Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Cuma Hutbesi-2
(03.02.2006 - MUHARREM AYI VE ÂŞÛRÂ)



Muhterem Müslümanlar,

Hicri Takvimin ilk ayı olan muharrem ayının İslam tarihinde önemli bir yeri vardır. Bu ayın onuncu gününe "aşure günü" denilmektedir. Sevgili Peygamberimiz (a.s.) bu aya değer vermiş ve ; "Ramazan orucundan sonra en fazîletli oruç, Allahın değer verdiği ay olan muharrem ayında tutulan âşûrâ orucudur" buyurarak[1] bu ayda oruç tutmuştur.

Aziz Müminler,

Hazreti Aişe validemizden rivayet edilen bir hadis-i şerifte, İslam öncesinde, Mekke halkının oruç tutmakta olduğu "âşûrâ" gününde Peygamberimizin de oruç tuttuğu bildirilmektedir. Rasülullah (s.a.v) Medîne'ye hicret ettikten sonra da bu orucu tutmuş ve müminlere de tutmalarını tavsiye etmiştir.[2] Ramazan orucu farz kılındıktan sonra da Peygamberimizin tavsiyesi üzerine bu oruç sünnet olarak tutula gelmiştir[3] "Âşûrâ orucu" olarak adlandırılan bu oruç, Muharrem ayının onuncu günü tutulmakla birlikte, sünnet olan, bu günü bir öncesi veya sonrası ile oruçlu geçirmektir.[4]

Muhterem Kardeşlerim,

Tarihte geçmiş birtakım hadiselerin, Muharrem ayında gerçekleşmiş olduğuna dair bazı rivayetler bu aya ayrı bir değer verilmesine sebep olmuştur. Hz. Adem'in cennetten yer yüzüne indirilmesi, Hz. Nuh (a.s.)'ın tufandan kurtulması, Hz. Musa (a.s.) ve ona iman edenlerin Firavun'un zulmünden kurtulmaları gibi insanlık tarihinde dönüm noktası sayılabilecek bazı önemli olayların bu ayda vuku bulduğu rivayet edilmektedir. İslam tarihinde özel bir yeri olan Hz. Hüseyinin Kerbelâ'da şehit edilmesi olayı da yine bu ayda vuku bulmuştur. Bilindiği gibi, sevgili peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin, o dönemde cereyan eden siyasi kargaşa ve çatışmalar neticesinde, müessif bir şekilde öldürülmek suretiyle şehid edilmiştir. Bu üzücü olay, Hz.Peygamberi ve ailesini seven müminlerin gönüllerinde silinmez izler bırakmıştır.

Değerli Müslümanlar!

Tarihte yaşanmış ve geri dönüşü olmayan böyle acı olayları tasvip etmek mümkün değildir. Ancak, bunları hatırlamak, ders almak içindir. Bu olay, bütün Müslümanları derinden sarsan ve kederlendiren acı bir tecrübedir. Bu ve benzeri olaylar karşısında, sağduyulu hareket ederek Allah ve Peygamber sevgisi etrafında kenetlenmeliyiz. Hz. Peygamberi, O'nun aile fertlerini ve ashabını sevmek hepimizin müşterek heyecanı olmalıdır. İyi bilelim ki, huzurlu bir toplum halinde yaşayabilmek, Yüce Dinimizin bize öğrettiği karşılıklı sevgi ve saygıya dayalı kardeşliği, birlik ve beraberliği korumakla mümkündür.

Hutbemi Yüce Rabbimizin bu konudaki emriyle bitiriyorum; "Hep birlikte Allah'ın ipine (Kuran'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz."[5]

_________________

[1] Müslim, Sıyam, 38. No:202

[2] Buhârî, Savm, 69. II, 251. Müslim, Sıyâm, 19 no:128.

[3] Buhârî, Savm, 69, II, 251.

[4] Tirmizî, Savm, 50. III, 128

[5]Al-i İmran, 3/103.
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
SAĞOLASIN HEKİMOĞLU KARDEŞİM ELİNE SAĞLIK
HAAA BU ARADA CUMANDA MUBAREK OLSUN
 

kerems

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Kas 2005
Mesajlar
621
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Trabzonspor
Allah Razı Olsun...
Herkesin Cumasıda Mübarek Olsun...
 

Hasbi

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
5 Eyl 2005
Mesajlar
317
Aldığı Beğeniler
1
Allah(c.c.) Razı Olsun Hekimoğlu Kardeşim..

Mevlam bize ÂŞÛRÂ gününün İhsanını Lütfetsin...
 

peri

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Ara 2005
Mesajlar
950
Aldığı Beğeniler
5
Cuma Günü Kaç Hutbe Okunur?

İki hutbe okunur. Birinci hutbede mü'minlere vaaz ve nasihat; ikincisinde ise, bütün Müslümanlara dua yapılır. Her iki hutbede de, Allah'a hamd ü senâ ve Resûlüne salâvat vardır.


» Cuma Hutbesinin Farzları Nelerdir?


Cuma hutbesinin farzları ikidir:

1 - Vaktin girmiş olması. Hutbe, röğle vakti girdikten sonra namazdan önce okunur. Vakitten önce veya namazdan sonra okunması caiz değildir.

2 - Hutbede Allah Teâlâ'yı zikretmek, yahut ona hamdetmek, onu tesbih etmek... Bunlar hutbe kasdı ile yapılmalıdır. Hutbe ile namaz arası, başka bir şey ile kesilmemesi de şarttır.



» Cuma Hutbesinin Sünnetleri Nelerdir?


Cuma hutbesinin sünnetleri şunlardır:

1 - Hutbeyi ayakta okumak. Oturarak veya yaslanarak okumak caiz ise de, sünnete aykırıdır.

2 - Hatibin, minbere çıktığında yüzü cemaata dönük olması.

3 - Hatibin huzurunda ezan okunması.

4 - Birinci hutbeye hamd ile başlamak.

5 - Hutbeyi sesli okumak.

6 - Şehadet getirmek ve Peygambere salâvatta bulunmak.

7 - Müslümanlara dünya ve âhiretlerine faydalı nasihatta bulunmak.

8 - Eûzü-besmele çekip bir âyet okumak. Okuyuş ya uzun bir âyet veya 3 kısa âyet olmalıdır.

9 - Hutbeyi ikiye ayırarak iki hutbe arasında bir müddet oturmak. Üç âyet okuyacak kadar oturmalıdır.

10 - İkinci hutbeye de birinci hutbe gibi hamd ve salâvatla başlamak.

11 - İkinci hutbede mü'minlere dua etmek.

12 - Her iki hutbeyi de uzatmayarak mümkün olduğu kadar kısa kesmek. Uzun okumak mekruhtur. Hadîs-i şerîf'te:

"Namazı uzatıp hutbeyi kısa kesiniz. Şüphesiz ki bâzı sözler, sihir gibi kalbleri teshir eder" buyrularak hutbenin az, öz ve beliğ olması istenmiştir. Zaten Hz. Peygamberin okuduğu hutbelere baktığımız zaman bu özellikleri rahatça görebiliriz. Hutbe okurken kimse ile konuşulmaz, hiç dünya kelâmı söylenmez, hattâ yakındaki birine "sus, konuşma" tarzında elle işarette bile bulunulmaz. Namazda imiş gibi susularak Hatib efendi dinlenir. Resûlüllah Efendimiz bu hususta şöyle buyurmuştur:

"Hutbe okunurken birisi arkadaşına "sükût dur' veya 'sus' dese, lağvetmiş, yani kendisi sükût etmemiş olur. Hutbe okunurken lâğv edenin Cumasının fazileti yoktur." Dinlerken yüzü hatib efendiye çevirerek dinlemeli, başı sağa sola çevirip etrafına bakınıp durmamalıdır.

» Cuma İle İlgili Mes'eleler:

*n öğle vaktinin sona ermesi de Cumayı bozar.

» Cuma'nın Âdâbı Nelerdir?

Cumada imam hutbeye çıkmak üzere iken içeri giren kimse, oturup bekler. Kılamadığı ilk sünneti de, Cumanın farzını kıldıktan sonra kılar. Şayet imam henüz hutbeye çıkmak üzere ayağa kalkmamışken gelip de sünnete başlamışsa, acele ile iki rek'at kılıp o anda başlamış olan hutbeyi dinler. Şayet hutbe ikinci rek'atı kıldıktan sonra başlarsa, bu defa sünneti acele ile 4 rek'ata tamamlamak gerekir.

* Cuma namazı kadınlara ve misafirlere farz olmadığı halde, camiye gidip kılsalar, öğle namazı yerine geçer. Ayrıca öğle namazı kılmaları gerekmez. Nitekim gayr-i müslim memleketinde (dâr-ı harb) olanlar için de durum aynıdır. Kendilerine cuma farz olmadığı halde toplanıp kılsalar, bu namaz öğle yerine geçer.

* Cuma namazı kılmayan kimselerin, öğle namazını cemaatle kılmaları mekruhtur. Ayrıca Cuma namazı kılmayan kimseler, öğleyi kılmayı Müslümanların Cuma namazını kılmalarından sonraya bırakmalıdırlar. Bu sünnettir. Bir beldede Cuma kılınmadan evvel, Cuma kılamayan kimselerin öğle namazlarını kılmaları mekruhtur.

* İmama teşehhüdde veya sehiv secdesinde yetişen kimseler, imam selâm verdikten sonra, kılamadıkları rek'atları tamamlarlar.

* Cuma namazının kırâeti sesli yapılır. Aynen sabah namazının farzı gibi kılınır.

* Cuma namazına yetişmek için abdest almaya vakit bulamayan kimse, hemen teyemmüm edip de namaza yetişeyim diyemez. Çünkü Cumayı kaçırsa, yerine öğle namazını kılabilir. Ama bayram ve cenaze namazları böyle değildir. Onlara yetişmek için vaktin darlığından dolayı teyemmüm yapabilir. Zira bu namazların geçmesi halinde yerine geçecek başka bir namaz yoktur.

* Namazı bozan şeyler Cumayı da bozar. Ayrıca Cuma kılınırke


Cuma gününde Müslümanlar bir araya gelir, topluca Cuma namazı kılar, birbirleriyle görüşüp kaynaşırlar. Bu hususta şu âdâba dikkat etmek lâzımdır:

1 - Cuma gününe imkânı olanlar sabahtan hazırlanmalıdırlar. Bu hazırlık, gerekli temizliği yapıp abdest almak, yeni ve temiz elbiseler giyip güzel kokular sürünmek, vekar ve ciddiyet içinde erkenden camiye çıkmak gibi hususlardır. Bu konuda hadîs-i şerîflerde şöyle buyurulur:

"Kim ki Cuma günü elbisesini temizler, yıkanır, erkenden de camiye gider, imama yakın oturur ve imamı dinlerse, iki Cuma arasındaki günahlarına, hattâ üç gün de ziyadesiyle keffâret olur."

"Cuma günü olunca melekler mescidin kapısında oturur ve sıra ile ilk gelenleri kaydederler."

"Üç şey var ki, insanlar bunların faziletini bilseydi onları ede etmek için yarışırlardı. Onlar da: Ezan okumak, birinci safa yetişmek ve erkenden Cuma'ya gitmektir."

2 - Cuma günü için gusletmek. Cünüplükten kurtulmak için gusledilse de olur. Hadîs-i şerîf'te:

"Cuma günü abdest almak çok güzeldir. Fakat gusletmek daha da güzel ve faziletlidir" buyrulmuştur.

3 - Cuma günü, Cuma namazından önce veya Cuma gecesi, Kehf, Duhan veyahut Yâsîn, yahut da başka bir sûre okumak; bu da olmazsa Kur'an'ın herhangi bir yerinden okumak. Bu mübarek günü, İlâhî kelâmın nûru ile tezyîn etmek güzel bir amel, sevablı bir iştir.

4 - Cuma namazı için camiye girince, henüz hutbe başlamamış ise, kıbleye yakın boş bulunan bir yere oturmak, hatib minbere çıkınca onu can kulağı ile dinlemek.

5 - Hatib minberden inerken mihraba geçmesi için ayağa kalkmak. Bu, minber ile mihrab arasında oturanlar içindir.

6 - Hatibin hutbesinden öğüt almak.

7 - Cuma günü Peygamberimize bol bol salâvat getirmek de müstehabdır. Hadîs-i şerîfte salâvatın mağfirete vesîle olacağı bildirilmiştir.

8 - Cuma günü fakirlere sadakalar dağıtmak da müstehabdır. Mükâfatı iki katlıdır. * *
 

Başak

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
1,488
Aldığı Beğeniler
5
Hepimizin Cuma'ı Şerifleri mübarek olsun...

Rabbimin affıa mazhar olalım İnşeallah...

Aminnn...
 
Üst Alt