Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

benefşe

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Ara 2005
Mesajlar
299
Aldığı Beğeniler
0
Yenilgi yenilgi büyüyen zaferler vardır demişti Anadolu topraklarının büyük şairi. Herhalde bu mısraıyla o, ruhta ve manada kahramancasına mücadele veren yiğit oğlu yiğitlerin başlarına gelen bela ve musibetlere karşı hiçbir şekilde aldırış etmeksizin yollarına devam etmeleri gerektiğine dikkat çekmek istemişti. Yılmadan, usanmadan, sarsılmadan, ümitsizliğe düşmeden doğru bildikleri yolda devam etmeleri gerektiğine...

İşte şair-i şehirimizin bu zor söylenir mısraı bana, şu hüzünlü gurbet döneminde hep yenilgi yenilgi büyüyen zaferler gibi "hasret hasret büyüyen sevdalar"ın da olduğu gerçeğini hatırlattı. Evet, sevenleri birbirinden ayırmak için gece-gündüz fitne ateşlerini körükleyenler, olmadık komplolar peşinde koşanlar bilmeseler, anlamasalar da, hasretin sevgiyi daha bir derinleştirdiği, ayrılığın aşkı daha bir keskin hale getirdiği muhakkaktır. Hani nasıl ki, uçsuz-bucaksız bir çölde, kavurucu güneş ışınlarının altında, günlerce bir yudum su deyip inleyen bir insan, rüya ve hülyalarında hep pınarlar, çeşmeler, ırmaklar başında gezer, suyla haşir-neşir olur, his ve düşünce ufkunu tamamen su ihata ederse, tarihte çok az kimseye nasip olacak sevgi çağlayanına mazhar bir zatı, sevenlerinden ayırmak, yârânlarının gönlünde ona olan bağlılığı daha bir bilemiş, muhabbetin debisini daha bir artırmış ve sürekli sinelerde bir yâd-ı cemil halinde hatırlanmasına vesile olmuştur, zannediyorum.

Zaten bu yolun kaderi de bu değil mi?

Hz. Yakubu, ciğerparesi Hz. Yusuftan ayıranlar, Hz. Yakubun gönlündeki sevgiyi, aşk ateşini, peygamber ufkunda gerçekleşen düşkünlük ve şefkatini söndürebilmişler miydi? Yoksa yaptıkları bu hareketle, davasının mirasçısı olma noktasında Hz. Yakubun oğluna olan sevdasını, bir ömür boyu gittikçe daha bir artan, daha bir derinleşen, daha bir keskinleşen bir karasevda haline gelmesine vesile mi olmuşlardı?

Elbette ki, özlemek tazelenmektir. Elbette ki, sevgi, hasret potasında en saf ve en halis kıvamına erer. Elbette ki, muhibbân hicran ateşinde öyle bir kaynaşır, öyle bir bütünleşir ki, bir daha kopmaz, birbirinden ayrılmaz halde, onları tek bir yürek ve tek bir ruh haline getirir. O zaman insan Bediüzzaman gibi konuşur. Hani o, diyar diyar gurbete sürüldüğü yıllarda, bir gurbet diyarı olan Kastamonuda, polis karakolunun tam karşısında, daimi bir gözetim altında, her türlü münasebet ve iletişimden mahrum bırakıldığı bir anda aziz, sıddık, mübarek kardeşlerine yazdığı bir mektupta ne demişti:

Ben sizi yazılarınızda ve hatırımdan çıkmayan hizmetlerinizde müteaddit defalar görüyorum. Ve size olan iştiyakımı tatmin ediyorum. Siz de bu biçare kardeşinizi Risalelerde görüp sohbet edebilirsiniz. Ehl-i hakikatin sohbetine zaman, mekan mani olmaz; manevi radyo hükmünde, biri şarkta, biri garbta, biri dünyada, biri berzahta olsa da Kuranî ve imanî rabıta onları biri biriyle konuşturur.

Evet, engel olamaz en büyük okyanuslar bile kalbden kalbe dolup boşalan, akıp duran muhabbet kevserlerine. Olamamıştır ve olamayacaktır hiçbir maddi güç ve hegemonya gönülden gönüle nurdan koridorlar açılmasına.. açılıp en güzel düşünce ve niyetlerin maşeri vicdanda mayalanmasına. Bazen bir kırık testi içine konulup gönül ummanına salınacak o yüce mefkure. Bazen bam teline dokunan binbir ahlarla yeryüzünün dört bir bucağına duyurulacak o ulvi düşünce. Evet, belki hatıralar bizde ağlayamaya devam edecek.. bitmedi mi hasret borcu, neredesin ayyüzlüm derken gözler yaşlarla dolacak.. turnalara tutun da gel denilerek söylenen hasret türkülerine yeni hasret türküleri katılacak.. sızılı hicran acısının karşı konulamaz noktaya geldiği anlarda bülbüller seni söyler, dereler seni çağlar gel artık gülpembe deyip intizar duyguları dile getirilecek.. kimi zaman bir selam, gönderilen bir hediye ile hasret ateşinin sönmediği aksine daha bir alevlendiği farkedilecek.. ve tabii en önemlisi her fırsatta, bilhassa eşref saatleri kollanarak, kalbin en derin noktalarından kopup gelen niyaz hisleriyle eller karıncalanıncaya dek dua dua vuslat için yalvarıp yakarılacak; ama bütün bunlar asla ve kata duygu, düşünce ve his teatisine engel olamayacak, engel olmak bir yana sürekli debisi artan bir ırmak gibi sevgi ırmağı hasret pınarıyla beslenmeye devam edecektir.

Herşeyi maddenin daracık penceresinden değerlendirip gözden ırak olan gönülden de ırak olur zannıyla ona gurbet yudumlatanlar, aşık-maşuk münasebeti içerisinde bulunduğu vatanından kilometrelerce uzakta bulunduğu halde yine de hiç durmadan kendisine iftira ve çamur atmadan geri durmayanlar ise şaşkınlık içerisinde ne yapacaklarını bilemez halde apışıp kalacak, belki de bazıları gayzından çatlayacak hale gelecektir. Bütün bunlar karşısında o gül yaprağından ince gülendam zat ise; "Ya Rab! Sen bizi bizden daha iyi bilirsin. Eğer bana bütün bunları reva görenler içinde hak ve hakikate, güzelliklere istidatlı insanlar varsa, şahs-ı manevinin hukukuna karışamam ama, bana ait hiçbir haktan dolayı kimseden davacı olmayacağıma söz veriyorum, onlara hakkımı helal ediyorum. Eğer varsa bu türlü istidatlı insanlar Ya Rab! Senden diliyor ve dileniyorum: Onların kalplerini imana, hak ve hakikate, güzelliklere aç" tavrıyla o yüce karakterini, o ulvi seciyesini sergileyerek bize rehberlikte bulunmaya devam ediyor.

Ne diyelim, ey bu yolun Çilekeş Yolcusu! İlk günden bugüne hayır adına Yüce Rabbinden neyi talep etmişsen onların hepsini sana lutfeylesin! Şer adına neden içtinab etmişsen onlardan da seni muhafaza buyursun! Rabbim Ruh'ul-Kuds ile seni teyid buyursun! Maiyyetiyle her daim her türlü şer ve şerliden de seni siyanet eylesin

Hamdi İşcan

. Amin!
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5
HASRETİM SANA...


Ne diyelim, ey bu yolun Çilekeş Yolcusu! İlk günden bugüne hayır adına Yüce Rabbinden neyi talep etmişsen onların hepsini sana lutfeylesin! Şer adına neden içtinab etmişsen onlardan da seni muhafaza buyursun! Rabbim Ruh'ul-Kuds ile seni teyid buyursun! Maiyyetiyle her daim her türlü şer ve şerliden de seni siyanet eylesin :)
 

benefşe

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
10 Ara 2005
Mesajlar
299
Aldığı Beğeniler
0
Penceresinden gurbetin resmini izleyen göz, uzaklardasınız şimdi. Sırtıma emanet-i kübrâyı yükleyen Rabbim, sizden ayrılıkla daha da sıkıca sınıyor beni. Firaklar içre firaktayım şimdi. Ben gurbeti sıla sandım; 'sıla aşkmış!' bilemedim... Üzerinden zaman geçmeyen sadece Allah'tır. Öyleyse O'na döner ve yalvarırım ki, size bu mekânda kalmanız için biraz daha vakit versin, size 'şifa' versin... Kalbiniz güçlü, yolunuz açık olsun, efendim!........
SELAM VE DUA İLE....
 
Üst Alt