İlk ve ortaöğretimde yaşanan şiddet olaylarının ardı arkası kesilmiyor. Dün de başkent Ankarada iki lise öğrencisi bıçakla yaralandı. Uzmanlar, şiddet olaylarının sebebini dinî eğitimden uzaklaşma ve ahlâkî çöküntü olarak gösteriyor. Ancak bugün 12 yaşın altındaki çocuklara Kuran eğitimi hâlâ yasak.
BALE SERBEST, KURAN YASAK
Bütün araştırmalar, yaz Kuran kurslarına katılanların yüzde 80'inin 12 yaşın altındaki çocuklar olduğunu ortaya koymasına rağmen, Anasol-M döneminde, beşinci sınıftan sonra kursa gidişe imkân tanıyan bir yasal düzenlemeyle gerçek Kuran kursu kitlesine Kuran eğitimi yasaklanmıştı. 633 sayılı kanunun Kuran kurslarıyla ilgili olan 7. maddesinde yapılan değişiklik, Anayasa Mahkemesince iptal edilince kanunda bir boşluk oluşmuş, söz konusu boşluk, 22.07.1999 tarih ve 4415 sayılı yasayla 633 sayılı kanuna eklenen ek 3. madde ile doldurulmuştu. Anasol-M döneminde kabul edilen ek 3. madde ile 12 yaşın altındaki çocukların Kuran kursuna gitmeleri yasaklanmıştı. Bale, müzik, resim, spor, yabancı dil gibi eğitim ünitelerinden herhangi birisi için yaş sınırı bulunmazken, sadece Kuran eğitimi için çocuklara 12 yaşına kadar bekleme şartı getirilmişti. 28 Şubat kalıntısı yasak, iktidarda, üçte ikilik Meclis çoğunluğuna sahip bir partinin bulunmasına rağmen hâlâ sürüyor.
HER YIL 126 BİN ÇOCUK KURAN-I KERİM EĞİTİMİNDEN MAHRUM BIRAKILIYOR
Türkiyede 4 bin 221 Kuran kursu bulunuyor. Diyanet-Sen Genel Başkanı Ahmet Yıldız, Yaş sınırlamasının kaldırılması halinde bu kurslarda yılda 126 bin çocuk daha Kuran eğitimi alabilir. Dün, 28 Şubat sürecinde Kuran eğitiminden mahrum bırakılan çocuk, bugün genç oldu ve maalesef eline bıçağı alıp, hocasına, arkadaşına saldırdı dedi. Milletin iradesine vurulmuş bir darbe olarak nitelendirdiği Kuran kurslarına 12 yaş sınırlamasına dikkat çeken Yıldız, şöyle konuştu: Kurandan habersiz yetişen bir neslin bizlere çıkarttığı fatura ortadadır. Okul ve sokaklardaki şiddetin temelinde bu yatmaktadır. Kuran ve din eğitiminin eksikliği, bu gençleri boşluğa ve şiddetin içine itmiştir. Kuran kurslarına uygulanan yasakların bir an önce kaldırılması ve okullarda din eğitimine önem verilmesi gerekmektedir.
KURAN KURSLARINA HAKETTİĞİ ÖNEM VERİLMELİ
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Bilal Eser de, Okullardaki artan şiddet olayları bize okullarda din ve ahlâkî önemin yeterince verilmediğini göstermektedir. Din eğitimi derslerini okullarda uzmanlar profesyonelce vermelidir. Kuran kurslarına verilen önem bir an önce artırılmalıdır. Burada hükümete büyük görevler düşmektedir. Kuran kurslarının önü, yasal düzenlemeler ile açılmalıdır diye konuştu.
ANASOL-M, UYARILARIMIZA KULAK ASMADI
FPden milletvekilliği döneminde, 12 yaş sınırlamasının altında imzası bulunan Anasol-Myi, düzenlemenin toplumda tamiri imkânsız yaralar açacağı konusunda uyardıklarını anlatan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Cevat Ayhan da, İktidar uyarılarımıza kulak asmadı. Kuran kurslarına yasakçı zihniyetlerin müdahaleleri devam ettikçe, toplumdaki ahlâkî çöküş artarak sürer. Bu kursları engelledikçe, çocuklarımız dininden ve ahlâkî eğitimden uzaklaşır. Bugün okullarda ilköğretim birinci sınıftan itibaren uzman öğreticiler tarafından din eğitimi dersleri verilmeye başlanmalı ve okullardaki şiddet olaylarının nedeninin ahlâkî ve dinî çöküş olduğu görmezden gelinmemelidir. Kuran kurslarının önündeki tüm engeller kaldırılıp, özgürleştirilerek çocuklarımızın önemli olan eksiklikleri giderilmelidir dedi.
İslÂmI YOK SAYARAK KİMSE BİR YERE VARAMAZ
Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu ise şunları kaydetti: Ana ilke olarak öğrenciler dinlerini okullarda öğrenmelidirler. Buradaki ana bilgiler camilerde ve Kuran kurslarındaki ilave ve uygulamalı bilgiler ile donanmalıdır. Ancak yapılmak istenen şey; Türk çocuklarını dinden uzak tutmaktır. Çocuklarımız neredeyse manevi bilgi edinmeme cezasına çarptırılmıştır. Türkiye bundan büyük zarar görür. İslâm dinini yok sayarak kimse bir yere varamaz. Bugün ilk ve ortaöğretimde öğrencilerin aralarında meydana gelen şiddet olayları ve madde bağımlılığı, çocukları manevi değerlerden uzaklaştırmanın, kötüyü iyi yerine koyan bir anlayışın ürünüdür.
DİN VE AHLAK EĞİTİMİ
BİR ÜLKENİN EMNİYETİDİR
BEMBİR SEN Genel Başkanı Mürsel Turbay da, son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarının, geçmişe dayanan yanlış eğitim politikalarıyla direkt ilişkili olduğunu söyledi. Turbay, Bugün okullarda yaşanan şiddet, çocuklarımızın manevi bilgi ve eğitim yoksunluğuyla ruhsal bunalım içine düşmelerinden kaynaklanmaktadır. Dünden bugüne ülkede artan terör ve şiddet olaylarının faillerinin din ve ahlak eğitimi almış kişilerden oluşmadığını, yapılan istatistiklerin de desteklediği ortadadır. Din eğitimi veren kurumların kapatılması ve önüne engeller çıkartılması yanlış bir uygulamadır. Bundan derhal vazgeçilmelidir. Din ve ahlak eğitimi bir ülkenin emniyetidir şeklinde konuştu.
BALE SERBEST, KURAN YASAK
Bütün araştırmalar, yaz Kuran kurslarına katılanların yüzde 80'inin 12 yaşın altındaki çocuklar olduğunu ortaya koymasına rağmen, Anasol-M döneminde, beşinci sınıftan sonra kursa gidişe imkân tanıyan bir yasal düzenlemeyle gerçek Kuran kursu kitlesine Kuran eğitimi yasaklanmıştı. 633 sayılı kanunun Kuran kurslarıyla ilgili olan 7. maddesinde yapılan değişiklik, Anayasa Mahkemesince iptal edilince kanunda bir boşluk oluşmuş, söz konusu boşluk, 22.07.1999 tarih ve 4415 sayılı yasayla 633 sayılı kanuna eklenen ek 3. madde ile doldurulmuştu. Anasol-M döneminde kabul edilen ek 3. madde ile 12 yaşın altındaki çocukların Kuran kursuna gitmeleri yasaklanmıştı. Bale, müzik, resim, spor, yabancı dil gibi eğitim ünitelerinden herhangi birisi için yaş sınırı bulunmazken, sadece Kuran eğitimi için çocuklara 12 yaşına kadar bekleme şartı getirilmişti. 28 Şubat kalıntısı yasak, iktidarda, üçte ikilik Meclis çoğunluğuna sahip bir partinin bulunmasına rağmen hâlâ sürüyor.
HER YIL 126 BİN ÇOCUK KURAN-I KERİM EĞİTİMİNDEN MAHRUM BIRAKILIYOR
Türkiyede 4 bin 221 Kuran kursu bulunuyor. Diyanet-Sen Genel Başkanı Ahmet Yıldız, Yaş sınırlamasının kaldırılması halinde bu kurslarda yılda 126 bin çocuk daha Kuran eğitimi alabilir. Dün, 28 Şubat sürecinde Kuran eğitiminden mahrum bırakılan çocuk, bugün genç oldu ve maalesef eline bıçağı alıp, hocasına, arkadaşına saldırdı dedi. Milletin iradesine vurulmuş bir darbe olarak nitelendirdiği Kuran kurslarına 12 yaş sınırlamasına dikkat çeken Yıldız, şöyle konuştu: Kurandan habersiz yetişen bir neslin bizlere çıkarttığı fatura ortadadır. Okul ve sokaklardaki şiddetin temelinde bu yatmaktadır. Kuran ve din eğitiminin eksikliği, bu gençleri boşluğa ve şiddetin içine itmiştir. Kuran kurslarına uygulanan yasakların bir an önce kaldırılması ve okullarda din eğitimine önem verilmesi gerekmektedir.
KURAN KURSLARINA HAKETTİĞİ ÖNEM VERİLMELİ
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Bilal Eser de, Okullardaki artan şiddet olayları bize okullarda din ve ahlâkî önemin yeterince verilmediğini göstermektedir. Din eğitimi derslerini okullarda uzmanlar profesyonelce vermelidir. Kuran kurslarına verilen önem bir an önce artırılmalıdır. Burada hükümete büyük görevler düşmektedir. Kuran kurslarının önü, yasal düzenlemeler ile açılmalıdır diye konuştu.
ANASOL-M, UYARILARIMIZA KULAK ASMADI
FPden milletvekilliği döneminde, 12 yaş sınırlamasının altında imzası bulunan Anasol-Myi, düzenlemenin toplumda tamiri imkânsız yaralar açacağı konusunda uyardıklarını anlatan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Cevat Ayhan da, İktidar uyarılarımıza kulak asmadı. Kuran kurslarına yasakçı zihniyetlerin müdahaleleri devam ettikçe, toplumdaki ahlâkî çöküş artarak sürer. Bu kursları engelledikçe, çocuklarımız dininden ve ahlâkî eğitimden uzaklaşır. Bugün okullarda ilköğretim birinci sınıftan itibaren uzman öğreticiler tarafından din eğitimi dersleri verilmeye başlanmalı ve okullardaki şiddet olaylarının nedeninin ahlâkî ve dinî çöküş olduğu görmezden gelinmemelidir. Kuran kurslarının önündeki tüm engeller kaldırılıp, özgürleştirilerek çocuklarımızın önemli olan eksiklikleri giderilmelidir dedi.
İslÂmI YOK SAYARAK KİMSE BİR YERE VARAMAZ
Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Başoğlu ise şunları kaydetti: Ana ilke olarak öğrenciler dinlerini okullarda öğrenmelidirler. Buradaki ana bilgiler camilerde ve Kuran kurslarındaki ilave ve uygulamalı bilgiler ile donanmalıdır. Ancak yapılmak istenen şey; Türk çocuklarını dinden uzak tutmaktır. Çocuklarımız neredeyse manevi bilgi edinmeme cezasına çarptırılmıştır. Türkiye bundan büyük zarar görür. İslâm dinini yok sayarak kimse bir yere varamaz. Bugün ilk ve ortaöğretimde öğrencilerin aralarında meydana gelen şiddet olayları ve madde bağımlılığı, çocukları manevi değerlerden uzaklaştırmanın, kötüyü iyi yerine koyan bir anlayışın ürünüdür.
DİN VE AHLAK EĞİTİMİ
BİR ÜLKENİN EMNİYETİDİR
BEMBİR SEN Genel Başkanı Mürsel Turbay da, son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarının, geçmişe dayanan yanlış eğitim politikalarıyla direkt ilişkili olduğunu söyledi. Turbay, Bugün okullarda yaşanan şiddet, çocuklarımızın manevi bilgi ve eğitim yoksunluğuyla ruhsal bunalım içine düşmelerinden kaynaklanmaktadır. Dünden bugüne ülkede artan terör ve şiddet olaylarının faillerinin din ve ahlak eğitimi almış kişilerden oluşmadığını, yapılan istatistiklerin de desteklediği ortadadır. Din eğitimi veren kurumların kapatılması ve önüne engeller çıkartılması yanlış bir uygulamadır. Bundan derhal vazgeçilmelidir. Din ve ahlak eğitimi bir ülkenin emniyetidir şeklinde konuştu.
