- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,975
- Aldığı Beğeniler
- 2
İNSANIN korumakla görevli oldu u de erlerden birincisi hayattır. Hayat, dünya ve ahiretin mücevheridir. Dünya onun ile ayakta durur ve ona hizmet eder. Bediüzzaman Hazretlerinin buyurdu u gibi, Hayat, şu kâinatın en ehemmiyetli gayesi, hem en büyük neticesi, hem en parlak nurudur. Özellikle insan hayatı, Cenab-ı Hakkın en ehemmiyetli, en müstesna, kendisine en çok ikram edilmiş, en sevgili bir mahlûkudur. Bundan dolayı hakiki İslâm terbiyesi alan bir insan, hayatın kıymetini takdir eder ve korunmasına pek ziyade hassasiyet gösterir.
Bir insan için en büyük nimet hayat nimetidir. İnsan kendi maddî ve manevî hukukunu korumaya nasıl mecbur ise; di er insanların hukukunu da korumaya ve gözetmeye o derece mecburdur. Çünkü, bütün insanlar aynı anne ve babanın çocuklarıdırlar. Şu halde, insanlık olmak itibarıyla birbirlerine kardeştirler. Birbirlerinin hayatını muhafaza etmekle mükelleftirler. Çünkü bir insanın hayatına son vermek bütün insanların hukukuna tecavüz etmek demektir. Kuran, insan hayatının önemini ve ona kastetmenin ne kadar büyük bir vebal oldu unu ifade sadedinde şöyle buyurmaktadır:
Kim bir canı, bir cana karşılık veya yeryüzünde bir fesat çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.1
Bundan dolayı İslâm Dini, hayatın korunmasına büyük bir ehemmiyet vermektedir. Cenab-ı Hak, insan öldürmeyi kesinlikle haram kılmış, büyük günahlardan saymıştır. Kıyamet gününde en evvel görülecek dava kan davasıdır. Peygamber Efendimiz (asm.) Veda Hutbesinde başta kan davası olmak üzere cahiliye devrinden kalan bütün kötü adetleri kaldırdı ını beyan etmiştir. Hatta Cenab-ı Allah, katlin önünü almak için kısası emretmiştir. Demek ki, kısasın şeriatta yer alması hayatı muhafaza içindir.
İslam dini merhamet ve şefkatin kayna ıdır. Buna binaen, de il insan öldürmeyi, hayvanı bile lüzumsuz yere öldürmeyi yasak etmiştir.
Demek ki, hayat; gerek insanda gerekse di er canlılarda mukaddes ve mükerremdir. Çünkü hayat, En küçük bir mahluku bir kâinat hükmüne getiren mucizekâr bir hakikati ve fevkalade harika bir sanat-ı İlahiyedir.2 Ona kastetmek insanı cehenneme götürmeye en büyük bir vesiledir.
Cenab-ı Hakkın yanında hayatlar içerisinde en kıymetlisi insan hayatıdır. Çünkü, insan Cenab-ı Hakkın en sevgili ve en şerefli mahlukudur. Allah dünyayı ve ondaki bütün nimetleri insan için, insanı da kendisi için yaratmıştır. Öyleyse insanın yaratılış gayesi Allah-ü Teâla Hazretlerini hakkıyla tanıyıp Ona itaat etmesi ve Onun marifet ve muhabbetine mazhar olmasıdır. Bu da ancak hayatın devamıyla olur. Bu noktada hayatın kıymeti büyüktür. Dinimizde hayata zarar veren birçok şeyin haram olması da hayatın ne derece ehemmiyet ve kıymeti oldu unu gösterir.
Hayat, insana ahirette hesabı görülmek üzere emaneten verilmiş bir sermayedir. Bu sermayeyi maddî ve manevî zarardan korumak insan için en önemli bir vazifedir. Şu hale göre insanın, hesap gününden önce nefsini hesaba çekmesi aklın gere idir ve ihmal edilmeyecek kadar hayatî bir meseledir.
İslam dini hayatın muhafazasına ehemmiyet verdi i gibi, insanı her türlü zilletten, aşa ılanmaktan korumaya da o kadar ehemmiyet vermiştir. Mesela, içkiden, kumardan, sefahetten men etti i gibi yalandan gıybetten, iftiradan, ve kötü lakap takmaktan da men etmiştir. Hasılı İslâm, insanın şeref ve haysiyetini zedeleyen her türlü davranış ve sözü yasak etmiştir.
Bir insan için en büyük nimet hayat nimetidir. İnsan kendi maddî ve manevî hukukunu korumaya nasıl mecbur ise; di er insanların hukukunu da korumaya ve gözetmeye o derece mecburdur. Çünkü, bütün insanlar aynı anne ve babanın çocuklarıdırlar. Şu halde, insanlık olmak itibarıyla birbirlerine kardeştirler. Birbirlerinin hayatını muhafaza etmekle mükelleftirler. Çünkü bir insanın hayatına son vermek bütün insanların hukukuna tecavüz etmek demektir. Kuran, insan hayatının önemini ve ona kastetmenin ne kadar büyük bir vebal oldu unu ifade sadedinde şöyle buyurmaktadır:
Kim bir canı, bir cana karşılık veya yeryüzünde bir fesat çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.1
Bundan dolayı İslâm Dini, hayatın korunmasına büyük bir ehemmiyet vermektedir. Cenab-ı Hak, insan öldürmeyi kesinlikle haram kılmış, büyük günahlardan saymıştır. Kıyamet gününde en evvel görülecek dava kan davasıdır. Peygamber Efendimiz (asm.) Veda Hutbesinde başta kan davası olmak üzere cahiliye devrinden kalan bütün kötü adetleri kaldırdı ını beyan etmiştir. Hatta Cenab-ı Allah, katlin önünü almak için kısası emretmiştir. Demek ki, kısasın şeriatta yer alması hayatı muhafaza içindir.
İslam dini merhamet ve şefkatin kayna ıdır. Buna binaen, de il insan öldürmeyi, hayvanı bile lüzumsuz yere öldürmeyi yasak etmiştir.
Demek ki, hayat; gerek insanda gerekse di er canlılarda mukaddes ve mükerremdir. Çünkü hayat, En küçük bir mahluku bir kâinat hükmüne getiren mucizekâr bir hakikati ve fevkalade harika bir sanat-ı İlahiyedir.2 Ona kastetmek insanı cehenneme götürmeye en büyük bir vesiledir.
Cenab-ı Hakkın yanında hayatlar içerisinde en kıymetlisi insan hayatıdır. Çünkü, insan Cenab-ı Hakkın en sevgili ve en şerefli mahlukudur. Allah dünyayı ve ondaki bütün nimetleri insan için, insanı da kendisi için yaratmıştır. Öyleyse insanın yaratılış gayesi Allah-ü Teâla Hazretlerini hakkıyla tanıyıp Ona itaat etmesi ve Onun marifet ve muhabbetine mazhar olmasıdır. Bu da ancak hayatın devamıyla olur. Bu noktada hayatın kıymeti büyüktür. Dinimizde hayata zarar veren birçok şeyin haram olması da hayatın ne derece ehemmiyet ve kıymeti oldu unu gösterir.
Hayat, insana ahirette hesabı görülmek üzere emaneten verilmiş bir sermayedir. Bu sermayeyi maddî ve manevî zarardan korumak insan için en önemli bir vazifedir. Şu hale göre insanın, hesap gününden önce nefsini hesaba çekmesi aklın gere idir ve ihmal edilmeyecek kadar hayatî bir meseledir.
İslam dini hayatın muhafazasına ehemmiyet verdi i gibi, insanı her türlü zilletten, aşa ılanmaktan korumaya da o kadar ehemmiyet vermiştir. Mesela, içkiden, kumardan, sefahetten men etti i gibi yalandan gıybetten, iftiradan, ve kötü lakap takmaktan da men etmiştir. Hasılı İslâm, insanın şeref ve haysiyetini zedeleyen her türlü davranış ve sözü yasak etmiştir.