- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
Hayatımıza giren çok güzel insanlar var. Düşünsenize ne çok insan sevdik ne çok iyilikler gördük. Şöyle bir etrafımıza baktığımızda üzerimizde emekleri olan, dar zamanda elimizden tutan, zor zamanda yanımızda olan ne kadar da güzel insanlar oldu. Çoğu yol göstericiydi bizim için, bize dua edenleri de oldu, üzerimize gelenlere karşı kol kanat gerenleri de.
Düşünsenize Allah'tan başka bir kimsemiz yoktu, kapımızı çalan da hatırımızı soran da. Ama o vasıfsız hâlleriyle, hiçbir protokole dahil olmayan duruşlarıyla bize yakın duranlar, hiçbir beklenti içinde olmadan hep bize sahip çıktılar. Sesimiz kısıldı, açan onlar oldu, dilimiz tutuldu, dillerini emanet vermekten çekinmediler.
Etrafımızda yoksulluk günlerinde canla başla bizim güzel fukaralığımızı bir eziyete döndürmemek için ekmek yiyorsa ekmeğini börek yiyorsa böreğini bizimle paylaşmak için seferber olanları nasıl unutabiliriz? Akşam eve götürecek bir nevalemiz yokken onları evin önünde ellerinde paket paket erzaklarla bulurduk. Toktular, ne alacaklıydılar ne de bizimle ilişkilerinin bir kaydı vardı. İnsan nasıl unuturdu!
Herkesin bir tarafa savrulduğu o günlerde hayallerimizin bir bir aşındığı zamanlarda bize moral veren kimdi, motivasyon kimden gelirdi? Unutursam Allah çarpar.
Ağlarsa bir anam mı ağlardı, hayır, onlar da ağlardı. İyi günlerde de kötü günlerde de sicilimize, kaydımıza kuydumuza bakmadan bize gerçek bir kardeşlik yapanlara hiç mi söyleyecek bir şeyimiz olmayacaktı.
Şimdi eğer bir yeteneğimiz varsa şu "koskos" adamları, şu görüntü kodamanlarını bir tarafa bırakıp etrafımızda birer insan güzeli olarak biten dostlarımızı yazmalıyız. Kalemimiz bir şeye yarayacaksa bu giderek tükenen insan neslini yazıp, onları yeşertmemiz lazım. Hiçbir meşhur ansiklopediye girme şansı olmayan bu insanların nihayetinde girebilecekleri tek yer olan Cennette onlara yoldaş olabilmek için hatır bilmek lazım, dürüst olmak ve onları her daim hayırla yâd etmek lazım.
Bir sürü büyük adam varmış, onun bunun iteklemesiyle şurdan şuraya çıkan adamlar varmış, pöh!
Başkaları benim sık sık yollarını gözlediğim insanları nereden bilecek? Onlar birer "insan eskisi" olarak görülüyor şimdilerde. Temizdiler, dürüsttüler, iffet sahibiydiler. Siz onlara arkanızı dönseniz bile geçmiş günlerin hatrı diye, sizde gaflete düşmüş olma ihtimali var hiç mi hiç size arkalarını dönmezler. Hastalansanız ilk onlar oradadır, düşseniz yanınızdalar, hak etmeseniz de...
Sizde hâlâ bir hikmet arayıp etrafınızda dolanmaları ondan. Biraz vefa, biraz hafıza, belki de ondan.
Şimdi edebiyat yapanlara, kalemi kuvvetli olanlara düşen, kalkıp bu değerli insanların şemaillerini yazmaktır. Hayat onlarla baki, sefa onlarla muteber.
***
N. Subaşı
Düşünsenize Allah'tan başka bir kimsemiz yoktu, kapımızı çalan da hatırımızı soran da. Ama o vasıfsız hâlleriyle, hiçbir protokole dahil olmayan duruşlarıyla bize yakın duranlar, hiçbir beklenti içinde olmadan hep bize sahip çıktılar. Sesimiz kısıldı, açan onlar oldu, dilimiz tutuldu, dillerini emanet vermekten çekinmediler.
Etrafımızda yoksulluk günlerinde canla başla bizim güzel fukaralığımızı bir eziyete döndürmemek için ekmek yiyorsa ekmeğini börek yiyorsa böreğini bizimle paylaşmak için seferber olanları nasıl unutabiliriz? Akşam eve götürecek bir nevalemiz yokken onları evin önünde ellerinde paket paket erzaklarla bulurduk. Toktular, ne alacaklıydılar ne de bizimle ilişkilerinin bir kaydı vardı. İnsan nasıl unuturdu!
Herkesin bir tarafa savrulduğu o günlerde hayallerimizin bir bir aşındığı zamanlarda bize moral veren kimdi, motivasyon kimden gelirdi? Unutursam Allah çarpar.
Ağlarsa bir anam mı ağlardı, hayır, onlar da ağlardı. İyi günlerde de kötü günlerde de sicilimize, kaydımıza kuydumuza bakmadan bize gerçek bir kardeşlik yapanlara hiç mi söyleyecek bir şeyimiz olmayacaktı.
Şimdi eğer bir yeteneğimiz varsa şu "koskos" adamları, şu görüntü kodamanlarını bir tarafa bırakıp etrafımızda birer insan güzeli olarak biten dostlarımızı yazmalıyız. Kalemimiz bir şeye yarayacaksa bu giderek tükenen insan neslini yazıp, onları yeşertmemiz lazım. Hiçbir meşhur ansiklopediye girme şansı olmayan bu insanların nihayetinde girebilecekleri tek yer olan Cennette onlara yoldaş olabilmek için hatır bilmek lazım, dürüst olmak ve onları her daim hayırla yâd etmek lazım.
Bir sürü büyük adam varmış, onun bunun iteklemesiyle şurdan şuraya çıkan adamlar varmış, pöh!
Başkaları benim sık sık yollarını gözlediğim insanları nereden bilecek? Onlar birer "insan eskisi" olarak görülüyor şimdilerde. Temizdiler, dürüsttüler, iffet sahibiydiler. Siz onlara arkanızı dönseniz bile geçmiş günlerin hatrı diye, sizde gaflete düşmüş olma ihtimali var hiç mi hiç size arkalarını dönmezler. Hastalansanız ilk onlar oradadır, düşseniz yanınızdalar, hak etmeseniz de...
Sizde hâlâ bir hikmet arayıp etrafınızda dolanmaları ondan. Biraz vefa, biraz hafıza, belki de ondan.
Şimdi edebiyat yapanlara, kalemi kuvvetli olanlara düşen, kalkıp bu değerli insanların şemaillerini yazmaktır. Hayat onlarla baki, sefa onlarla muteber.
***
N. Subaşı