Tefekkür, insanın, varlıkların, kainatın ve olayların hakikatini anlama
çabasının adı... Allahu Tealâ’nın, birçok ayet-i kerimede “düşünmez
misiniz?”, “görmez misiniz?”, “düşünüp ibret almaz mısınız?” hitabıyla
insanı sorumlu tuttuğu büyük ibadet... İnsanı insan yapan, diğer
varlıklardan ayıran temel özellik ve en büyük fark...
Tefekkür, olmayan bir şeyi hayal etmek değil, varlıklardaki manayı
görmektir. Tefekkür, kalp gözüyle varlıklara bakmak ve onlarda yazılı ilâhî
ibretleri okumaktır.
Tefekkür, adeta varlıklar ile konuşmak ve her gördüğünden Yüce Mevlâ'dan
haber sormaktır.
Tefekkür, Allahu Tealâ'nın eşyadaki tecellilerini okumak ve onlardaki
hikmeti anlamaktır.
Tefekkürün gayesi manevî yükseliştir. Manevî yükseliş, körükörüne
bağlılıktan kurtulmak, her an Allah'a yaklaşmak, devamlı O'na hayran olmak,
sürekli zikir halinde bulunmak ve nihayet “ihsan” mertebesine ulaşmaktır.
İhsan, kalbin uyanması ve basiretin açılmasıdır. İhsan, eşya ile
perdelenmemektir. İhsan, gaflete düşmemektir. İhsan, sanki Allahu Tealâ'yı
görüyormuş gibi bir hale ermektir.
Tefekkürün sonu, tevhittir. Alanı kainat kadar geniştir. Allahu Tealâ'dan
başka bütün varlıklar tefekkür edilebilir. Şu dünyada acı-tatlı her ne
varsa, hepsi ayrı bir ilim ve tecelli taşır. Var olan her şey, bir şeyi
öğretmek içindir. O da kula kulluğunu bildirmek, Yüce Yaratıcı'nın ululuğunu
isbat etmektir.
Etrafımızda ibret alınacak o kadar şey var ki, belki de bu çokluk ve devamlı
yüz yüze bulunuyor olmak bizi gaflete düşürüyor. Bu halimize Yüce Rabbimiz
şöyle dikkat çekiyor: "Göklerde ve yerde (birliğimizi ve kudretimizi
gösteren) nice deliller vardır ki, hergün onların yanından geçiyorlar, fakat
hiç ibret almadan yüz çevirip gidiyorlar." (Yusuf/105)
Evet; görülen ve duyulan şeylerden ibret almak, ancak tefekkürle mümkün. Eğer
tefekkür edip ibret alsaydık, bir an bile aynı halde kalmazdık. İbret
alsaydık, boş işlerle bir daha yaşanmayacak yılları boşuna tüketmezdik.
İbret alsaydık bir delikten iki kere ısırılmazdık. İbret alsaydık, dünyayı
baş tacı yapıp, ebedi yurdu unutmazdık. İbret alsaydık, bozuk halimiz
düzelir, kötü zamanlarımız tekrar etmezdi.
Ve... eğer ibret almazsak Mevlâmız da dünyamız da bize gazap edecek. Çünkü
ibret almadan yaşayan insan, Mevlâ'sına asi, dünyasına yüktür.
alıntı
kalp penceresinden hakikatleri görmemizi Rabbim nasip etsin
selam dua ile