- Üyelik Tarihi
- 29 Eyl 2007
- Mesajlar
- 8,243
- Aldığı Beğeniler
- 6,432
- Takım
- Fenerbahçe
Hayır söylemek veya susmak
Kulağımız var, duymamız için; gözümüz var, görmemiz için& Bu organlarımıza rağmen her şeyi duymamak, her şeyi görmemek ve dolayısıyla duyduğumuz ve gördüğümüz her şeyi başkalarına söylememek&
Her istediğimizi herkese söylemeye devam edersek, istemediklerimizi de işitmeye katlanmalıyız. Bu bağlamdaki ilâhî uyarıya dikkat etmemiz gerekiyor:
Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.(İsrâ, 36)
Ebû Şureyh el-Huzaî, Hz. Peygamber s.a.v.den rivayetle şöyle demiştir:Allaha ve Ahiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik etsin. Allaha ve Ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allaha ve Ahiret gününe iman eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.(Tecrid-i Sarih Tercemesi, 12/131)
Konuştuklarımızın hayra vesile olması, kendimize ve çevremize bereket getirmesi, olgunluğun bir işareti değil midir? Olgunlaştıkça mı hayır olarak konuşmanın dışında susmayı tercih ederiz, yoksa konuştuklarımıza dikkat ettikçe mi olgunlaşırız? Cevabını şu hadisi şerifte bulmamız mümkün:
Bir kulun kalbi doğrulmadıkça imanı doğrulmaz. Dili doğrulmadıkça da kalbi doğrulmaz. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, III/198)
Boş yere konuştuğumuz kadar zikir yapabilsek velî olmanın kapısını aralayabiliriz. Boş sözden uzak kalmak, mümin olmanın şiarındandır:
Onlar yalan ve boş sözün yanında bulunmazlar; boş söze rastladıklarında vakar ile oradan geçip giderler(Furkan, 72)
Boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selâm olsun (haydi hoşça kalın), biz cahillerle sohbet etmeyi istemeyiz derler.(Kasas, 55)
Montesquieu nun dediği gibi, İnsan ne kadar az düşünürse o kadar çok konuşur. Evrende sustuğumuz kadar yerimiz var demektir; veya kimliğimiz ne söylediğimiz kadardır!
Vadi Çiçekli ne adamlar var şiirinde, konuşması açısından insanları dört gruba ayırır:
adamdır konuşur dereden / bıktırır gider / kendi dinler kendisini;
adamdır konuşur saklıdan / sövdürür gider / rezil eder kendisini;
adamdır konuşur usuldan / sevdirir gider / vezir eder kendisini;
adamdır konuşur gönülden / sır olur gider / feda eder kendisini;
bu da adamdır.
Kulağımız var, duymamız için; gözümüz var, görmemiz için& Bu organlarımıza rağmen her şeyi duymamak, her şeyi görmemek ve dolayısıyla duyduğumuz ve gördüğümüz her şeyi başkalarına söylememek&
Her istediğimizi herkese söylemeye devam edersek, istemediklerimizi de işitmeye katlanmalıyız. Bu bağlamdaki ilâhî uyarıya dikkat etmemiz gerekiyor:
Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.(İsrâ, 36)
Ebû Şureyh el-Huzaî, Hz. Peygamber s.a.v.den rivayetle şöyle demiştir:Allaha ve Ahiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik etsin. Allaha ve Ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allaha ve Ahiret gününe iman eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.(Tecrid-i Sarih Tercemesi, 12/131)
Konuştuklarımızın hayra vesile olması, kendimize ve çevremize bereket getirmesi, olgunluğun bir işareti değil midir? Olgunlaştıkça mı hayır olarak konuşmanın dışında susmayı tercih ederiz, yoksa konuştuklarımıza dikkat ettikçe mi olgunlaşırız? Cevabını şu hadisi şerifte bulmamız mümkün:
Bir kulun kalbi doğrulmadıkça imanı doğrulmaz. Dili doğrulmadıkça da kalbi doğrulmaz. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, III/198)
Boş yere konuştuğumuz kadar zikir yapabilsek velî olmanın kapısını aralayabiliriz. Boş sözden uzak kalmak, mümin olmanın şiarındandır:
Onlar yalan ve boş sözün yanında bulunmazlar; boş söze rastladıklarında vakar ile oradan geçip giderler(Furkan, 72)
Boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selâm olsun (haydi hoşça kalın), biz cahillerle sohbet etmeyi istemeyiz derler.(Kasas, 55)
Montesquieu nun dediği gibi, İnsan ne kadar az düşünürse o kadar çok konuşur. Evrende sustuğumuz kadar yerimiz var demektir; veya kimliğimiz ne söylediğimiz kadardır!
Vadi Çiçekli ne adamlar var şiirinde, konuşması açısından insanları dört gruba ayırır:
adamdır konuşur dereden / bıktırır gider / kendi dinler kendisini;
adamdır konuşur saklıdan / sövdürür gider / rezil eder kendisini;
adamdır konuşur usuldan / sevdirir gider / vezir eder kendisini;
adamdır konuşur gönülden / sır olur gider / feda eder kendisini;
bu da adamdır.