- Üyelik Tarihi
- 1 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,561
- Aldığı Beğeniler
- 10
- Takım
- Galatasaray
Gel ey güzel endam, gel ey ulu kamet...
Hasmetinle gel ki yaklasti kiyamet;
Nice kiyamlar gördü su köhne dünya,
Sen hakikat icin bir baska kiyam et...
İkindi günesi bir kavis daha cizerken semada, bilmem hangi sehrin, hangi Sehrin, hangi semtin, hangi bir kösesinde Ism-i Azami okuyan ve cagrilanin gelmesini intizar eden gözler korkuyu da ümidi de tasirlar gözbebeginde... Cagrilan gelmedi diye...
Vakit geldi, eristi... Ruhlarimiz nice ikindi günesiyle pisti...
Cagrilan Kutlu Misafir gelmedi...
Henüz gelmedin ey ulu kamet.
Gayri kaymasin diye karanliga ikindi günesi, hasret sütunlarimizla semaya percinlendi; ve sen ufkumuzda bir ülkü oldun, ideal oldun ey ulu kamet.
Nice bayramlar gecti sen yoktun.
Sensiz gecen recepler, sabanlar, ramazanlar hep muharrem, sensiz bayramlar boynu bburuk, yürüdügümüz yollar yollar Kerbelaya denk, yoksa, yoksa Hüseyin sen miydin? Bekledik gelmedin.
Gelmedin ey cagrilan! Ak ve kara birbirine karisti, korku ümit bir oldu. Korkularimiz bogucu ve cökertici, ümitlerimiz serap gibi, gayri Peygamberden mustu ol. Örtülere bürünmüs Nebi (asm) gibi kalk, ruhlarimiza bir sekine gibi gir. Karanlik korkut veya aydinlik ile mustula. Ta ki, mürde gönüller dirilsin.
Gönüllerimize hicret et, kutlu Medine gibi nurlansin...
Gel! Sebiller susuz, minareler suskun, türbeler mahzun, bir cagirmaktan baska takitimiz kalmadi. Bizi hor görme ey Cagrilan! Evlerin en kutlusu karanlik ruhlar tarafindan kana boyandi. Ebu Cehiller kitabina dil uzatti; bela yagmur oldu yagdi, yer gücendi kaydi, denizler calkalandi biz sessiz kaldik, hicbir sey yapamadik ey ulu kamet.
Gel! Hz. Ibrahimin (as) elindeki balta, dilinde ki dua gibi gel!
İcimizdeki putlar kirilsin, düstügümüz atesten cember Berd ü selum olsun...
Yusufun (as) gömlegi gibi gel. Maddeye de manaya da kör olan gözlerimiz acilsin. Yedi yil bolluk ve yedi yil kitliktan sonra tacini giy de gel. Bir kutlunun dedigi gibi: Bir okyanusta baslayan ve öbür okyanusta biten memleketine aydinlik sal...
Elindeki Asa-yi Musa ile Musa (as) gibi gel!
Öyle bir kelam et ki, kalblerimiz yumusasin, gözlerimiz yasarsin. Kirk yillik bir sirli bekleyisle su yirminci asir cölünde Fetalarini, Yusalarini (as) yetistir. Tur-u Sinadan ilahi atesini al Samirleri dagit, Firavun sarayina korkuyu sal. Vur elinde asani, susayan gönüllerimize ab-i hayat musluklari akit. Ve sonra cevir önümüzde kuduran denize, icimizde nefsimizi, iki sak et.
Yahya (as) gibi gel!
İlahi korku nasil olur, ögret. Cebrail (as)in Meryeme gelisi, Isa (as)nin besikte dillenisi gibi gel!
Göksofran ile acikan ruhlarimizi doyur. Evhamlarimizi meshet.
Ve kutlu Nebi (asm) gibi gel!
Duha anlatildigi gibi, terk edilmedigini, terk edilmedigimizi göster.
Sükür nedir? İliklerimizde duyur. Kapina gelen su boynu bükük yetimlerin basini oksa, bizi reddetme ey ulu kamet!
Her gecen gönüle miracin olsun,
Hediyen bize ruh tacin olsun,
Kalpler ebedi muhtacin olsun,
Ruh bildik seni geliver artik.
Gayri bize darilma, gücenme, cagirmasini bilmiyorsak da cagirabilenler hürmetine Hasmetinle gel...__________________
Hasmetinle gel ki yaklasti kiyamet;
Nice kiyamlar gördü su köhne dünya,
Sen hakikat icin bir baska kiyam et...
İkindi günesi bir kavis daha cizerken semada, bilmem hangi sehrin, hangi Sehrin, hangi semtin, hangi bir kösesinde Ism-i Azami okuyan ve cagrilanin gelmesini intizar eden gözler korkuyu da ümidi de tasirlar gözbebeginde... Cagrilan gelmedi diye...
Vakit geldi, eristi... Ruhlarimiz nice ikindi günesiyle pisti...
Cagrilan Kutlu Misafir gelmedi...
Henüz gelmedin ey ulu kamet.
Gayri kaymasin diye karanliga ikindi günesi, hasret sütunlarimizla semaya percinlendi; ve sen ufkumuzda bir ülkü oldun, ideal oldun ey ulu kamet.
Nice bayramlar gecti sen yoktun.
Sensiz gecen recepler, sabanlar, ramazanlar hep muharrem, sensiz bayramlar boynu bburuk, yürüdügümüz yollar yollar Kerbelaya denk, yoksa, yoksa Hüseyin sen miydin? Bekledik gelmedin.
Gelmedin ey cagrilan! Ak ve kara birbirine karisti, korku ümit bir oldu. Korkularimiz bogucu ve cökertici, ümitlerimiz serap gibi, gayri Peygamberden mustu ol. Örtülere bürünmüs Nebi (asm) gibi kalk, ruhlarimiza bir sekine gibi gir. Karanlik korkut veya aydinlik ile mustula. Ta ki, mürde gönüller dirilsin.
Gönüllerimize hicret et, kutlu Medine gibi nurlansin...
Gel! Sebiller susuz, minareler suskun, türbeler mahzun, bir cagirmaktan baska takitimiz kalmadi. Bizi hor görme ey Cagrilan! Evlerin en kutlusu karanlik ruhlar tarafindan kana boyandi. Ebu Cehiller kitabina dil uzatti; bela yagmur oldu yagdi, yer gücendi kaydi, denizler calkalandi biz sessiz kaldik, hicbir sey yapamadik ey ulu kamet.
Gel! Hz. Ibrahimin (as) elindeki balta, dilinde ki dua gibi gel!
İcimizdeki putlar kirilsin, düstügümüz atesten cember Berd ü selum olsun...
Yusufun (as) gömlegi gibi gel. Maddeye de manaya da kör olan gözlerimiz acilsin. Yedi yil bolluk ve yedi yil kitliktan sonra tacini giy de gel. Bir kutlunun dedigi gibi: Bir okyanusta baslayan ve öbür okyanusta biten memleketine aydinlik sal...
Elindeki Asa-yi Musa ile Musa (as) gibi gel!
Öyle bir kelam et ki, kalblerimiz yumusasin, gözlerimiz yasarsin. Kirk yillik bir sirli bekleyisle su yirminci asir cölünde Fetalarini, Yusalarini (as) yetistir. Tur-u Sinadan ilahi atesini al Samirleri dagit, Firavun sarayina korkuyu sal. Vur elinde asani, susayan gönüllerimize ab-i hayat musluklari akit. Ve sonra cevir önümüzde kuduran denize, icimizde nefsimizi, iki sak et.
Yahya (as) gibi gel!
İlahi korku nasil olur, ögret. Cebrail (as)in Meryeme gelisi, Isa (as)nin besikte dillenisi gibi gel!
Göksofran ile acikan ruhlarimizi doyur. Evhamlarimizi meshet.
Ve kutlu Nebi (asm) gibi gel!
Duha anlatildigi gibi, terk edilmedigini, terk edilmedigimizi göster.
Sükür nedir? İliklerimizde duyur. Kapina gelen su boynu bükük yetimlerin basini oksa, bizi reddetme ey ulu kamet!
Her gecen gönüle miracin olsun,
Hediyen bize ruh tacin olsun,
Kalpler ebedi muhtacin olsun,
Ruh bildik seni geliver artik.
Gayri bize darilma, gücenme, cagirmasini bilmiyorsak da cagirabilenler hürmetine Hasmetinle gel...__________________