Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

durmuş göktekin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Tem 2011
Mesajlar
154
Aldığı Beğeniler
0
Hayata yansıyanlar;

23 Nisan 2014 günü; çocuklarımla birlikte, Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesine, gittik. Botanik bahçesine değişik noktalardan giriş kapısı varmış. Bugüne özel bu kapıların bazılarını girişe kapatmışlar. Gireceğimiz başka bir kapıyı bulmak için epeyce dolaştık. Dolaşırken Ataşehir’in içine girdik. Sonra girilecek kapıyı bulduk, içeri girdik. Biz de müsait bir yer bulup oturduk. Aileler, öğrenciler sabahın erken saatlerinde gelmişler, piknik alanını doldurmuşlar. İnsanlar zengin menüleriyle gelmiş. Kalben, kuru ekmeği bulup yiyemeyenlerden özür diledikten sonra, kahvaltımızı yaptık.

Asya’yı, Avrupa’yı, Amerika’yı gördüm. Atakent gibi bir şehre rastlamadım desem yalan olmaz. Binalar çok katlı, etraf gökdelenlerle dolu. Şehrin çoğu lüks ve akıllı konut yapılmış. Boğaziçi köprüsü istikametine gidişte, yolun sağ tarafında, büyük alanlarda hafriyat çalışması yapılıyor. Tepeler kaldırılıyor, arazi finans merkezi yapımı için açılıyormuş. Bir etrafıma, bir de Botanik bahçesine gelen insanlara baktım. İçim yanarak şu kanaate vardım. Paylaşım o kadar dengesiz ki; etrafı belli firmalar paylaşmış, gök delenler ve çok katlı, binalar yapılmış. Gelirin çoğunu kullananlar, akıllı binalarda oturuyor. Diğer yandan halk; bir elin parmaklarındaki tırnağın ucu kadarına sahip olmuş. Onunla mutlu olmaya çalışıyor. Yani kol, el, parmak ve tırnağın sahibi olanlar, tırnağın ucunu halka bırakmış. Dengeler alt üst olmuş. Bu dengesizliğe razı olanlar yine de şükür içinde. Bu insanları Allah zalimlerin zulmünden korusun, deyip devam ediyoruz.

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi; İstanbul Anadolu yakası, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden gelen otoyollarla, Anadolu otoyolunun birleştiği kavşakta bulunuyor. Ali Nihat Gökyiğit; eşi Nezahat Gökyiğit adına, 1995 yılında, hatıra parkı olarak yaptırmış. 2003 yılında adı; Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi olarak değişmiş. Ali Nihat Gökyiğit (ANG) vakfı tarafından işletiliyor. 460 dönümlük arazi üzerine kurulmuş. Kavşaktaki anayollar ile bağlantılı yollar arasında sekiz adadan oluşuyor. Bahçe; Boğaziçi Köprüsünden gelen oto yolun, Ankara istikametinde, Atakent, Mimar Sinan Camisi’nin karşısında bulunuyor. Araştırma, eğitim, öğretim merkezi olması yanında aynı zamanda şehrin nefes alma ve gezinti alanı olarak kullanılan güzel bir bahçe. Otobanlar arasında, dünyada bir örneği bulunmayan tek botanik bahçesi olduğu söyleniyor. Otoyolları arasında olması sebebiyle gürültü kirliliği olsa da ileride ona da tedbir alınabilir. Yol boyları perde çekilerek kapatılıp gürültü önlenebilir.

Çimler üzerinde yürümek serbest. Bir adadan diğerine tünellerden geçiliyor. Her türlü bitki, çiçek, ağaç, çalı vs. kendi doğal ortamında ekilmiş, dikilmiş, etiketlere isimleri yazılmış. Görmediğiniz, belki sadece ismini duyduğunuz bitkileri, çiçekleri, ağaçları orada görebiliyorsunuz. Kuş cinsinden hayvanlar var. Tavus kuşları başlıbaşına bir mucize. Erkeklerdeki natürel renkler, dişisine kur yapacağı anda açtığı kanatları, kanatlarındaki benekler ve renk uyumları, kendini titreterek gösteri yapması bir harika! İnsan onu seyre daldığında kendinden geçiyor. Müthiş bir sanat eseri olduğunu görüyor. İnsanı derin bir tefekküre sevk ediyor ve Yaratana döndürüyor. Binlerce çeşit bitki, çiçek ve ağacın seyrine doyum olmuyor. Her biri, etrafı süslü kâğıtlara yazılmış, bir mektup gibi. Rabbimiz bizim için yazıp göndermiş, okumamızı istiyor. Adeta; (ey insan oku, bu mektupları süsleyerek sana yazdım) diyor. Allah dünyamızı, hayvanlarla, çiçeklerle, ağaçlarla, meyvelerle, çayır ve çimenlerle süslemiş ki, biz sevelim, tefekkürle O’na kulluk edelim.

Biz de Allah’ı dil ve hal lisanıyla zikrediyor, kulluk yapmaya çalışıyoruz. İnsan, dil ve hal lisanıyla Rabbini zikreder. Bugün şahit oldum ki, bazı insanlar halleriyle Allah’ı zikrediyordu. Çimenler içine ekilen, dikilen çiçeklerin önünde toplanıp, pürneşe içinde, taşkın ve coşkun tavırlarla fotoğraf çektirenler, çimenlerin üzerinde büyük küçük yuvarlananlar hayata çeşni katıyordu. Benim nazarımda, farkında olmadan şükür halindeydiler. Onlara dedim ki; siz farkında olmadan Allah’a şükrediyorsunuz. Bakınız sizi bizi, hepimizi, yaratan Rabbim, dünyamızı süslemiş, güzelleştirmiş, siz ve biz bu güzelliklerin tadını çıkarıyor, mutluluk duyuyoruz, değil mi? Hepimiz böylece Rabbimize şükrediyor, kulluğumuzu gösteriyoruz deyince, hepsi evet deyip sevindiler. Mutlulukları gözlerinden okunuyordu. Bazıları sırtımı sıvazlayarak; sağ ol dede, Allah razı olsun, doğru söylüyorsun deyip memnuniyetlerini ifade ettiler. 25. 04. 2014
Durmuş Göktekin
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Cenab-i Hak razi olsun insaAllah yüreginize saglik tesekkürler
Selam ve Dualarimla......
 
Üst Alt