- Üyelik Tarihi
- 11 Nis 2007
- Mesajlar
- 24,205
- Aldığı Beğeniler
- 22,175
- Takım
- Fenerbahçe
(Rabbe tevekkül ün ve itaatin esrarı; Hediyesi dir yüreklerin piri olmaya)
Gelişin "elif-lam" lı bir visâli müjdeledi
Nerden bilebilirdim ki;
İsminin, bir ömür dinleyeceğim feryâdımın ismi olduğunu
İsminin her harfiyle, çaresizliğe kement atacağımı
Hece hece içtim ben bu visâli, ve ödedim sevdâmın ağır vebâlini
Ferhât a mı özendim, Mecnun a mı yoksa "Yusûf"a mı
Anlayamadın gülüm; biz aşkı Mecnun ların en önde gidenlerinden öğrendik !..
Bizler Ferhât ın aşk adlı mektebinden geçtik
Ve icazetimizi bizzat "Yûsuf"un elinden aldık
Biz... biz bu ağır sevdaların müptelâsı olduk, anlayamadın...
Şimdi;
Dehşet kara bulutları karartıyor ufkumu
Çağlayanlar bile arıtmıyor rûhumu
Bir yitik mektup parçalıyor gurûrumu
Ben... ben kaldıramıyorum bu yükü !..
Şimdi; Gözlerim de acı acı hâtıralar asılı,
Şimdi; Yüreğimde ağır bir sevdânın izleri saklı...
Târihe efsâne, dillere destan, halef e ferman,
Ve "Çağlara Hâtıra" olacak bir aşk-ı ben mi reddettim ! .. ?
Şimdi; Hangi yüzle, hangi yürekle ?
Say ki; Beni tanımadın
Say ki; Varlığımdan haberdar olmadın
Say ki; İsmimi dahi duymadın...
Sen; "Yûsuf"cuk kuşlarının seslerini duyamadın
Sen; Saf ve tertemiz duygulara muhattab olamadın
Sen; Aşk-ı ve Aşığı tanıyamadın !..
Artık; Bu acı şarkıyı bir ömür sen dinle
Artık; Dönüşü yok !.. sükût içinde sen inle
Artık; Matem tut, sisli bir yas seninle !..
Sana kaldı;
Bir sır, gizemli sonsuz geceler,
Sana kaldı;
Sancılar yüklü, esrarlı tüm heceler
Sana kaldı;
Bir imtihân, bin bir soru işareti
Sana kaldı;
İsim isim, köşe köşe bilmeceler...
Ben aşkımı Fecr-i sâdığa adıyorum
Ben aşkımı sabahın serin meltemine bırakıyorum
Bağrı yanık bir geçmiş ile
Kendimi İbrâhim-i ateşlere atıyorum !..
Ufukta nakış nakış gergeflere işledim hayâlini
Derin bir bakışa meftûn olmuştu bu gönül
Söndü artık, içimin göklerindeki tüm yıldızlar
Artık tutsak duygularımı arş a asıyorum !..
Ve zamâna bir şiir bırakıyorum; " ÇAĞLARA HÂTIRA "
Ve bu hâtıra nın üzerine de; "Dört elif lik" , bir "elif-lam" (*) çekiyorum !..
Bunu benmi istedim..?
...alinti...
Gelişin "elif-lam" lı bir visâli müjdeledi
Nerden bilebilirdim ki;
İsminin, bir ömür dinleyeceğim feryâdımın ismi olduğunu
İsminin her harfiyle, çaresizliğe kement atacağımı
Hece hece içtim ben bu visâli, ve ödedim sevdâmın ağır vebâlini
Ferhât a mı özendim, Mecnun a mı yoksa "Yusûf"a mı
Anlayamadın gülüm; biz aşkı Mecnun ların en önde gidenlerinden öğrendik !..
Bizler Ferhât ın aşk adlı mektebinden geçtik
Ve icazetimizi bizzat "Yûsuf"un elinden aldık
Biz... biz bu ağır sevdaların müptelâsı olduk, anlayamadın...
Şimdi;
Dehşet kara bulutları karartıyor ufkumu
Çağlayanlar bile arıtmıyor rûhumu
Bir yitik mektup parçalıyor gurûrumu
Ben... ben kaldıramıyorum bu yükü !..
Şimdi; Gözlerim de acı acı hâtıralar asılı,
Şimdi; Yüreğimde ağır bir sevdânın izleri saklı...
Târihe efsâne, dillere destan, halef e ferman,
Ve "Çağlara Hâtıra" olacak bir aşk-ı ben mi reddettim ! .. ?
Şimdi; Hangi yüzle, hangi yürekle ?
Say ki; Beni tanımadın
Say ki; Varlığımdan haberdar olmadın
Say ki; İsmimi dahi duymadın...
Sen; "Yûsuf"cuk kuşlarının seslerini duyamadın
Sen; Saf ve tertemiz duygulara muhattab olamadın
Sen; Aşk-ı ve Aşığı tanıyamadın !..
Artık; Bu acı şarkıyı bir ömür sen dinle
Artık; Dönüşü yok !.. sükût içinde sen inle
Artık; Matem tut, sisli bir yas seninle !..
Sana kaldı;
Bir sır, gizemli sonsuz geceler,
Sana kaldı;
Sancılar yüklü, esrarlı tüm heceler
Sana kaldı;
Bir imtihân, bin bir soru işareti
Sana kaldı;
İsim isim, köşe köşe bilmeceler...
Ben aşkımı Fecr-i sâdığa adıyorum
Ben aşkımı sabahın serin meltemine bırakıyorum
Bağrı yanık bir geçmiş ile
Kendimi İbrâhim-i ateşlere atıyorum !..
Ufukta nakış nakış gergeflere işledim hayâlini
Derin bir bakışa meftûn olmuştu bu gönül
Söndü artık, içimin göklerindeki tüm yıldızlar
Artık tutsak duygularımı arş a asıyorum !..
Ve zamâna bir şiir bırakıyorum; " ÇAĞLARA HÂTIRA "
Ve bu hâtıra nın üzerine de; "Dört elif lik" , bir "elif-lam" (*) çekiyorum !..
Bunu benmi istedim..?
...alinti...