Mü'min her seyiyle Allah için olursa; dünyada ne dilerse, Allah ona verir. Yalniz, insanin niyeti daima Allah rizasi olmalidir. Öyle oldugu zaman, basina ne gelirse gelsin, onda bir hayir, bir hikmet vardir. Zahiri olarak ne kadar biçimsiz görülse de bu onun için hayirlidir.
Bir kul: "Hayir, Allah'in seçtigi seydir" buyuruyordu. "Allah ne yaparsa, o hayirlidir" diyordu. Herkese bunu söylüyordu. Bir gün, hanimi ve çocuklariyla tenha bir yere gittiler. Onlarin bir köpegi, horozu ve merkebi vardi. Bir tilki gelerek onlarin horozunu yedi. Adam: "Allah ne yaparsa, o hayirlidir" dedi. Hanimi, onun bu sözüne sasirdi. Kurt geldi, merkeplerini öldürdü. Adam yine: "Allah ne yaparsa, o hayirlidir" dedi. Hanimi yine ona sasirdi. Adamin köpegi de öldü. Adam yine ayni seyi söyledi. Sonunda, hanimi dayanamadi: "Esyalarimiz yerde kaldi, bütün hayvanlarimiz öldü. Sen yine de 'Allah ne yaparsa, o hayirlidir diyorsun, diye söylendi.
O gece hirsizlar geldi. Oradaki kervan halkinin hepsini götürdüler. Nerede bir esek sesi, köpek havlamasi duysalar, orada birileri oldugunu anliyorlardi. Bunlarin hayvanlarini, kurt ve tilki öldürdügünden, onlarin bulundugu yerden ses çikmadi ve selametle sabaha eristiler. Adam hanimina: "Ey hanim! Ben 'Allah ne dilerse, o hayirlidir demiyor muydum?" dedi. Hanimi da o zaman; Allah ne dilerse, onun mü'min için hakikaten hayirli oldugunu anladi.
Bakiniz! Dikkat edersek, daha önce de dedigimiz gibi, Allah kuluna, babasindan ve annesinden daha sefkatlidir. Peki, böyle olan Allah-u Zülcelal, kuluna zarar vermeyi ister mi? istemez.
Mademki, Allah-u Zülcelal kulunun zararini istemiyor; bir seyin -zahiri olarak- zararli oldugunu görsen dahi, onda bir hikmet vardir, diye inanacaksin. Bileceksin ki, o senin için hayirlidir. Mü'min Allah'a tevekkül etmeli ve Allah (cc) onun için ne dilerse, hayir olacagina inanmalidir.
insan günah isledigi, hata yaptigi zaman, bu hatalarla Allah'a (cc) nasil dönecegini, 'Ben ne dersem diyeyim; tövbem kabul olmaz" diye, hiçbir zaman düsünmemelidir. Bu sekilde düsünmek yanlistir. Çünkü, insanin günahi; daglar kadar, dünya kadar da olsa, Allah (cc) ondan daha fazla kerem ve merhamet sahibidir. Onun için, insan ne günah yaparsa yapsin, Allah'a (cc) yalvarmali, tövbe etmeli, günahindan -ümitsizce-korkmamalidir.
Hasan-i sazeli (Kuddise Sirruhu) tasavvufun çok büyük bir piridir. Hepimiz onun gibi düsünmemiz lazimdir. O söyle dua ederdi: "Ey Rabbim! Bizim günahlarimizi, sevdiGin kullarinin günahi gibi gör."
Demek ki, Allah-u Zülcel bir kisiyi sevdigi zaman, onun günahi günah sayilmaz. Çünkü, onlar Allah'i (cc), Allah'in (cc) da onlari sevdigi kullar; bir hata yaptiklarinda, hemen tövbe edeceklerinden, yaptiklari günah sayilmaz. Günahlari sevaba çevrilir. O kullar bir günah islediklerinde, günahlarinda israr etmez, hemen tövbe ederler. Böylece, Allah'in sevdigi kullarinin günahi sevap olur. Ayet-i Kerime'de söyle buyurulmustur:
"Allah, tövbe edenlerin günahini sevaba çevirir." (Furkan 70)
Hasan-i sazeli (Kuddise Sirruhu), duasinin devaminda söyle diyor: "Bizim sevaplarimiz da, bugz ettigin kisilerin sevabi gibi olmasin."
Buradan anlasiliyor ki, Allah (cc) bir kuluna bugz ettigi, kizdigi zaman, onun sevabi, sevap sayilmaz. Burada, bizim için çok büyük bir isaret vardir. söyle ki; elimizden geldigi kadar, -bila tesbih- Allah-u Zülcel'in gözüne girmeye çalismaliyiz. Böylelikle, Allah (cc) bizi sevdigi zaman, günah isledigimizde bir sey olmaz. Çünkü, Allah (cc) bize tövbe nasip edecektir. Sevaplarimiz da zaten yerindedir.
ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN. Amin.
Bir kul: "Hayir, Allah'in seçtigi seydir" buyuruyordu. "Allah ne yaparsa, o hayirlidir" diyordu. Herkese bunu söylüyordu. Bir gün, hanimi ve çocuklariyla tenha bir yere gittiler. Onlarin bir köpegi, horozu ve merkebi vardi. Bir tilki gelerek onlarin horozunu yedi. Adam: "Allah ne yaparsa, o hayirlidir" dedi. Hanimi, onun bu sözüne sasirdi. Kurt geldi, merkeplerini öldürdü. Adam yine: "Allah ne yaparsa, o hayirlidir" dedi. Hanimi yine ona sasirdi. Adamin köpegi de öldü. Adam yine ayni seyi söyledi. Sonunda, hanimi dayanamadi: "Esyalarimiz yerde kaldi, bütün hayvanlarimiz öldü. Sen yine de 'Allah ne yaparsa, o hayirlidir diyorsun, diye söylendi.
O gece hirsizlar geldi. Oradaki kervan halkinin hepsini götürdüler. Nerede bir esek sesi, köpek havlamasi duysalar, orada birileri oldugunu anliyorlardi. Bunlarin hayvanlarini, kurt ve tilki öldürdügünden, onlarin bulundugu yerden ses çikmadi ve selametle sabaha eristiler. Adam hanimina: "Ey hanim! Ben 'Allah ne dilerse, o hayirlidir demiyor muydum?" dedi. Hanimi da o zaman; Allah ne dilerse, onun mü'min için hakikaten hayirli oldugunu anladi.
Bakiniz! Dikkat edersek, daha önce de dedigimiz gibi, Allah kuluna, babasindan ve annesinden daha sefkatlidir. Peki, böyle olan Allah-u Zülcelal, kuluna zarar vermeyi ister mi? istemez.
Mademki, Allah-u Zülcelal kulunun zararini istemiyor; bir seyin -zahiri olarak- zararli oldugunu görsen dahi, onda bir hikmet vardir, diye inanacaksin. Bileceksin ki, o senin için hayirlidir. Mü'min Allah'a tevekkül etmeli ve Allah (cc) onun için ne dilerse, hayir olacagina inanmalidir.
insan günah isledigi, hata yaptigi zaman, bu hatalarla Allah'a (cc) nasil dönecegini, 'Ben ne dersem diyeyim; tövbem kabul olmaz" diye, hiçbir zaman düsünmemelidir. Bu sekilde düsünmek yanlistir. Çünkü, insanin günahi; daglar kadar, dünya kadar da olsa, Allah (cc) ondan daha fazla kerem ve merhamet sahibidir. Onun için, insan ne günah yaparsa yapsin, Allah'a (cc) yalvarmali, tövbe etmeli, günahindan -ümitsizce-korkmamalidir.
Hasan-i sazeli (Kuddise Sirruhu) tasavvufun çok büyük bir piridir. Hepimiz onun gibi düsünmemiz lazimdir. O söyle dua ederdi: "Ey Rabbim! Bizim günahlarimizi, sevdiGin kullarinin günahi gibi gör."
Demek ki, Allah-u Zülcel bir kisiyi sevdigi zaman, onun günahi günah sayilmaz. Çünkü, onlar Allah'i (cc), Allah'in (cc) da onlari sevdigi kullar; bir hata yaptiklarinda, hemen tövbe edeceklerinden, yaptiklari günah sayilmaz. Günahlari sevaba çevrilir. O kullar bir günah islediklerinde, günahlarinda israr etmez, hemen tövbe ederler. Böylece, Allah'in sevdigi kullarinin günahi sevap olur. Ayet-i Kerime'de söyle buyurulmustur:
"Allah, tövbe edenlerin günahini sevaba çevirir." (Furkan 70)
Hasan-i sazeli (Kuddise Sirruhu), duasinin devaminda söyle diyor: "Bizim sevaplarimiz da, bugz ettigin kisilerin sevabi gibi olmasin."
Buradan anlasiliyor ki, Allah (cc) bir kuluna bugz ettigi, kizdigi zaman, onun sevabi, sevap sayilmaz. Burada, bizim için çok büyük bir isaret vardir. söyle ki; elimizden geldigi kadar, -bila tesbih- Allah-u Zülcel'in gözüne girmeye çalismaliyiz. Böylelikle, Allah (cc) bizi sevdigi zaman, günah isledigimizde bir sey olmaz. Çünkü, Allah (cc) bize tövbe nasip edecektir. Sevaplarimiz da zaten yerindedir.
ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN. Amin.