Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
İnsan sormadan edemiyor, aşırı dikkat çeken renkleri, hatları belli eden hatta belirginleştiren kesimiyle modern tesettür modelleri, tesettür kavramını içerden çökertmeyi mi hedefler?

Yüce Mevlâ'nın insano luna cennet hatırası olarak bahşetti i giysi ve giyinme, en temel insanî de erlerden biridir. Hz. Âdem a.s.' dan beri bütün peygamberler, insanlı a bu gerçegi anlattılar. Geçen sayıda bu konu üzerinde durmuştuk, hatırlarsınız&

Erkegin ve kadının yaradılış özellikleri gere i örtmeleri gereken asgari sınırlar farklı olmakla birlikte, genel olarak nebevî terbiyeye uygun olan, yüz, el ve ayak haricindeki bölgeleri örtecek şekilde giyinmektir.

Ölçüleri kim belirler?​

İnsanlı ın son peygamberi ve bütün alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz s.a.v ., Cenab -ı Hakk'ın razı oldu u örtünmenin en güzel şeklini detaylarıyla ö retmi ş, ölçüleri belirlemiş ve bu konuda hayatî uyarılar yapmıştır.

Artık O'na iman eden, O'nu rehber kabul eden, hesap gününde O'nun şefaatini uman kadın-erkek herkes bu ölçülere uymak, bu uyarıları dikkate almakla yükümlüdür.

Giyinme konusunda meşru sınırların ne oldu u, dinimizin bizden ne istedi i genel olarak hepimizce bilinir. Ne var ki çeşitli etkenlerle bu ölçülerin göz ardı edildi i, müslümanların bir savrulma yaşadı ı bir gerçek. Biz burada Efendimiz'in bir uyarısını hatırlatmak istiyoruz. Kendimize kılık-kıyafet alırken hatırlamamız gereken, son derece sarsıcı bir uyarıyı.

Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz şöyle buyurdu:

Cehennem halkından iki sınıf insan var ki, ben onları görmedim:

Birinci grup, ellerinde sı ır kuyrukları gibi kamçılar olan, onlarla insanları dövenlerdir.

İkinci grup ise: Giyinmiş fakat çıplak olan, erkeklerin kalplerini kendilerine meylettiren, vücutlarını sa a-sola e ip çalımlı yürüyen kadınlardır. Onların başları Horasan develerinin hörgüçleri gibidir. Bunlar cennete giremezler, onun kokusunu bile alamazlar. Oysa o koku çok ama çok uzun mesafelerden duyulmaktadır. (Müslim)


Psikolojik baskı altında​

Hadis-i şerif son derece açık ama birlikte düşünelim:

Kadınlı ın ticarî bir unsur haline dönüştü ü ça daş kültürde, giyinme konusunda ne yazık ki müslüman hanımlar da büyük etki altında. Çeşitli yerlerdeki tesettür yasa ını kasdetmiyoruz , müslüman hanımların kalpleri ve zihinleri baskı altında; psikolojik baskı. Tüketim odaklı ça daş güzellik ve estetik anlayışı, moda, medya ve daha pek çok unsurun bir arada oluşturdu u baskı a ından söz ediyoruz. Artık pek çok dindar hanım örtünmesine örtünüyor ama ne yazık ki dininin istedi i ölçülere yeterince dikkat etmiyor. Sanki dikkat çekmek için giyiniyor.

İslâm'ın meşru saydı ı, emretti i örtünme, tenin gözükmesini engelleyecek ve vücut hatlarını belli etmeyecek elbiseler giymekle mümkün. Teni gösteren veya vücut hatlarını ortaya çıkaracak kadar dar olan elbiseler islâmî örtünme sayılmıyor. Ne tuhaf, artık tesettür kıyafetleri kesimiyle, dikişiyle tam da buna göre tasarlanıyor.

Alimlerimiz hadiste geçen giyinik fakat çıplak kadınlar tanımını şöyle açıklıyorlar:

Elbise giydikleri halde gözükmemesi gereken yerlerinin bir kısmını açanlar,

Vücut hatlarını belli edecek şekilde dar giyinenler,

İçini gösterecek şekilde ince giyinenler. ( Nevevî, Şerhu'n - Nevevî alâ Sahih-i Müslim, c.17, s.190)
,

İnsan sormadan edemiyor, aşırı dikkat çeken renkleri, hatları belli eden hatta belirginleştiren kesimiyle modern tesettür modelleri, tesettür kavramını içerden çökertmeyi mi hedefler? Çünkü bir taraftan Yüce Mevlâ'nın örtünme emrini uygulamak isteyen müslümanların arzusunu yerine getiriyor gibi gözükürken, di er taraftan bütün sınırları berhava ediyor.

Bu noktada şunu özellikle belirtmek gerekir: Bütün bunlardan müslümanların bir giyim tarzının olmadı ını, giyimlerinde güzelli e, uyuma, zerafete önem vermedikleri sonucu çıkarılmamalıdır. Aksine, müslümanların her konuda insana yaraşanı yapmaları Yüce Mevlâmız'ın emridir. Efendimiz s.a.v ., insanlı a bunu ö retmiştir. Burada hassas nokta, yakışanla meşru olmayanı birbirinden ayırmaktır. Tarz arayışlarında ölçüler dikkate alındı ında elbette buna göre çözümler bulmak mümkündür.

Yine hatırlamak lazım, Cenab -ı Mevlâ'nın koydu u sınırları aşmada ne güzellik vardır, ne de bir hayır. Haramı güzel gösteren nefs ve şeytandır.



SEMERKAND DERGİSİ MEHMET IŞIK.
 

zeyno

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Gümüşhane
Takım
Galatasaray
Kadın ve tesettür

Ne zaman Fethi Paşa Korusuna gitsem, başörtülü genç kızlar, yanlarındaki yeni yetme oğlanlarla laubali biçimde fingirdeşiyorlar.

Bakıyorum, karşımdan bir bayan geliyor. O da ne? Başını örtmüş, gerisi açıkta. Gülmek geliyor içimden, fakat üzüntü ağır basıyor.

Şu başörtüsü işi böylesine sulandırılmamalıydı. Bir şey maksadından soyutlanarak algılanırsa olacağı budur. Bunda en büyük suç, tesettürü kadının kişiliğini öne çıkaran bir onur değil de erkeği kadından koruyan bir emir olarak algılayan geleneğimizin ve geleneksel kafalarındır.

Önce mütearifeler:

1. Din insan içindir.

2. Dolayısıyla, tüm dini emir ve yasaklar Allahın değil, insanın çıkarı içindir.

3. İşte bu yüzden, tüm dini emir ve yasaklar uygulanırken, onu uygulayan insanın bundan elde ettiği çıkarı iyi bilmesi gerekir. Bu çıkarı bilerek emre uymak, insanı tatmin eder ve imanı sorumluluk bilincine dönüştürür.

4. Bunun için de ilahi mesajı ve buyrukları maksadını gözeterek okumak şarttır. Çünkü ALLAH amaçsız düzenleme yapmaz, hikmetsiz iş buyurmaz.

Peki tesettür emrinin maksadı nedir?

Bu sorunun cevabını verebilmek için tesettürü emreden ayet olan Ahzab 59. ayetin devamındaki onların tanınmaları için en uygun olun budur ibaresi üzerinde yoğunlaşmak şart. Burada altı çizilen kadın kimliğinin hicab yönü ilk saldırıya uğrayan noktadır.

Aslında hicab sorunun anahtar kavramı. Hicabı baş örtüsüne indirgemek yanlış bir kere. Bizde böyle bir şey var. Hatta hicabı baş değil beden örtüsüne indirgemek. Kuranın yaklaşımına kıyasla yanlış bir anlamadır. Çünkü Kuran takva örtüsünü ön plana çıkarıyor. Takva elbisesi, işte budur en önemlisi! (7.26) Yani, bedenin tesettürü takva örtüsünden, yüreğin ve zihnin tesettüründen ayrı değerlendirilmemelidir.

Hicab; kimlik ve kişiliği öne çıkarmak için

Öncelikle, Kuranın böyle bir bütüncül bakış açısı olduğunu görmekteyiz. Bedenin tesettürünü, zihnin ve kalbin tesettüründen ayrı düşündüğümüz zaman Kuranın bütüncül bakış açısını parçalamış oluruz. Ahzab 59da geçen li yurafne (tanınmaları için), bu tek kelime, Arap dilinde, kendi içinde tamamlanmış bir cümledir. Bu tanınmaları için bir gerekçedir. Yani Bu emri niçin verdin Ya Rabbi? diyene bir cevaptır. Cevapta iki gerekçe var, iffetli olarak kalmaları ve tanınmaları için. Ama asıl vurgu yapılması gereken kavram, bu tanınmak kavramıdır, li yurafne.

Bu kavramın kök kelimesi arafedir. Arafe anlam alanı ile düşündüğümüzde maruf, arif, tarif, marifet kavramları karşımıza çıkar. Bu hem bir bilince tekabül eder, hem de bir kimliğe tekabül eder. Dolayısıyla buradaki tanınmak sıradan bir görünce ayrımsamak, fark etmek değildir. Buradaki tanınmak, çok daha derin ve kendi bağlamı içerisinde sıradan basit bir ayrımsama, ayırdetmeden öte bir kimlik, bir kişilik, bir bilinç, bir şahsiyet vurgusudur.

Dolayısıyla bu ayet ve tesettürle ilgili diğer ayetlerdeki örtünme emrinin temelini kadının kişiliğini şeffaflaştırmak için bedenini örtmek teşkil eder. Kadının kişiliğini şeffaflaştırmak için tanınmak anlamı sıkıştırılmış (zipli) bir ifadedir ki, zaten Kuranın dili sıkıştırılmış bir dildir. İcaz buna denir, Kuranın icazını çözdüğümüzde doğal ve zorunlu biçimde o sıkıştırılmış ifadenin bize daha farklı bir kelime grubu ile yansıması şarttır. Yani aradaki boşlukları doldurmamız gerekir. Onun için li yurafne ibaresini açarak anlamaya çalışırsak, bu tamamen kişiliğini şeffaflaştırmak için bedenini örtmek anlamına gelir.


Kişilikle dişilik arasında kadın

Bu, tarihte kadına yapılmış en büyük ikramdır. İnsanların önüne çıkaracak bir erdemi, bir kimliği, bir kişiliği bulunmayan bir kadın ille de farkedilmek istiyorsa, insanlara dişiliğini gösterecektir; kişiliği yerine dişiliğini. Yani tesettürü emreden Kuranın kadına verdiği açık mesaj şudur: Dişiliğinizle kendinizi görünür kılmak yerine kişiliğinizle/şahsiyetinizle erkek egemen dünyada hak ettiğiniz saygın yeri alın. Onun için tesettür, kadının insan kimliğini teninin önüne koymak demektir.

Tesettür emri, ancak bu yaklaşımla doğru anlaşılabilir. Tesettüre karşı çıkanlar, bilerek veya bilmeyerek kadını kimliksiz ve kişiliksiz yapmak isteyenler, onun teninden haksız kazanç sağlamak isteyen, onu metalaştıran, onu hep edilgen ve zevkine hitap eden bir nesne olarak görmek isteyenlerdir.

Neden böyle isterler? Dikkat ederseniz, kadını kimliksiz ve kişiliksiz görmek isteyenlerin hemen hemen tamamına yakını nefsine kul olmuş erkeklerdir. Neden? Çünkü kimliksiz bir kadının bedenini, estetiğini daha çabuk istismar edebilirler, örseleyebilirler, ondan yararlanabilirler. O sebeple kadının örtüsüne yönelik her düşmanlık, farkında olunsun ya da olunmasın, aslında kadının bedenini istismara açmak isteğinden başka bir şey değildir.

Sonuç:
Modern kadın, dişiliği erkekler tarafından tepe tepe sömürülmek amacıyla kişiliği yok edilen kadındır. Eğer Müslüman kadın, tesettürü kişiliğin öne çıkarılması için dişiliğin örtülmesi olarak görmeyip, onu dişiliğini öne çıkarmanın bir aracı kılıyorsa, o tesettür tesettür değildir.
Ona örtülü çıplak derler.
Siz kendi değerlerinizi dalgaya alıyorsanız, sizi kim ciddiye alır?

( Mustafa İSLAMOĞLU, 11 Eylül 2000 - Akit)
 

TebessüM

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,558
Aldığı Beğeniler
9
Özellikle çarşıya çıktıgım zamanlarda bende kendi kendime sormadan edemiyorum Hangi Tesettür diye :(


Cenab-ı hak hakkıyla örtünenlerden eylesin bizleri inşallah

Giyinik çıplaklardan olmaktan Allah muhafaza eylesin
 
Üst Alt