- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
Bu dünyadan göçmemle, düşlediğim, umut ya da arzu ettiklerim şöyle dursun, istediğim, uğruna çalışıp çabalayarak, ulaşmayı denediğim hiçbir şeyi elde edemediğimi açıkça anladım. Hiçbir şeyi. Hazır bulduklarımı ve karşı çıktıklarımı, hatta nefret ettiklerimi tekrarlamış, nihayetinde atalarımın oluşturduğu uzun zincirin bir halkası olmuştum. Hayatım boyunca dayatılanlardan sapmayı başaramamış, mecburiyetleri yıkamamış, hiç olmazsa bunu doğru dürüst denemeyi bile becerememiştim.
...
Sonradan kadının, insanların belli durumlar karşısında nasıl çığlık atacaklarının tüm ayrıntılarıyla tasvir edildiğini tahmin ettiğin korku romanlarına düşkün olduğunu ya da katillerin ne kadar korkunç gülebildiğinin, kurbanlarınsa ne büyük bir dehşet içinde bağırdığının gösterildiği polisiye filmler izlemeyi sevdiğini, belki de korkunç olaylarla dolu bir dönemde yetiştiğini ve o zamanlar atılan ve ölüm çığlığı olmayan her çığlığın ister istemez yapay kaldığını, zira nasıl sahte bir hayatın içinde hakiki bir hayat olmazsa bu kadar çok dehşetin vuku bulduğu yerde de hakiki çığlıkların olamayacağını, dolayısıyla kadının genç kızlığından bu yana yanlış çığlıklar atmayı alışkanlık edindiğini düşüneceksin.
...
Ama ümit yaşlı insanların harcı değildir. Genç insanlar bunu anlamaz. Ümit edemediğimizde bize öfkelenir, bizi kendimizi bırakmakla itham ederler, bize ümit aşılamaya çalışırlar. Yaşamamıza neden olan ümitlerin bize neye mal olduğunu ve her şeyin neredeyse bittiği şu günleri ne pahasına yaşadığımızı bilmezler./ Margit Schreiner- Hayal Kırıklıkları Kitabı
...
Sonradan kadının, insanların belli durumlar karşısında nasıl çığlık atacaklarının tüm ayrıntılarıyla tasvir edildiğini tahmin ettiğin korku romanlarına düşkün olduğunu ya da katillerin ne kadar korkunç gülebildiğinin, kurbanlarınsa ne büyük bir dehşet içinde bağırdığının gösterildiği polisiye filmler izlemeyi sevdiğini, belki de korkunç olaylarla dolu bir dönemde yetiştiğini ve o zamanlar atılan ve ölüm çığlığı olmayan her çığlığın ister istemez yapay kaldığını, zira nasıl sahte bir hayatın içinde hakiki bir hayat olmazsa bu kadar çok dehşetin vuku bulduğu yerde de hakiki çığlıkların olamayacağını, dolayısıyla kadının genç kızlığından bu yana yanlış çığlıklar atmayı alışkanlık edindiğini düşüneceksin.
...
Ama ümit yaşlı insanların harcı değildir. Genç insanlar bunu anlamaz. Ümit edemediğimizde bize öfkelenir, bizi kendimizi bırakmakla itham ederler, bize ümit aşılamaya çalışırlar. Yaşamamıza neden olan ümitlerin bize neye mal olduğunu ve her şeyin neredeyse bittiği şu günleri ne pahasına yaşadığımızı bilmezler./ Margit Schreiner- Hayal Kırıklıkları Kitabı