- Üyelik Tarihi
- 11 Nis 2007
- Mesajlar
- 24,205
- Aldığı Beğeniler
- 22,175
- Takım
- Fenerbahçe
Ne zaman bir çocuğun gönlünde, sevginden bir gül açsa, aklımın akabe kayalıklarından Seni davet ederim hasretimin medinesine. Acılarımın pencerelerinde, rüyalarımın damlarından damla damla sevinç gözyaşları içinde seni karşılayan çocuklar gelir aklıma. Şiir şiir, ezgi ezgi küçük gönüllerden büyük aşk gösterileri siner yorgun çöllere. Çöl tarifsiz bir mutluluk duyar. Bilmem, beklide bir yağmur düşse yanık bağrına, ancak bu kadar anlaşılır olurdu tebessümü.
Aklımdan hiç çıkmayan, çıkamayan, çıkmasını da hiç istemediğim sevdan kaynar yüreğimde, hasret damıtır, gözyaşı akıtır… Dualarına dualar ekler seninle olmak, aşkınla dolmak adına. “Aşk ne zor işmiş” bunu öğrendim sevginin aşka varan, sensizliğin hasrete salan yollarında…
Bir çocuğu büyütmek gibiydi seni sevmek ey Sevgili. Bugün Aşk-ı Nebi isimli evladımın yirmi dördüncü yaş günü. Ne de çabuk, ne de zor geçti yıllar. Rabbimin emanetiydi, doğduğum gün fıtratıma oya gibi işleyip, aşka busesini kondurtmuştu. Şimdi bir çığ gibi büyüdü aşkın…
Bak Sevgili, avucumda ne var?
Utancımdan başım yerde,
Bakamam yüzüne ısrar etme,
Bir avuç aşkla gelebildim sana, geri çevirme…
Dur gitme,
Yetim bırakma sevdamı,
Öksüz bırakma umutlarımı,
Hasretimi sunsam sana,
Yanına birkaç damla da gözyaşı,
Bir de gül dersem ve gel desem,
Hasretimin Medinesi’ne…
Yok ki elimde avucumda kalan bir şeyim
Ne şehadetim, ne de şahitliğim
Kalmadı da sana yaraşır bir imanım,
Sanadır bu imdadım, desem,
Gelir misin hasretimin Medine’sine…
Gün gün, ay ay, yıl yıl büyüdü yüreğimde,
Aşkın sınırı yoktu o da tanımadı,
Gözyaşlarından nehirler altlarında aktı,
Bu sevda gönlüme hasretten bir şehir bıraktı.
Sana gelmekti gayem ama yollar uzaktı,
Bu günahlarla yüzüne bakmak zaten bana yasaktı
Bu sevda gönlüme hasretten bir şehir bıraktı.
Bu hasret bu şehirde beni yıllarca yalnız yaşattı.
Kayboldum çoğu zaman karanlık yollarda,
Kendimi aradım pervasızca ve yıllarca,
Ama hep gönlümde kaldı sevdan,
Bir anne şefkatiyle sakladım, sakındım…
Artık sensizlikten sıkıldım,
Hasretinle yıkıldım,
Aşkınla oddan oda yakıldım,
Mecnun gibi adını haykırdım…
Dediler, aşığın vuslatı o
Aşkın kemali o,
Aşıkların otağı o,
Yalnızların yânı o…
Geldim kapına sermayem bu,
İsteğim gönlümdeki yangına bir su,
İstersem başka bir şey geri çevir bu avucu,
Ne olur sevgili, ey gönlümün nuru…
M.SALİH AYDOĞAN
Aklımdan hiç çıkmayan, çıkamayan, çıkmasını da hiç istemediğim sevdan kaynar yüreğimde, hasret damıtır, gözyaşı akıtır… Dualarına dualar ekler seninle olmak, aşkınla dolmak adına. “Aşk ne zor işmiş” bunu öğrendim sevginin aşka varan, sensizliğin hasrete salan yollarında…
Bir çocuğu büyütmek gibiydi seni sevmek ey Sevgili. Bugün Aşk-ı Nebi isimli evladımın yirmi dördüncü yaş günü. Ne de çabuk, ne de zor geçti yıllar. Rabbimin emanetiydi, doğduğum gün fıtratıma oya gibi işleyip, aşka busesini kondurtmuştu. Şimdi bir çığ gibi büyüdü aşkın…
Bak Sevgili, avucumda ne var?
Utancımdan başım yerde,
Bakamam yüzüne ısrar etme,
Bir avuç aşkla gelebildim sana, geri çevirme…
Dur gitme,
Yetim bırakma sevdamı,
Öksüz bırakma umutlarımı,
Hasretimi sunsam sana,
Yanına birkaç damla da gözyaşı,
Bir de gül dersem ve gel desem,
Hasretimin Medinesi’ne…
Yok ki elimde avucumda kalan bir şeyim
Ne şehadetim, ne de şahitliğim
Kalmadı da sana yaraşır bir imanım,
Sanadır bu imdadım, desem,
Gelir misin hasretimin Medine’sine…
Gün gün, ay ay, yıl yıl büyüdü yüreğimde,
Aşkın sınırı yoktu o da tanımadı,
Gözyaşlarından nehirler altlarında aktı,
Bu sevda gönlüme hasretten bir şehir bıraktı.
Sana gelmekti gayem ama yollar uzaktı,
Bu günahlarla yüzüne bakmak zaten bana yasaktı
Bu sevda gönlüme hasretten bir şehir bıraktı.
Bu hasret bu şehirde beni yıllarca yalnız yaşattı.
Kayboldum çoğu zaman karanlık yollarda,
Kendimi aradım pervasızca ve yıllarca,
Ama hep gönlümde kaldı sevdan,
Bir anne şefkatiyle sakladım, sakındım…
Artık sensizlikten sıkıldım,
Hasretinle yıkıldım,
Aşkınla oddan oda yakıldım,
Mecnun gibi adını haykırdım…
Dediler, aşığın vuslatı o
Aşkın kemali o,
Aşıkların otağı o,
Yalnızların yânı o…
Geldim kapına sermayem bu,
İsteğim gönlümdeki yangına bir su,
İstersem başka bir şey geri çevir bu avucu,
Ne olur sevgili, ey gönlümün nuru…
M.SALİH AYDOĞAN