Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Etmedim pazarımı zahir ben,
İffetim ayak değmemiş kardir.
Konuşan diller kesilse ferden,
Sanırım alamet-i kıyamattir.
Yetişir düştü etekteki taşlar,
Kimi görsem tepeleme taşlar.
Cıfıt çarşısı mübarek başlar,
İnsan dediğin böyle m'ola?
Gayrı bıktım eksiltili cümleye,
Karışmıyorum ekşisine, sütlüye,
Zati dilime gelmiyor ya neyse!
Benim bildiğim şecere böle m'ola?
Bilmemki efendi ne menemmiş,
Nesi güzel neyi eksikmiş,
Ne zaman gel ne ara gitmiş.
Kime yazmış aman ne demiş.
Gayri miş-ler fazla sırıttı farkındayım,
Ama af buyurun var mı bir günahım?
Bu bahisler daha hafif elime kaldırmaz.
Bu garip deseniz kafiyeden anlamaz.
İyi mi sağ baştan say otursun,
Bırakın anlamayan kudursun,
Gayri kalemde mürekkep donsun.
Laftan anlayan kaldı m'ola?
Dünya pazarının sermayesi altındır. Öte alemin sermayesi ise; aşk ve daim nemli iki göz. Gönlüm bağdır, gözüm bulut. Bulut ağladı mı bağ yeşerir. Mum gibi yaş dök ki gönül evin aydınlansın..
Tevbe edebileceğin günahların varsa ne mutlu sana!
Kendisinden dönebileceğin vazgeçebileceğin
yaptığına pişman olacağın günahların…
ama senin günahların… sana mahsus günahların…
yapamayacağını zannettiklerin ama yaptıkların…
Tevbe etmek demek ayağa kalkmak demek;
her düşüşünde yeniden ayağa kalkmak…
Düşüşlerin yolda oluşunun alameti…
düşe kalka yürüyüşünün… insan oluşunun…
Düşmekten korkmamalısın o halde.
Korkacaksan ayağa kalkamamaktan kork!
Düşersen ayağa kalkmaktan kaçınma!
Düş ama her defasından ayağa kalk!
Günahların da senin tevbelerin de.
Düşüşlerinle kemale ereceksin ve günahlarından dönüşlerinle..
Noksanlarınla eksiklerinle yetersizliklerinle alemin kemaline katkıda bulunacaksın.
Noksan olmayaydın alem noksan olurdu;
senden senin eksiklerinden noksanlarından
yetersizliklerinden mahrum kalırdı.
Düşmedikçe kalkamazdın.
Günah işlemedikçe tevbe edemezsin.
Sözün özü bağışlamadıkça bağışlanamazsın..