- Üyelik Tarihi
- 11 Şub 2008
- Mesajlar
- 2,672
- Aldığı Beğeniler
- 8
- Konum
- iskeLetLer diyarından
- Takım
- Fenerbahçe
Umutsuzluğa düştüğümüz, sadece oturup yakındığımız ve her şeyi başkalarından beklediğimiz şu günlerde, Efendimiz’e (a.s.m.) çok muhtacız. Ay’ı ikiye ayıramaz, parmaklarınızdan sular akıtamazsınız, ama umudunuzu koruyabilir, her şart altında gülümseyebilirsiniz. Efendimiz’in hayata karşı duruşu budur işte!
Siyer kitaplarının çoğu Peygamber-i Âlişan Efendimiz’i “süper adam” olarak tasvir eder ki “risalet” yönüyle, kuşkusuz O buna lâyıktır. Ne var ki, O da bir insandır. Bunu kendisi defaatle söylemiş, dikkatimize vermiştir.
***
Bir gün, Efendimiz, Hz. Ebu Hüreyre ile birlikte çarşıya alışverişe çıkmışlardı…
Bir yerde Ebu Hüreyre, yanındakinin Ahir Zaman Peygamberi olduğunu söyleyince, satıcı ellerine kapandı. İçten bir dürtü ile mübarek ellerini öpmek istedi.
Resulullah hemen ellerini çekti, satıcıya öptürmedi.
“Bunu İranlılar krallarına karşı yaparlar” dedi. “Ben kral değilim, içinizden biriyim, ben de sizin gibi bir insanım.”
Her insan gibi O da üzülmüştür, sevinmiştir, acı çekmiştir, mutlu olmuştur, yoksulluğa düşmüştür, yaralanmıştır, baskı görmüştür.
Lakin asla pes etmemiştir. (Biz çabuk pes ediyoruz.)
Asla umudunu yitirmemiştir. (Çabucak umutsuzluğa kapılıyoruz.)
İnsanlardan asla yüz çevirmemiştir. (Biz hemen yüz çeviriyoruz.)
Hayatın getirdiği yükü taşırken, hayatta var olan güzellikleri ıskalamazdı. Dikenleri olduğu gerekçesiyle gülü sevmekten geri durmazdı. Bu tavrıyla “gül”e dönüştü ve asırlar ötesiyle buluştu. Çağlar boyu tüm insanlık için en güzel örneği teşkil etti.
Bugün savaşan, didişen, terörle yüzleşen dünyayı değiştirmek için Peygamber eksenli yeni bir projeye ihtiyacımız var.
Uygulamaya kendimizden ve çocuklarımızdan başlamalıyız. Zira bilmeliyiz ki, kendimizi değiştirmedikçe hayat değişmeyecektir.
Bu anlamda her “Kutlu Doğum”un “mutlu bir oluş”a vesile olması lâzım. Terör ve savaşların içinde bunalıp git gide tükenen dünyanın “mutlu bir oluş”a gerçekten de çok ihtiyacı var.
Hepimiz, “Cehalet Asrı”nı “Saadet Asrı”na çeviren yürek inkılâbını bekliyoruz.
Alemlerin efendisi Hz.Muhammed (sav) efendimize salâtu selam ile... Rabbime emanet olunuz Selam ve Dua ile....
Siyer kitaplarının çoğu Peygamber-i Âlişan Efendimiz’i “süper adam” olarak tasvir eder ki “risalet” yönüyle, kuşkusuz O buna lâyıktır. Ne var ki, O da bir insandır. Bunu kendisi defaatle söylemiş, dikkatimize vermiştir.
***
Bir gün, Efendimiz, Hz. Ebu Hüreyre ile birlikte çarşıya alışverişe çıkmışlardı…
Bir yerde Ebu Hüreyre, yanındakinin Ahir Zaman Peygamberi olduğunu söyleyince, satıcı ellerine kapandı. İçten bir dürtü ile mübarek ellerini öpmek istedi.
Resulullah hemen ellerini çekti, satıcıya öptürmedi.
“Bunu İranlılar krallarına karşı yaparlar” dedi. “Ben kral değilim, içinizden biriyim, ben de sizin gibi bir insanım.”
Her insan gibi O da üzülmüştür, sevinmiştir, acı çekmiştir, mutlu olmuştur, yoksulluğa düşmüştür, yaralanmıştır, baskı görmüştür.
Lakin asla pes etmemiştir. (Biz çabuk pes ediyoruz.)
Asla umudunu yitirmemiştir. (Çabucak umutsuzluğa kapılıyoruz.)
İnsanlardan asla yüz çevirmemiştir. (Biz hemen yüz çeviriyoruz.)
Hayatın getirdiği yükü taşırken, hayatta var olan güzellikleri ıskalamazdı. Dikenleri olduğu gerekçesiyle gülü sevmekten geri durmazdı. Bu tavrıyla “gül”e dönüştü ve asırlar ötesiyle buluştu. Çağlar boyu tüm insanlık için en güzel örneği teşkil etti.
Bugün savaşan, didişen, terörle yüzleşen dünyayı değiştirmek için Peygamber eksenli yeni bir projeye ihtiyacımız var.
Uygulamaya kendimizden ve çocuklarımızdan başlamalıyız. Zira bilmeliyiz ki, kendimizi değiştirmedikçe hayat değişmeyecektir.
Bu anlamda her “Kutlu Doğum”un “mutlu bir oluş”a vesile olması lâzım. Terör ve savaşların içinde bunalıp git gide tükenen dünyanın “mutlu bir oluş”a gerçekten de çok ihtiyacı var.
Hepimiz, “Cehalet Asrı”nı “Saadet Asrı”na çeviren yürek inkılâbını bekliyoruz.
Alemlerin efendisi Hz.Muhammed (sav) efendimize salâtu selam ile... Rabbime emanet olunuz Selam ve Dua ile....
alıntıdır