İnsan sormadan edemiyor, aşırı dikkat çeken renkleri, hatları belli eden hatta belirginleştiren kesimiyle modern tesettür modelleri, tesettür kavramını içerden çökertmeyi mi hedefler?
Yüce Mevlâ'nın insano luna cennet hatırası olarak bahşetti i giysi ve giyinme, en temel insanî de erlerden biridir. Hz. Âdem a.s.' dan beri bütün peygamberler, insanlı a bu gerçegi anlattılar. Geçen sayıda bu konu üzerinde durmuştuk, hatırlarsınız&
Erkegin ve kadının yaradılış özellikleri gere i örtmeleri gereken asgari sınırlar farklı olmakla birlikte, genel olarak nebevî terbiyeye uygun olan, yüz, el ve ayak haricindeki bölgeleri örtecek şekilde giyinmektir.
İnsanlı ın son peygamberi ve bütün alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz s.a.v ., Cenab -ı Hakk'ın razı oldu u örtünmenin en güzel şeklini detaylarıyla ö retmi ş, ölçüleri belirlemiş ve bu konuda hayatî uyarılar yapmıştır.
Artık O'na iman eden, O'nu rehber kabul eden, hesap gününde O'nun şefaatini uman kadın-erkek herkes bu ölçülere uymak, bu uyarıları dikkate almakla yükümlüdür.
Giyinme konusunda meşru sınırların ne oldu u, dinimizin bizden ne istedi i genel olarak hepimizce bilinir. Ne var ki çeşitli etkenlerle bu ölçülerin göz ardı edildi i, müslümanların bir savrulma yaşadı ı bir gerçek. Biz burada Efendimiz'in bir uyarısını hatırlatmak istiyoruz. Kendimize kılık-kıyafet alırken hatırlamamız gereken, son derece sarsıcı bir uyarıyı.
Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz şöyle buyurdu:
Cehennem halkından iki sınıf insan var ki, ben onları görmedim:
Birinci grup, ellerinde sı ır kuyrukları gibi kamçılar olan, onlarla insanları dövenlerdir.
İkinci grup ise: Giyinmiş fakat çıplak olan, erkeklerin kalplerini kendilerine meylettiren, vücutlarını sa a-sola e ip çalımlı yürüyen kadınlardır. Onların başları Horasan develerinin hörgüçleri gibidir. Bunlar cennete giremezler, onun kokusunu bile alamazlar. Oysa o koku çok ama çok uzun mesafelerden duyulmaktadır. (Müslim)
Hadis-i şerif son derece açık ama birlikte düşünelim:
Kadınlı ın ticarî bir unsur haline dönüştü ü ça daş kültürde, giyinme konusunda ne yazık ki müslüman hanımlar da büyük etki altında. Çeşitli yerlerdeki tesettür yasa ını kasdetmiyoruz , müslüman hanımların kalpleri ve zihinleri baskı altında; psikolojik baskı. Tüketim odaklı ça daş güzellik ve estetik anlayışı, moda, medya ve daha pek çok unsurun bir arada oluşturdu u baskı a ından söz ediyoruz. Artık pek çok dindar hanım örtünmesine örtünüyor ama ne yazık ki dininin istedi i ölçülere yeterince dikkat etmiyor. Sanki dikkat çekmek için giyiniyor.
İslâm'ın meşru saydı ı, emretti i örtünme, tenin gözükmesini engelleyecek ve vücut hatlarını belli etmeyecek elbiseler giymekle mümkün. Teni gösteren veya vücut hatlarını ortaya çıkaracak kadar dar olan elbiseler islâmî örtünme sayılmıyor. Ne tuhaf, artık tesettür kıyafetleri kesimiyle, dikişiyle tam da buna göre tasarlanıyor.
Alimlerimiz hadiste geçen giyinik fakat çıplak kadınlar tanımını şöyle açıklıyorlar:
Elbise giydikleri halde gözükmemesi gereken yerlerinin bir kısmını açanlar,
Vücut hatlarını belli edecek şekilde dar giyinenler,
İçini gösterecek şekilde ince giyinenler. ( Nevevî, Şerhu'n - Nevevî alâ Sahih-i Müslim, c.17, s.190) ,
İnsan sormadan edemiyor, aşırı dikkat çeken renkleri, hatları belli eden hatta belirginleştiren kesimiyle modern tesettür modelleri, tesettür kavramını içerden çökertmeyi mi hedefler? Çünkü bir taraftan Yüce Mevlâ'nın örtünme emrini uygulamak isteyen müslümanların arzusunu yerine getiriyor gibi gözükürken, di er taraftan bütün sınırları berhava ediyor.
Bu noktada şunu özellikle belirtmek gerekir: Bütün bunlardan müslümanların bir giyim tarzının olmadı ını, giyimlerinde güzelli e, uyuma, zerafete önem vermedikleri sonucu çıkarılmamalıdır. Aksine, müslümanların her konuda insana yaraşanı yapmaları Yüce Mevlâmız'ın emridir. Efendimiz s.a.v ., insanlı a bunu ö retmiştir. Burada hassas nokta, yakışanla meşru olmayanı birbirinden ayırmaktır. Tarz arayışlarında ölçüler dikkate alındı ında elbette buna göre çözümler bulmak mümkündür.
Yine hatırlamak lazım, Cenab -ı Mevlâ'nın koydu u sınırları aşmada ne güzellik vardır, ne de bir hayır. Haramı güzel gösteren nefs ve şeytandır.
SEMERKAND DERGİSİ MEHMET IŞIK.
Yüce Mevlâ'nın insano luna cennet hatırası olarak bahşetti i giysi ve giyinme, en temel insanî de erlerden biridir. Hz. Âdem a.s.' dan beri bütün peygamberler, insanlı a bu gerçegi anlattılar. Geçen sayıda bu konu üzerinde durmuştuk, hatırlarsınız&
Erkegin ve kadının yaradılış özellikleri gere i örtmeleri gereken asgari sınırlar farklı olmakla birlikte, genel olarak nebevî terbiyeye uygun olan, yüz, el ve ayak haricindeki bölgeleri örtecek şekilde giyinmektir.
Ölçüleri kim belirler?
İnsanlı ın son peygamberi ve bütün alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz s.a.v ., Cenab -ı Hakk'ın razı oldu u örtünmenin en güzel şeklini detaylarıyla ö retmi ş, ölçüleri belirlemiş ve bu konuda hayatî uyarılar yapmıştır.
Artık O'na iman eden, O'nu rehber kabul eden, hesap gününde O'nun şefaatini uman kadın-erkek herkes bu ölçülere uymak, bu uyarıları dikkate almakla yükümlüdür.
Giyinme konusunda meşru sınırların ne oldu u, dinimizin bizden ne istedi i genel olarak hepimizce bilinir. Ne var ki çeşitli etkenlerle bu ölçülerin göz ardı edildi i, müslümanların bir savrulma yaşadı ı bir gerçek. Biz burada Efendimiz'in bir uyarısını hatırlatmak istiyoruz. Kendimize kılık-kıyafet alırken hatırlamamız gereken, son derece sarsıcı bir uyarıyı.
Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz şöyle buyurdu:
Cehennem halkından iki sınıf insan var ki, ben onları görmedim:
Birinci grup, ellerinde sı ır kuyrukları gibi kamçılar olan, onlarla insanları dövenlerdir.
İkinci grup ise: Giyinmiş fakat çıplak olan, erkeklerin kalplerini kendilerine meylettiren, vücutlarını sa a-sola e ip çalımlı yürüyen kadınlardır. Onların başları Horasan develerinin hörgüçleri gibidir. Bunlar cennete giremezler, onun kokusunu bile alamazlar. Oysa o koku çok ama çok uzun mesafelerden duyulmaktadır. (Müslim)
Psikolojik baskı altında
Hadis-i şerif son derece açık ama birlikte düşünelim:
Kadınlı ın ticarî bir unsur haline dönüştü ü ça daş kültürde, giyinme konusunda ne yazık ki müslüman hanımlar da büyük etki altında. Çeşitli yerlerdeki tesettür yasa ını kasdetmiyoruz , müslüman hanımların kalpleri ve zihinleri baskı altında; psikolojik baskı. Tüketim odaklı ça daş güzellik ve estetik anlayışı, moda, medya ve daha pek çok unsurun bir arada oluşturdu u baskı a ından söz ediyoruz. Artık pek çok dindar hanım örtünmesine örtünüyor ama ne yazık ki dininin istedi i ölçülere yeterince dikkat etmiyor. Sanki dikkat çekmek için giyiniyor.
İslâm'ın meşru saydı ı, emretti i örtünme, tenin gözükmesini engelleyecek ve vücut hatlarını belli etmeyecek elbiseler giymekle mümkün. Teni gösteren veya vücut hatlarını ortaya çıkaracak kadar dar olan elbiseler islâmî örtünme sayılmıyor. Ne tuhaf, artık tesettür kıyafetleri kesimiyle, dikişiyle tam da buna göre tasarlanıyor.
Alimlerimiz hadiste geçen giyinik fakat çıplak kadınlar tanımını şöyle açıklıyorlar:
Elbise giydikleri halde gözükmemesi gereken yerlerinin bir kısmını açanlar,
Vücut hatlarını belli edecek şekilde dar giyinenler,
İçini gösterecek şekilde ince giyinenler. ( Nevevî, Şerhu'n - Nevevî alâ Sahih-i Müslim, c.17, s.190) ,
İnsan sormadan edemiyor, aşırı dikkat çeken renkleri, hatları belli eden hatta belirginleştiren kesimiyle modern tesettür modelleri, tesettür kavramını içerden çökertmeyi mi hedefler? Çünkü bir taraftan Yüce Mevlâ'nın örtünme emrini uygulamak isteyen müslümanların arzusunu yerine getiriyor gibi gözükürken, di er taraftan bütün sınırları berhava ediyor.
Bu noktada şunu özellikle belirtmek gerekir: Bütün bunlardan müslümanların bir giyim tarzının olmadı ını, giyimlerinde güzelli e, uyuma, zerafete önem vermedikleri sonucu çıkarılmamalıdır. Aksine, müslümanların her konuda insana yaraşanı yapmaları Yüce Mevlâmız'ın emridir. Efendimiz s.a.v ., insanlı a bunu ö retmiştir. Burada hassas nokta, yakışanla meşru olmayanı birbirinden ayırmaktır. Tarz arayışlarında ölçüler dikkate alındı ında elbette buna göre çözümler bulmak mümkündür.
Yine hatırlamak lazım, Cenab -ı Mevlâ'nın koydu u sınırları aşmada ne güzellik vardır, ne de bir hayır. Haramı güzel gösteren nefs ve şeytandır.
SEMERKAND DERGİSİ MEHMET IŞIK.