Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Sebep

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
6 Eyl 2005
Mesajlar
2,935
Aldığı Beğeniler
3,661
Takım
Galatasaray
Gittiğim her söyleşide "Bülent abi, biz adam olur muyuz?" diye soranlara cevabımdır:
Birleşik Amerika’nın Los Angelos şehrinde fizyoterapist olan Thomas Barret 1939 yılında müthiş bir buhran yaşamıştı. Sıhhati bozulmuş olduğundan çalışamıyor ve günden güne fakir düşüyordu. Cebinde son 39 doları kalmıştı. Sağlık sorunları yüzünden şehirden uzak arazilerde yaşaması gerekiyordu.
Doktor arkadaşlarından birisi aylık 5 dolar taksitle San Fernando Vadisi’ndeki küçük ve kurak tarlasını teklif eder. Burada kaktüsten başka hiçbir şey yetişmemektedir.
Doktor ve karısı burada ufak bir kulübe yapabilecek kadar araziyi düzlemek için bile günlerce uğraşırlar. İşte o zaman Doktor Barret, toprağı kazarken bir solucan görüp sevinçten şapkasını fırlatır. İşte bu solucan onu hem tarihe geçirecek, hem yazar yapacak hem de zenginliğinin sebebi olacaktır.
Doktor Barret, Aristo’dan o güne kadar solucan hakkında ne bulursa dikkatle okur. En kolay biçimde zahmetsiz çoğalan solucanların özelliği şöyledir: Solucan, hiç durmadan toprağı oymakta, toprağın sert kabuk gibi üst tabakasını gayet kolaylıkla ufalanabilir bir hale getirmekte ve oyduğu milyarlarca minimal tünellerle yağmur sularını arazinin her yerine ulaştırmaktadır.
Doktor Barret, yağmurlu havalarda dere yataklarındaki solucanları toplar, nemli yapraklar arasında besler çoğaltır. Artık diktiği her ağacın dibine bir kürek solucan koyabilecektir. Ağaçlar, üzümler, şeftaliler, havuçlar bire dört vermeye başlar. Tek şeftalinin, havucun 500 gram geldiğine şahit olurlar. Geceleri toprağın üstünde, gündüzleri altında durmadan tünel açan solucanlar ona yardım etmeye devam ederler. Onun arazisinde çalışan tahminen bir milyon solucan, ağırlık olarak sadece bir beygire eşittir.
Beygir, öküz veya çapayla yapılacak kazı, kökleri zedeler ama bir milyon ince solucan, köklere zarar vermeden daha derinlere inerek tünel açacak, oralara su götürecek hatta dışkılarıyla toprağı besleyecektir…
Komşusu yanındaki tarlaları ona satmak ister ama Doktor Barret almaz, çünkü ona göre bilinçle yapılacak tarımla bir tarlayı yüz tarlaya çevirmek daha akıllıcadır. Bütün mesele derinlere indirilecek solucanlarla toprağın üst tabakasından ürün alabilmektir.
Onun hikayesi Amerika’da dillere düşer. Yazdığı solucan makaleleriyle çok ince bir kitap çıkarır ve kitap 1 milyon satar. Kitabın satış rakamı tarlasındaki solucanlarla eşittir. Sonraki aşamalarda şehir atıklarını (yani parklardaki çürümüş ağaç yapraklarını) toplayıp bol miktarda solucan üretir. Bu, dünyanın ilk solucan fabrikasıdır.
Tabiatın, müsait zamanlarda 1000 yılda yaptığı verimli toprak tabakasını solucanlar 5 yılda yapmaktadır.
Doktor Barret’in kanaati şudur: "İnsanlığı açlıktan kurtarabilmek için Allah’ın en yapışkan mahlukları solucanlardan yardım talep etmeliyiz. Solucanlar, harap olmuş topraklarımızı ihya etmek ve açları doyurmak için görev bekliyorlar, yeter ki onların kıymetini bilelim…"
Biz adam oluruz kardeşlerim…

Yeter ki mübarek Peygamberimizin ümmeti olarak tıpkı bu küçük solucanlar gibi birbirimize sarılıp en derinlere kadar Allah’ın mesajlarını taşıyalım. Yazıda da söylediğim gibi bir öküz 1 milyon solucana eşit ama solucanlar bitki köklerine zarar vermezler, usta ve naziktirler. Kırıp dökmeden, kör solucanlar gibi her daim eşeleyip kıvranarak bereket ekeceğiz İslam topraklarına… "Solucan gibi ürüyorlar." diyorlar ya bize… Evet, çoğalmaya devam edeceğiz hepimiz, bir ordu kuracağız topraklarımızın dibinde ve rahmet yağmurları iner inmez çıkacağız yeryüzüne, nazik, kibar, görgülü ve asil…
Sağcısı, Solcusu, Kürt ve Türk’üyle Amerika’ya karşı, İsrail’e karşı...
Biz küçük, Allah büyük…


Bülent Akyürek
 

ervah

Başyücelik
 
Üyelik Tarihi
14 Eyl 2010
Mesajlar
515
Aldığı Beğeniler
3
Takım
Fenerbahçe
Bülent Akyürek'e yaraşır bir bahis ve de üslup. Bu adamı seviyorum ben, insanın dimağını ve de bir yerde onurunu yırtıyor ama dedikleri hak sözler. "İçinizdeki Öküze Oha Deyin" hoş bir eserdi. Evet ne diyorduk, haydi solucan olalım..
 

KanDamLaSi

Ubeyd
 
Üyelik Tarihi
14 Eki 2005
Mesajlar
7,463
Aldığı Beğeniler
64
eyvALLAH karde$im… bu yaziyi teLevizyonLarda yayinLamak Lazim ki herkes okusun.. duydun.. görsün… cok güzeLdi.. pay aLabiLenLerden oLmak diLegiyLe…
 
Üst Alt