HAZRET-İ CEBRÂİL (A.S)İN YARDIMI
Hz. Dıhye (r.a.) çok güzel yüzlü bir sahabi idi. Cebrâil Aleyhisselâm Peygamberimize (s.a.v.) bazan onun sûretinde gelirdi. Bir gün yine bu senetle Peygamberimize gelmişti. Hazret-i Hasan ve Hüseyin, Hz. Cebrâilin dizleri üzerine oturdular. Peygamberimiz bunlara mâni olmak istedi: Kardeşim Cebrâil! Ashâbımdan Dıhye sefere çıkar. Dönüşünde bunlara hediye getirir. Dıhye zannedip size sokuldular diye îzâh etti.
Cebrâil Aleyhisselâm ise şöyle karşılık verdi:
Yâ Resûlallah niçin mâni olmak istiyorsunuz? Fâtıma teheccüd namazı kılarken, Hak Teâlâ beni gönderir; bunların beşiklerini sallardım. O rahatça namazını kılardı. Bazan da anneleri uykuda iken gelir, ağladıkları zaman sustururdum. Benim yanıma gelmelerinde ve bu şekilde hareket etmelerinde bir mahzur yoktur.
Hz. Dıhye (r.a.) çok güzel yüzlü bir sahabi idi. Cebrâil Aleyhisselâm Peygamberimize (s.a.v.) bazan onun sûretinde gelirdi. Bir gün yine bu senetle Peygamberimize gelmişti. Hazret-i Hasan ve Hüseyin, Hz. Cebrâilin dizleri üzerine oturdular. Peygamberimiz bunlara mâni olmak istedi: Kardeşim Cebrâil! Ashâbımdan Dıhye sefere çıkar. Dönüşünde bunlara hediye getirir. Dıhye zannedip size sokuldular diye îzâh etti.
Cebrâil Aleyhisselâm ise şöyle karşılık verdi:
Yâ Resûlallah niçin mâni olmak istiyorsunuz? Fâtıma teheccüd namazı kılarken, Hak Teâlâ beni gönderir; bunların beşiklerini sallardım. O rahatça namazını kılardı. Bazan da anneleri uykuda iken gelir, ağladıkları zaman sustururdum. Benim yanıma gelmelerinde ve bu şekilde hareket etmelerinde bir mahzur yoktur.