herşey Yerli Yerinde

Hüseyin Akın: Ben bir şiir olsaydım şayet Edip Cansever’in “Mendilimde Kan Sesleri” şiiri olmak isterdim. Neden mi? Hemen söyleyeyim: İnanın bilmiyorum!

Abdullah Kasay: Çok sevdiğim bir kelime vardır: Buğu. Yağmurlu bir günde camı kuşatan, cama kuşanan hava… Manzarayı kapattığından dolayı bir bez alıp çarçabuk silmek isteriz. Fakat bir yazı ya da resim çiziktirmek istediğimiz zaman, parmaklarımız dışında başka bir şeye izin vermez. Tenimizin ısısıdır buğunun boya kalemleri.
Bir kalbe ip uzatmak, bir kalp için kehanet kurmak, karahindiba çiçeğinin rüzgâra dayanması kadar güçtür. Bu durumu buğunun camda tünemesine benzetiyorum. Kalplerimizi de buğuya. Kemal Sayar Ruknettin’in kalbi için kehanet kurarken neyi düşündü bilmiyorum. Fakat kapanan manzarayı umursamadığından eminim. Kalbin parmaklarıyla yazılan bir şiirin kendisi bir manzara olmazdı yoksa.

Bu şiirde cevabının değil sorunun kendisinin önemli olduğu bir mısra var: “Bir güle boyun eğdiren nedir?” Birbirimizle temasımızda “hangi hal üzre” olduğumuzun bir önemi yok. Nasıl göründüğümüzü önceliyoruz hep. Fakat her gün bir buğu bırakıyoruz birbirimizin üzerinde, kalplerinde. Kimimizin elinde bir bez var, kimimizin camı çerçevesi yerlerde. Bu şiiri “ben” kılan nedir sorusunun cevabını pek kendime veremem esasen. Ya da tek bir cevabı yok. Fakat son mısraları, elimde rüzgâra karşı savunduğum bir karahandiba çiçeği gibi tutmaya devam edeceğim aklımda: deki bulunur elbet /
iyi bir hal üzre kaybolan kişi. Ruknettin’in Kalbi İçin Kehanetler, Kemal Sayar

Zafer Karakuş: Evet,her şiir senin, benim,kısacası hepimizin bir halinin kelimelere şairin dünyasından sızdırdıklarıdır. Benim şu anımın ve her zaman bir tarafımın izahı olan Edip Cansever’in “Masa da Masaymış ha!” diye hatırladığım,Yerçekimi Karanfil’den bir şiir geldi aklıma.

Evliya Çelik: Yağmur, Nurullah Genç; Sakarya, Necip Fazıl Kısakürek; Kar, Cevdet Karal. Yani suyun her hali… Yani suyun her halinin toprağa inip karışması.

Mehmet Aycı: Su Kasidesi

Ercan Yıldırım: “Mataramda Tuzlu Su” ve “Bir Gece Vakti Bir Dostu Uyandırmak” şiirleri olmak isterdim.

Kadir Korkut: Ben bir şiir olsaydım Orhan Veli’nin çevirdiği Arthur Rimbaud’nun “Duyumsama” şiiri olmak isterdim.
“Ekinler dünyada kaybolunacak tek yer.”

Alaattin Karaca:Tüm varlıklar Tanrı’nın şiiridir zaten. Tüm evren bir şiir. Ama evrende iyi ve kötü de var. Bu bağlamda iyi şiir ve kötü şiir de var.Her insan iyi, güzel şiir olmak ister. Ama her insanın güzellik ve iyi tanımı farklı.Ben asi şiir bağlamında Ece Ayhan’ın şiiri olmak isterdim. Hikmetli şiir örneğinde Yunus’un şiiri olmak. Humour ve trajedinin örneği olarak Cemal Süreya’nın şiiri olmak. Fikir şiiri olarak Mehmet Akif’in şiiri olmak.Aşkın şiirinde Sezai Karakoç’un şiiri olmak, aşkın ve ıztırabın. Sevginin ve evin ve tek ü tenhalığın örneği olarak Behçet Necatigil’in şiiri olmak.Ben kapalı, ancak şiir ehlince çözülebilen, şifreli ve derin bir şiir olmak isterdim bir de. Herkesin anlamadığı, tersten yazılan “Ah minel aşk” gibi mesela.

Işık Yanar: Necip Fazıl’ın “Takvimdeki Deniz” şiiri olmak isterdim.

Ahmet Örs: Evet, İsyan!

İbrahim Demirci: Şeyh Galib’in terci-i bendi vardı, “Hoşça bak zatına kim zübde-i âlemsin sen / Merdüm-i dide-i ekvan olan âdemsin sen” beytinin tekrar edildiği yahut Yunus’tan “Hak bir gönül verdi bana.”

Ali Haydar Haksal: Büyük şiir ırmağında kendimi yuyarken bir avuç su ile yetinmemi öneriyorsunuz. Bunu yapamam. Lütfen beni bundan mahrum etmeye yeltenmeyin. Bırakın da büyük şiir ırmağımızda ruhumuzu arındıralım, haz alalım. Hangisinden daha çok haz alıyoruz, hangisi ruhumuzun coşkunluğudur? Bunlar o kadar çok ki.

Ebuzer Şamil: Erdem Bayazıt, Bulmak

Derviş Pınarbaşı:

”bir gün o da gözlerindeki bu ışıltıyı fark edeve elini kalbine değdirdiğinde içinde deveran eden;
o yoksulun aşkını tanımlar,
o şarklıyı keşfederse, yazacağı ilk şiire adını verecek:
sonsuza dek, sophie…” (Kemal Sayar, Sonsuza dek Sophie).

Aysun Çelik: Yazılmamış bir şiir.

Abdulkadir Yaylacık: Sana, Bana, Vatanıma, Ülkemin İnsanlarına Dair, Erdem Bayazıt

Merve Şenoğlu: Havva’yı anlatan bir şiir olmak isterdim. İlk kadın, ilk aşk, ilk ihanet onun içindi.

Ali Oktay Özbayrak: Yaşamanın zorlaştığı zamanlarda nefes alıyoruz. Dünyanın her tarafı kan ağlıyor. Ya biz? Geride kalanlar. Ölümün gerisinde her zaman bir yaşamak kalıyor. Yaşam mücadelesi devam ediyor, yaşamak yaşatmayı da beraberinde getiriyor. Ve inanç. İnanıyoruz bir gün dünyanın güzel olacağına, inanmak istiyoruz. Her gün gözlerimizin önündeki onca kötülüğe rağmen bir gün her şeyin güzel olacağına inanmak istiyoruz.
Zeytin dalları uzanacak bir gün dört yana, inanıyoruz. zeytin bir yaşam ağacına dönüşecek o vakit. beyaz önlüklü doktorlar, tüm çaresizliklerine merhem olacak insanların beraber yaşamayı öğrendiğimiz o vakit.
Bu yüzden Nazım Hikmet, Yaşamaya Dair

Yağız Yalçınkaya: Şayet bir şiir olsaydım Su Kasidesi namıyla meşhur “Kasîde Der Na’t-ı Hazret-i Nebevî” olmak isterdim.

Mehmet Narlı: Daima “çatı” şiiriyim. Ara nağmelerde “Gazze Risalesi” olarak ses vermek isterim.

Şenol Korkut: Yahya Kemal Beyatlı, Akıncılar

Mustafa Aydoğan: Bir çocuğun kalbi olmak yeterdi bana. Dünyaya o sadelikten bakar halde bulunmak isterdim. Zaman zaman deniyorum bunu. Karışmadan ve karıştırmadan. Kelimeleri silinmiş bir kitabın sayfalarını çevirdiğimi hissediyorum. Son sayfa yok, ilk sayfa da yok. Çeviriyorum işte. Buradan bir şiir çıkar mı? Eğer bir şiirle karşılaşacaksam, bu kelimesizlik içinde karşılaşmak isterim.
Yanmakta olan bir şey var ve ben onun kokusunu alıyorum. Yanış bitince küllerin arasından yeni bir doğuşun yankısı yükselecek. Varoluş, bir tür şiir egzersizidir. Olacak olan olur ve oradan bir şiir doğar.

Ahmet Edip Başaran: Karayılan, Sezai Karakoç

Aykut Ertuğrul: Cevap veremedim.
 

...vuslat

gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları...
 
Üyelik Tarihi
6 May 2015
Mesajlar
7,297
Aldığı Beğeniler
19,193
Konum
????
????

MAHCUBİYET SİNİSİ

Duymaya geldim bulamadıklarımı

Zamanın mührü telaşmış ,yordun
yavaş be Dünya
kaç artık zamandan
yormadan...


Çatışırsam kelimelerle güzel ölür müyüm satırlarda
hatıra saatlerinde açık bir kalbe rastlar mı?
sözüm sana

Buruk buruk olur mu akşamlar hep..
sözler bereketlenir de
kıymetlenir mi sabahlarda yine
yenidendoğuş gibi


Tüm cümlelere vurgu yazılsa
her tonda yumuşak olsa sesler kırmasa yüreğimizi

cümleler hep kavuşsa anlamına erken
noktalar yanlışlara hiç konmasa
işaretler doğruyla süslense
güzelleşse mektuplar,özlerken

açken yazılan şiirlerde tok tutar mı yürekleri
inanırken doymaya,
helal değilse kırmak
şiirlerde bu ağrılar niye

mısraları toplayıp zamandan , en çok da güzellerden kalan
demet demet sersek güzellikleri
kabul eder mi
peşin peşin bizleri
acıları unutan zaman

HAYR söylerken kalemler, sussa zaman
kulak kesilse her zaman
Şahitlik işine sevdalılar baksa
şairler hakim olsa
davalar sevdadan olsa
aşıklar zamanı yakalayıp güzellikle tutuklasa
her zaman

Türkü söyleyenler hep dost olsa
yaralar bölünse tüm sayılara da
kağıtlarda acılara yer kalmasa....
sözlerin hekimleri bulunsa her yanda
iğneli sözleri saklasa zaman
Hiç kimse bulmasa...

turan...



Demişiz ki o zaman'dan;

Mahcubiyet sini/sin\de
Diz çöküp oturasım geldi:gul:

Başlık★ başlı başına şiir
Gönül sofranızdan nasibiniz bereketli olsun inşAllah
:gul:

:)
 
Son düzenleme:

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
????

MAHCUBİYET SİNİSİ

Duymaya geldim bulamadıklarımı

Zamanın mührü telaşmış ,yordun
yavaş be Dünya
kaç artık zamandan
yormadan...


Çatışırsam kelimelerle güzel ölür müyüm satırlarda
hatıra saatlerinde açık bir kalbe rastlar mı?
sözüm sana

Buruk buruk olur mu akşamlar hep..
sözler bereketlenir de
kıymetlenir mi sabahlarda yine
yenidendoğuş gibi


Tüm cümlelere vurgu yazılsa
her tonda yumuşak olsa sesler kırmasa yüreğimizi

cümleler hep kavuşsa anlamına erken
noktalar yanlışlara hiç konmasa
işaretler doğruyla süslense
güzelleşse mektuplar,özlerken

açken yazılan şiirlerde tok tutar mı yürekleri
inanırken doymaya,
helal değilse kırmak
şiirlerde bu ağrılar niye

mısraları toplayıp zamandan , en çok da güzellerden kalan
demet demet sersek güzellikleri
kabul eder mi
peşin peşin bizleri
acıları unutan zaman

HAYR söylerken kalemler, sussa zaman
kulak kesilse her zaman
Şahitlik işine sevdalılar baksa
şairler hakim olsa
davalar sevdadan olsa
aşıklar zamanı yakalayıp güzellikle tutuklasa
her zaman

Türkü söyleyenler hep dost olsa
yaralar bölünse tüm sayılara da
kağıtlarda acılara yer kalmasa....
sözlerin hekimleri bulunsa her yanda
iğneli sözleri saklasa zaman
Hiç kimse bulmasa...

turan...



Demişiz ki o zaman;

Mahcubiyet sini/sin\de
Diz çöküp oturasım geldi:gul:

Başlık★ başlı başına şiir
Gönül sofranızdan nasibiniz bereketli olsun inşAllah
:gul:

:)

hâfızanın güzel nimeti hatır, mahçuplar sinisindeki ruh hali içinde teşekkürlerimi sunarım, Hal hatır soranlara selam söylemiş olalım
 

...vuslat

gökyüzünü bilmeyen leke sanıyor kuşları...
 
Üyelik Tarihi
6 May 2015
Mesajlar
7,297
Aldığı Beğeniler
19,193
Konum
????
????
EyvAllah Hocam
Ve âleykümselâm ve rahmetullahi ve berakâtüh daimen ebeden ????
 

uhibbu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eki 2007
Mesajlar
18,383
Aldığı Beğeniler
39,770
Konum
istanbul
Takım
Galatasaray
Kemal Sayar -Ruknettinin kalbi için kehanetler
Çok uzundur, ben kesit sunayım :gulver:

Bir sen mi kalırsın bu rüyada Ruknettin
Herhalde hep böyledir
Bu dünya sevenlere bir tuzaktır Ruknettin!


Buraya kalbinizi kuşatmaya geldiydik
Konuşmayı unuttuyduk,hal diliyle söylediydik.
Dua okuduyduk,yağmur dilediydik
Kalbinizi kuşatmaya geldiydik.

Hoşgeldiniz.Buyrun.İşte kalbim.
Adımı unuttuğum zamanlarda RUKNETTİN'im
Gövdesi ihlal edilmiş bir yetimim.
Şu kapıdan buyurun, az ilerisi kalbim.

Benim kalbim bir ıslahevidir doktor.
Yetim bir çocuk durmadan azarlanır içinde
Benim kalbim gövdesi ıslahevlerine çakılı bir kuştur
Uçmayı bilmeden ölür kenar otellerde
Kalbim ıslah olmaz bir kuştur doktor
Tıkanır,ölür metropollerde.

Bir çiçeği uyandırmak için mi
Söner bu ateşgahlar
Kaldırmak için mi yeraltını
O derin uykusundan
Kurur bu göl
Ne var ve ne oluyor
Neden türkü söylüyor fesleğenler
Uzakta biri mi göründü
Biri İncil okurken düşüp bayıldı mı
Bir rüya mı gördü yalnız keşişler
Ne oldu?

Adım Ruknettin,tanışıyor olmalıyız
Bir çay ocağında ya da bir merdiven başında
Sunmuş olmalıyım kalbimi size

Bakın!demiş olmalıyım henüz avladım O'nu
İgvanın zehrini boşalttığı kuyularda.
Yalnız günah parlar zifiri karanlıkta
Ve kuyudan kuyuya bir yol yoktur
Bir avcı tüfeğini doğrulttuğunda
Ay gibi ışıdığında bir aşk
Bir mevsim yönünü şaşırdığında.

Hayret etmiş olmalısınız,kalbim
Hezarfen misali havalanınca.


Korkarım sevgili doktor,bu mektuba kendimi üzerek başlayacağım
Çabuk büyüyen bir çocuk gibi,
Ceplerimin nerede olduğunu unutacağım önce
Ve mazi gizlenecek bir yer bulamayacak kendine.
Sonra bir menekşeyi teheccüde kaldırmayı unutacağım.
Unutacağım,hangi şehirde durursam yar beni karşılar.
Nerede ölürsem bahtıma idamlar çıkar
Gülümseyen bir arap olacak yüzümün size bakan tarafı,
Terkedip gitmelerin ağırlaştığı bir güz olacak öte yarısı... :boshayaller:
 

Yusufça

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Ocak 2012
Mesajlar
9,323
Aldığı Beğeniler
30,359
Konum
Bitlis
Takım
Beşiktaş
Ortaya karışık birşey istiyorum
Biraz o şiirden, biraz bu şiirden.
Her güzel şiirde bulmak istiyorum kendimi
Her şiir ayrı paylaşır, kederimi, neşemi..
 
Üst Alt