Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
>>>>>>> > >>*BEŞ ÖNEMLİ DERS*
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>Birinci Ders:
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>Okuldaki ikinci ayımda, hocamız test sorularını
>>>>>>>dağıttı. Ben okulun en iyi
>>>>>>> > > >>ögrencilerinden biriydim. Son soruya kadar soluk
>>>>>>>almadan geldim ve orada
>>>>>>> > > >>çakıldım kaldım. Son soru söyleydi :
>>>>>>> > > >>"Hergün okulu temizleyen hademe kadının ilk adı nedır
>>>>>>>?"
>>>>>>> > > >>Bu her halde bir çeşit şaka olmalıydı. Kadını, yerleri
>>>>>>>sılerken, hemen
>>>>>>> > > >>hergün görüyordum. Uzun boylu, siyah saçlı bir kadındı.
>>>>>>>50'lerinde falan
>>>>>>> > > >>olmalıydı. Ama adını nerden bilecektim ki ! Son soruyu
>>>>>>>yanıtsız bırakıp
>>>>>>> > > >>kağıdı teslim ettim. Süre biterken bir öğrenci, son
>>>>>>>sorunun test
>>>>>>> > >
>>>>>>> >>sonuclarına dahil olup olmadığını sordu.
>>>>>>> > > >>"Tabii, dahil" dedi, Hocamız...
>>>>>>> > > >>"İş yaşamınız boyunca insanlarla karşılaşacaksınız.
>>>>>>>Hepsi birbirinden
>>>>>>> > > >>farklı insanlar. Ama hepsi sizin ilginiz ve dikkatinizi
>>>>>>>hak eden insanlar
>>>>>>> > > >>bunlar. Onlara sadece gülümsemeniz ve 'Merhaba' demeniz
>>>>>>>gerekse bile..."
>>>>>>> > > >>Bu dersi hayatım boyunca unutmadım. Hademenin adını
>>>>>>>da...
>>>>>>> > > >>Dorothy idi.
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>İkinci Ders :
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>Bir gece vakit gece-yarısına doğru Alabama Otoyolunun
>>>>>>>kenarında duran bir
>>>>>>> > > >>zenci kadın gördüm. Bardaktan boşanırca yağan yağmura
>>>>>>>rağmen,
>>>>>>> > > >>bozulan arabasının dışında duruyor ve dikkati çekmeye
>>>>>>>çalışıyordu. geçen
>>>>>>> > >
>>>>>>> >>her arabaya el sallıyordu. Yanında durdum. 60'lı yıllarda
>>>>>>>bir beyazın bir
>>>>>>> > > >>zenciye, hem de Alabama'da, yardıma kalkışması pek
>>>>>>>olağan şeylerden
>>>>>>> > > >>değildi. Onu kente kadar götürdüm. Bir taksi durağına
>>>>>>>bıraktım.
>>>>>>> > > >>Ayrılırken ille de adresimi istedi, verdim. Bir hafta
>>>>>>>sonra, kapım
>>>>>>> > > >>çalındı. Muazzam bir konsol televizyon
>>>>>>> > > >>indiriyordu adamlar. Bir de not ekliydi, armağanda...
>>>>>>> > > >>"Geçen gece otoyolda bana yardımınıza teşekkür ederim.
>>>>>>>O korkunç yağmur
>>>>>>> > > >>sadece elbiselerimi değil, ruhumu da sırılsıklam
>>>>>>>etmişti. Kendime güvenimi
>>>>>>> > > >>yitirmek üzereydim, siz çıka geldiniz. Sizin sayenizde
>>>>>>>ölmekte olan
>>>>>>> > > >>kocamın yatağının baş ucuna zamanında ulaşmayı
>>>>>>>başardım.
>>>>>>>Biraz sonra son
>>>>>>> > > >>nefesini verdi. Tanrı bana yardım eden sizi ve
>>>>>>>başkalarına karşılık
>>>>>>> > > >>beklemeksizin yardım eden herkesi kutsasın...
>>>>>>> > > >>En İyi Dileklerimle,
>>>>>>> > > >>Bayan Nat King Cole."
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>Üçüncü Ders :
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>Size Hizmet Edenleri Hep Hatırlayın...
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>Bir pastanın üç otuz paraya satıldığı günlerde 10
>>>>>>>yaşında bir çocuk
>>>>>>> > > >>pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu... Çocuk sordu:
>>>>>>> > > >>"Çikolatalı pasta kaç para ?"
>>>>>>> > > >>"50 Cent."
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>Çocuk cebinden çıkardığı bozukları saydı. Bir daha
>>>>>>>sordu:
>>>>>>> > > >>"Peki, Dondurma Ne Kadar ?"
>>>>>>> > >
>>>>>>> >>"35 Cent." dedi garson kız, sabırsızlıkla. Dükkanda yığınla
>>>>>>>müşteri vardı
>>>>>>> > > >>ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla
>>>>>>>daha ne kadar vakit
>>>>>>> > > >>geçirebilirdi ki...
>>>>>>> > > >>Çocuk parasını bir daha saydı ve
>>>>>>> > > >>"Bir dondurma alabilir miyim, lütfen ?" dedi.
>>>>>>> > > >>Kız dondurmayı getirdi. Fişi tabağın kenarına koydu ve
>>>>>>> > > >>öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi. Fişi
>>>>>>>kasaya ödedi. Garson
>>>>>>> > > >>kız masayı temizlemek üzere geldiğinde, gözleri doldu,
>>>>>>>birden. Masayı
>>>>>>> > > >>sanki akan gözyaşları temizleyecekti. Boş dondurma
>>>>>>>tabağının yanında
>>>>>>> > > >>çocuğun bıraktığı 15 Cent'lik bahşiş duruyordu..
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>Dördüncü Ders :
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > >
>>>>>>> >>Yolumuzdaki Engeller...
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine
>>>>>>>kocaman bir kaya
>>>>>>> > > >>koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım
>>>>>>>neler olacak diye
>>>>>>> > > >>gözlüyor... Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü
>>>>>>>kervancıları, saray
>>>>>>> > > >>görevlileri birer birer geldiler, sabahtan öğlene
>>>>>>>kadar. Hepsi kayanın
>>>>>>> > > >>etrafından dolasıp saraya girdiler. Pek çogu kralı
>>>>>>>yüksek sesle eleştirdi.
>>>>>>> > > >>Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz
>>>>>>>tutamıyordu.
>>>>>>> > > >>Sonunda bir köylü çıkageldi. Saraya meyve ve sebze
>>>>>>>getiriyordu. Sırtındaki
>>>>>>> > > >>küfeyi yere indirdi, iki eli ile kayaya sarıldı ve
>>>>>>>ıkına sıkına itmeye
>>>>>>> > > >>başladı. Kan ter içinde kaldı ama, sonunda, kayayı da
>>>>>>>yolun
>>>>>>>kenarına
>>>>>>> > > >>çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereydi ki,
>>>>>>>kayanın eski
>>>>>>> > > >>yerinde bir kesenin durduğunu gördü.
>>>>>>> > > >>Açtı... Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı
>>>>>>>içinde...
>>>>>>> > > >>"Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir."
>>>>>>>diyordu kral.
>>>>>>> > > >>Köylü, bügün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir
>>>>>>>ders almıştı. "Her
>>>>>>> > > >>engel, yaşam koşullarınızı daha iyileştirecek bir
>>>>>>>fırsattır."
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>Beşinci Ders :
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>Önemli Olan Vermektir..
>>>>>>> > > >>
>>>>>>> > > >>Yıllar önce hastanede çalışırken, ağır hasta bir kız
>>>>>>>getirdiler. Tek yaşam
>>>>>>> > > >>şansı, beş yaşındaki kardeşinden acil kan nakli idi.
>>>>>>>Küçük oğlan aynı
>>>>>>> > >
>>>>>>> >>hastalıktan mucizevi bir şekilde kurtulmuş ve kanında o
>>>>>>>hastalığın
>>>>>>> > > >>mikroplarını yok eden antikorlar oluşmuştu. Doktor
>>>>>>>durumu beş yaşındaki
>>>>>>> > > >>oğlana anlattı ve ablasına kan verip vermeyeceğini
>>>>>>>sordu. Küçük çocuk bir
>>>>>>> > > >>an duraksadı. Sonra derin bir nefes aldı ve
>>>>>>> > > >>"Eğer kurtulacaksa, veririm kanımı" dedi.
>>>>>>> > > >>Kan nakli yapılırken, ablasının gözlerinin içcine
>>>>>>>bakıyor ve gülümsüyordu.
>>>>>>> > > >>Kızın yanaklarına yeniden renk gelmeye başlamıştı, ama
>>>>>>>küçük çocuğun yüzü
>>>>>>> > > >>de giderek soluyordu...
>>>>>>> > > >>Gülümsemesi de yok oldu. Titreyen bir sesle doktora
>>>>>>>sordu :
>>>>>>> > > >>"Hemen mi öleceğim ?"
>>>>>>> > > >>Ufaklık, doktoru yanlış anlamıştı, ablasına vücudundaki
>>>>>>> > > >>bütün kanı verip, öleceğini düşünüyordu.

Alıntıdır
 

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
çok güzel bir paylaşımdı ellerine sağlık...
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
çok güzeldi..ablam,yüreğine sağlık

ALLAH her iki cihandada en güzel makamlara koysun .
 
Üst Alt