Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Onur

Geliştirici
 
Üyelik Tarihi
1 Eki 2005
Mesajlar
7,571
Aldığı Beğeniler
4,846
Konum
Karaman
Takım
Galatasaray
80'li yılların sonların bir beşiktaş-boluspor maçı sırasında hakem
beşiktaşın net 2 golünü vermez, boluspora havadan bir penaltı verir.
maç çığrından çıkmıştır. beşiktaşlılar neredeyse sahayı terketmeyi düşünürler.
boluspor 2. golü de atar.
metin tekin santralı yapmaz bekler. hakem düdüğü bir daha çalar,ama metin
hala topa dokunmaz.
-hakem, "metin neden başlamıyosun, bak kart çıkartırım" der.
-metin cevap verir: "hocam sahanıza geçin de başlayalım"
--------------------------------------------------------
bir telefoncuya giren çocuk nokia 3310'ları incelemektedir.
gülen bir yüzle onu izleyen kasiyere döner ve sorar:
-abi bunun şarjı bi hafta gider mi?
-sırtında bi aküyle dolaşırsan gider
 

sema-zen

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Şub 2010
Mesajlar
13
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Galatasaray
ALLAH HER HAKKI KORUR
Kanuni Sultan Süleyman, Seyhülislâm Ebüssuud Efendi’den, manzum bir beyitle, Topkapı Sarayının bahçesindeki meyve
agaçlarına zarar veren karıncaların yok edilmesinin dinen mümkün olup olmadıgını sormus.
Beyit söyle:
“Dirahta ger ziyan etse karınca
Günah var mıdır ânı kırınca?”
(Eger karınca agaca zarar verir, onu kurutursa onu yok etmenin bir günahı var mıdır?)
Sairligi de bulunun Ebüssuud Efendi, manzum soruya manzum bir cevap vermis:
“Yarın Hakkın divanına varınca,
Süleyman’dan hakkın alır karınca.”
--------------------------------------------------------------------------
ÂDEMSIZ CENNET
Divan edebiyatının en büyük sairlerinden olan Bakî, Edirne’yi bir ziyareti sırasında; Emrî, Mecdî gibi tanınmıs Edirneli
sairlerle de görüsüp konusmus. Bu esnada yerli sairler Edirne’yi o kadar övmüsler ki Bâkî’ye, bu övgülerden gına gelmis.
Bununla da yetinmeyip, Bâkî’nin Edirne hakkındaki kanaatini ögrenmek istemisler. Içinden kızgın olan Bakî, bu vesileyle Edirneli
sairlere hadlerini bildirivermis:
— Gerçekten sehriniz çok güzel, cennet gibi bir yer. Ama ne yazık ki içinde Âdem (adam) yok.
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
emeginize saglik
 

Hafız_70

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Eyl 2007
Mesajlar
8,243
Aldığı Beğeniler
6,432
Takım
Fenerbahçe
hakem, "metin neden başlamıyosun, bak kart çıkartırım" der.
-metin cevap verir: "hocam sahanıza geçin de başlayalım"

O sahada Bolu sporun sahası tabiki.

Teşekkürler
 

sema-zen

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Şub 2010
Mesajlar
13
Aldığı Beğeniler
0
Takım
Galatasaray
ILIM BASKA IRFAN BASKADIR
Birinci Dünya savası ve Milli Mücadeleden bu yana dogmus, büyümüs, yasamıs, az çok tahsil görmüs olup da "Milli
Edebiyat" akımının öncüsü, Türk hikayeciliginin piri Ömer Seyfettin’in (1884-1920) bir kitabını, hiç degilse bir iki hikayesini
okumayan Türk insanı yok denecek kadar azdır. Ömer Seyfettin, basarılı hikâyeciliginin yanı sıra, bazı konularda kuvvetli
gözlemleri de olan bir Türk aydını idi. Onun bu gözlemlerinden biri de, Türk halkının okumamıs bile olsa irfan sahibi oldugu,
sagduyusu ile okumusların bile kavrayamadıgı bazı gerçekleri kavradıgı yolundaydı. Ömer Seyfettin bunu anlatmak için, "Azizim,
Türk halkı âlim degildir, ama ariftir." sözünü sık sık tekrarlarmıs.
Ülkede birçok zorunlu ihtiyaç maddesi yüzünden sıkıntı çekildigi, bazılarının karneye baglandıgı, bazılarının ise temelli
yok oldugu I. Dünya Savası sonrasında, Ömer Seyfettin Batı Anadolu vilayetlerinden birinde bir lisede ögretmenmis. Bir gün
ögretmenler odasına müjdeli bir haberle girmis:
— Arkadaslar, gözünüz aydın, Avusturya, Türkiye’ye vagonlar dolusu seker gönderiyormus!
Bunun üzerine bütün ögretmenler:
— Yasasın, bundan sonra çayımızı, kahvemizi adam gibi içecegiz, diye sevinç çıglıkları atmıs.
Ömer Seyfettin bu sahnenin hemen arkasından okulun bas hademesini ögretmenler odasına çagırmıs ve herkesin
huzurunda ona da:
— Hasan Efendi, haberin var mı, Avusturya bize vagonlar dolusu seker gönderiyormus, demis.
Hasan Efendi kendini toparlayıp terbiyeli bir eda ile cevap vermis:
— Inanmayın beyim, palavradır bunlar, bu kıtlıkta Avusturya seker bulsa kendi yer!
Hasan Efendinin bu tepkisi üzerine Ömer Seyfettin çıglık atmıs. Ellerini çırparak söyle demis:
— Gördünüz mü arkadaslar, ben bosuna demiyorum, "Türk halkı âlim degildir ama ariftir." diye. Ben bir yalan uydurdum
"Avusturya bize seker gönderiyor" diye, siz okumuslar hemen inandınız. Ama gördügünüz gibi Hasan Efendi yutmadı. îste Türk
halkı birçok gerçegi böyle sagduyusu ve irfanı ile kesfetmistir.

--------------------------------------------------------------------------

NE OLMAK ISTIYOR
ABD Basbakanlarından James Garfield (öl. 1881) baskan olmadan önce bir kolejin müdürüymüs. Bir gün bir anne çocugunu koleje yazdırırken bir ricada bulunmus:
— Müdür Bey, dersleri biraz daha basitlestiremez misiniz? Benimki derslerin hepsini takip edemez. Koleji de bir an önce bitirmek istiyor.
Garfield cevap vermis:
— Evet hanımefendi bu mümkündür. Önce çocugunuzun ne olmak istedigini söyleyin. Malum ya Tanrı bir meseyi yüz yılda yetistirirken bir kabak için iki ayı yeterli görüyor.
 

KanDamLaSi

Ubeyd
 
Üyelik Tarihi
14 Eki 2005
Mesajlar
7,463
Aldığı Beğeniler
64
güzeL cevapLar oLmu$... te$ekkürLer...
 
Üst Alt