Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

busenem19

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Ağu 2006
Mesajlar
220
Aldığı Beğeniler
0
İnsanın bir sağı bir de solu vardır. Yaratılışta insan bu iki yanın ortasında dimdik durur. Bu duruş, insanın yaratılıştaki dengeli duruşudur.
Bir yana meylederse dengesini bozmuş, normalini değiştirmiş demektir. Doğru bir yürüyüş beklenemez böyle dengesini bozmuş insandan... Onun için insanda esas olan duruş, hep ortadaki dimdik duruştur.

Ancak dengeli durmayı esas alan insanın bazen ayağı kayabilir, dengesini bozabilir, hatta sürçüp düşebilir de... Böyle düşüşlerde mühim olan, Ben düştüm, artık ayağa kalkamam demeyip hemen toparlanıp ayağa kalkmak, dengesini yine kurup yoluna devam etmektir... Bu takdirde düşmenin sonucunda fazla tehlike de yoktur. Kalkıp yoluna devam etmek söz konusudur çünkü... Tehlike nerede? Tehlike şuradadır:

Eyvah, ben dengemi kaybedip düştüm, ayağa kalkmam imkânsız, hatta benden istikametli adam olmaz artık.. diye vesveseye kapılarak hedefine doğru yürüme azmini kaybetmek!.. İşte tehlike burada...

Maalesef, günah sürçmelerinden sonra kapıldığı vesvesenin etkisinde kalarak dengesini bozup yoluna devam etme azim ve aşkını kaybedenler vardır.

Halbuki Allah Resulü Efendimiz (sas), sürçerek günah çukuruna düşenlerin tekrar dengelerini bulup yollarına devam etmelerini temin için şöyle buyurmuştur:

İnsanlar mutlaka hata yaparlar. Ancak hata yapanların hepsi de şerli insan değildir! Hata yapanların da hayırlısı vardır...

Kimdir hata yapanların hayırlısı ya Resulallah? diye soranlara ise:

Hatalarından sonra tövbe ederek aynı azim ve aşkla yollarına devam edenler!.. buyurmuştur Allahın Resulü.

Demek ki insan bazen bilmeden, bazen de nefsine uyarak hata yapabilir, bu her şeyin mahvolması mânâsına gelmez, ümidin kesilmesini gerektirmez.

Çünkü hatasından dolayı pişmanlık duyup da dinî hayat ve İslâmî hizmetlerine yine devam edenler, Efendimiz (sas)in ifadesiyle, hata yapanların hayırlısıdırlar. Yeter ki, hatadan sonra ciddi şekilde üzüntü duyup pişmanlık hissetsin. Düştüğü yerde, benden adam olmaz artık, demeden kalkıp İslâmî hayatına ve hizmetine aynı azim ve aşkla devam etsin.

Bir adam, Hazreti Ali efendimize gelir:

Ben yaptığım hatalarla mahvoldum, ne olacak halim? diye ümitsiz şekilde sızlanır.

İmam-ı Ali efendimiz de:

Mahvolacak zamana daha gelmedik, tövbe kapısı henüz kapanmamıştır, tövbe et, yoluna devam et, der.

O ümitsiz adam:

Benim günahım öylesine büyük ki, tövbe ile filan affa uğrayacak gibi değildir der.

İmam-ı Ali efendimiz de:

Hiç düşündün mü, senin günahın mı büyük, yoksa Rabbimizin affı mı? diye sorar.

Adam duraklar, düşünür, Elbette Rabbimin rahmeti... der.

Hazreti Ali efendimiz:

Öyle ise.. der. Rahmeti senin günahından büyük olan Rabbimizin affından ümidini kesme de tövbe edip kıble istikametli yoluna devam et. Adam yine sorar:

Ne zamana kadar tövbe?..

Cevap tek cümledir:

Tövbe ettiğin günahı terk edinceye kadar!..

Demek ki, bazen sürçüp düşmek insanlığımızın icabıdır. Ancak düştüğü yerde ümitsizliğe kapılıp kalmak insanlığın icabı değil, şeytana tabi olmanın gereğidir. Çünkü şeytan da sürçüp düştüğü çukurda kalmayı tercih etti, Rabbimin rahmeti benim günahımdan büyüktür demedi, öylece çukurda kaldı.. Ama Âdem babamız Rabbimin rahmeti kulun yanlışından büyüktür, deyip ümidini kesmeden yoluna devam etti, Peygamberlik makamına layık görüldü..

Bütün bunlardan, şimdi sorabilir miyiz?

Nasılsınız, sürçme ve düşmelerden sonra hemen kalkıp kıble istikametli yolunuza devam etme azim ve aşkınız tamam mı? Yoksa vesvese hâlâ devam mı ediyor?

Unutmayın, vesvesede hayır olsaydı şeytanı kurtarırdı...!

Ahmed Şahin
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
vesvesede hayır olsaydı şeytanı kurtarırdı...!


Affet Alahım affet... :(Allah razı olsun canımm guzel bır paylasım daha...emegıne saglık
 

Rumeysa

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Eki 2005
Mesajlar
3,942
Aldığı Beğeniler
2,483
Konum
İstanbul
Takım
Galatasaray
Rabbim af olunmeyacak gunahtan sana sığınırız ..her dem tövbe eden kullarından oluruz inşaAllah..selam ve dua ile..
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Demek ki, bazen sürçüp düşmek insanlığımızın icabıdır. Ancak düştüğü yerde ümitsizliğe kapılıp kalmak insanlığın icabı değil, şeytana tabi olmanın gereğidir. Çünkü şeytan da sürçüp düştüğü çukurda kalmayı tercih etti, Rabbimin rahmeti benim günahımdan büyüktür demedi, öylece çukurda kaldı.. Ama Âdem babamız Rabbimin rahmeti kulun yanlışından büyüktür, deyip ümidini kesmeden yoluna devam etti, Peygamberlik makamına layık görüldü

RABBİM bizleri amelimizle değil rahmatiyle hesaba çeksin İNŞALLAH.
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Hatalarından sonra tövbe ederek aynı azim ve aşkla yollarına devam edenler!. buyurmuştur ALLAH ın Resulü.


Benim günahım öylesine büyük ki, tövbe ile filan affa uğrayacak gibi değildir der.

İmam-ı Ali efendimiz de:

Hiç düşündün mü, senin günahın mı büyük, yoksa Rabbimizin affı mı? diye sorar.

Adam duraklar, düşünür, Elbette Rabbimin rahmeti... der.

Hazreti Ali efendimiz:

Öyle ise.. der. Rahmeti senin günahından büyük olan Rabbimizin affından ümidini kesme de tövbe edip kıble istikametli yoluna devam et. Adam yine sorar:

Ne zamana kadar tövbe?..

Cevap tek cümledir:

Tövbe ettiğin günahı terk edinceye kadar!..

yüreğine sağlık,çok güzel bir yazı idi....

umutsuzluk insanı yer,bitirir, buda şeytanın bir vesvesesidir..

onun için insanın ne kadar günahı olursa olsun.nasuh bir tevbe ile tevbe ettikten sonra RABBIM kabul eder,

MEVLAM bizleri nasuh tevbede sadık olan muminlerden etsin..
 
Üst Alt