- Üyelik Tarihi
- 24 Mar 2008
- Mesajlar
- 2,584
- Aldığı Beğeniler
- 20
- Takım
- Fenerbahçe
Oysa ki herşey ne kadar da güzeldi.
Ne araç kuyrukları, boğaz köprüsünün trafik yoğunluğu, doğalgaz zammı, asgari ücretin ne kadar arttırılacağı?...
Hiç ama hiçbir şeyin önemi yoktu.
Ha sahi Memlekette türban diye bir sorun yaratılmıştı. Hani bazı vatandaşlarımız "Kamusal alan mı neydi" bir takım yerlere alınmıyorlardı. Herkes istediği yere, istediği kıyafette giderken bu yasakta neyin nesiydi?
Bu konu sorun olmaktan çıkarıldı mı acaba?
Sorunlarımızı azaltalım, kardeş kardeş birbirimize tahammül etmeyi öğrenerek yaşamaya çalışmanın mücadelesini verirken yeni bir haberle sarsıldım. Olamazdı,olmamalıydı!
İşte buna dayanamazdım!
Bu vatanın aşını ekmeğini yemiş, nimetlerinden faydalanmış, bu ülkenin vatandaşlarının kendisini izlemesi ve dinlemesi sayesinde bir yerlere gelmiş kardeşimiz "Giderim ha" tehdidini savuruyordu. Nasıl gidebilirdi? O giderse bizlerin hali nice olurdu? Of Allahım düşünmek bile istemiyorum. Aklımıza ziyan verme Yarabbim.
Bu şokla kendime geldim. Gerçeklerden kaçış olmadığına hükmettim.
Bu yeni yaşama nasıl alışacaktım. Yüce Yaradanımın rahmetinin ve lütfunun bol olduğunu bilmesem uyum sağlamakta epeyce zorlanacağımı biliyordum.
Herşey o kadar güzeldi ki!
O manevi hayatı başka nerede bulabilirdim?
Ya Ravzanın o mükemmel kokusunu!...
Ya yeşil kubbe'nin altında kılınan namaz...
Ezan-ı Muhammed'inin tüyleri diken diken eden, o mükemmel yankılanışı...
Peygamber Efendimize bu kadar yakın olabilmek, Onu hissedebilmek, Onun sünnetini yaşayabilmek...
Onu anlatabilmek...
Kelimeler o kadar aciz ki...
İnsanoğlu iyiye ve güzele çok çabuk alışırmış.
Gelin de bana hak vermeyin.
O manevi atmosferden sonra ben buralara nasıl alışırım?
Allah'ım bana bol sabırlar ihsan eyle.
Tüm insanlığı Peygamber Efendimizin şefaatına nail eyle.
alinti....
Ne araç kuyrukları, boğaz köprüsünün trafik yoğunluğu, doğalgaz zammı, asgari ücretin ne kadar arttırılacağı?...
Hiç ama hiçbir şeyin önemi yoktu.
Ha sahi Memlekette türban diye bir sorun yaratılmıştı. Hani bazı vatandaşlarımız "Kamusal alan mı neydi" bir takım yerlere alınmıyorlardı. Herkes istediği yere, istediği kıyafette giderken bu yasakta neyin nesiydi?
Bu konu sorun olmaktan çıkarıldı mı acaba?
Sorunlarımızı azaltalım, kardeş kardeş birbirimize tahammül etmeyi öğrenerek yaşamaya çalışmanın mücadelesini verirken yeni bir haberle sarsıldım. Olamazdı,olmamalıydı!
İşte buna dayanamazdım!
Bu vatanın aşını ekmeğini yemiş, nimetlerinden faydalanmış, bu ülkenin vatandaşlarının kendisini izlemesi ve dinlemesi sayesinde bir yerlere gelmiş kardeşimiz "Giderim ha" tehdidini savuruyordu. Nasıl gidebilirdi? O giderse bizlerin hali nice olurdu? Of Allahım düşünmek bile istemiyorum. Aklımıza ziyan verme Yarabbim.
Bu şokla kendime geldim. Gerçeklerden kaçış olmadığına hükmettim.
Bu yeni yaşama nasıl alışacaktım. Yüce Yaradanımın rahmetinin ve lütfunun bol olduğunu bilmesem uyum sağlamakta epeyce zorlanacağımı biliyordum.
Herşey o kadar güzeldi ki!
O manevi hayatı başka nerede bulabilirdim?
Ya Ravzanın o mükemmel kokusunu!...
Ya yeşil kubbe'nin altında kılınan namaz...
Ezan-ı Muhammed'inin tüyleri diken diken eden, o mükemmel yankılanışı...
Peygamber Efendimize bu kadar yakın olabilmek, Onu hissedebilmek, Onun sünnetini yaşayabilmek...
Onu anlatabilmek...
Kelimeler o kadar aciz ki...
İnsanoğlu iyiye ve güzele çok çabuk alışırmış.
Gelin de bana hak vermeyin.
O manevi atmosferden sonra ben buralara nasıl alışırım?
Allah'ım bana bol sabırlar ihsan eyle.
Tüm insanlığı Peygamber Efendimizin şefaatına nail eyle.
alinti....

