- Üyelik Tarihi
- 17 Tem 2013
- Mesajlar
- 1,421
- Aldığı Beğeniler
- 716
Peygamber efendimiz [ s.a.v. ] bir gün yanında sahabilerden
Abdullah bin Cafer [ R.A. ] İie bir adamın bahçesine girdi.
Daha içeriye girer girmez birde ne görsün bir erkek deve karşısında duruyor.
Hayvancağız peygamber Efendimizi görünce gözlerinden yaşlar boşanıverdi.
Genellikle sakin ve hassas bir yapıya sahip olan develer
üzüntüsünüde sevincinide derhal belli eden hayvanlardır
İnleyip gözyaşı döktüğüne göre bu devenin büyük bir derdi olmalıydı.
Hemen yaklaştı yanına Rahmet Peygamberi .
Zavallı devenin açlıktan karnı sırtına yapışmıştı.Oldukça da yorgun ve bitin görünüyordu.Acınacak bir durumdaydı.
Sırtında ağır yüklerle birkaç hafta yiyip içmeden kilometrelerce yolu aşabilecek kadar güçlü bir hayvan olmasına rağmen bir deve nasıl olmuştuda bu hale gelebilmişti ?
Belli ki sahibi ona hi iyi bakmamış vede çok hırpalamıştı.
Devenin bu durumuna çok üzülen Peygamber Efendimiz (sav) hayvanın başının kulak arkasına gelen kısmını okşayarak onu teselli etmeye çalıştı .
Peygamber Efendimiz'den gördüğü şefkat ve merhamet neticesinde birazcık sakinleşti zavallıcık.
-Bu devenin sahibi kim ?
-Bu deve kimindir ? diye seslendi
Peygamber Efendimiz (sav) bahçedekilerine sesleniverdi
Ensardan bir genç koşup geldi.
-Benimdir Ey Allah'ın Rasülü
Alemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (sav) hiçbir canlının incitilmesinden hoşlanmazdı
Bütün canlılara Allah'ın birer emaneti olarak bakılmasını isterdi
İşte bu nedenle devenin sahibi olan genç adamı şöyle uyardı
-Allah'ın senin emrine ve hizmetine verdiği bu hayvan hakkında
Allah'tan hiçmi korkmuyorsun ?
Hayvan senin onu aç bıraktığını ve fazla çalıştırıp çok yorduğunu bana soylüyor
Adam yaptığından utandı
Mesaj anlaşılmıştı
Olan bitene şahit olan Abdullah Bin Cafer
(ra) başkalarıda aynı hataya düşmesinler diye
Efendimizin canlılar konusundaki bu hassasiyetini diğer insanlara herzaman anlatmaya özen gösterdi.
Abdullah bin Cafer [ R.A. ] İie bir adamın bahçesine girdi.
Daha içeriye girer girmez birde ne görsün bir erkek deve karşısında duruyor.
Hayvancağız peygamber Efendimizi görünce gözlerinden yaşlar boşanıverdi.
Genellikle sakin ve hassas bir yapıya sahip olan develer
üzüntüsünüde sevincinide derhal belli eden hayvanlardır
İnleyip gözyaşı döktüğüne göre bu devenin büyük bir derdi olmalıydı.
Hemen yaklaştı yanına Rahmet Peygamberi .
Zavallı devenin açlıktan karnı sırtına yapışmıştı.Oldukça da yorgun ve bitin görünüyordu.Acınacak bir durumdaydı.
Sırtında ağır yüklerle birkaç hafta yiyip içmeden kilometrelerce yolu aşabilecek kadar güçlü bir hayvan olmasına rağmen bir deve nasıl olmuştuda bu hale gelebilmişti ?
Belli ki sahibi ona hi iyi bakmamış vede çok hırpalamıştı.
Devenin bu durumuna çok üzülen Peygamber Efendimiz (sav) hayvanın başının kulak arkasına gelen kısmını okşayarak onu teselli etmeye çalıştı .
Peygamber Efendimiz'den gördüğü şefkat ve merhamet neticesinde birazcık sakinleşti zavallıcık.
-Bu devenin sahibi kim ?
-Bu deve kimindir ? diye seslendi
Peygamber Efendimiz (sav) bahçedekilerine sesleniverdi
Ensardan bir genç koşup geldi.
-Benimdir Ey Allah'ın Rasülü
Alemlere Rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz (sav) hiçbir canlının incitilmesinden hoşlanmazdı
Bütün canlılara Allah'ın birer emaneti olarak bakılmasını isterdi
İşte bu nedenle devenin sahibi olan genç adamı şöyle uyardı
-Allah'ın senin emrine ve hizmetine verdiği bu hayvan hakkında
Allah'tan hiçmi korkmuyorsun ?
Hayvan senin onu aç bıraktığını ve fazla çalıştırıp çok yorduğunu bana soylüyor
Adam yaptığından utandı
Mesaj anlaşılmıştı
Olan bitene şahit olan Abdullah Bin Cafer
(ra) başkalarıda aynı hataya düşmesinler diye
Efendimizin canlılar konusundaki bu hassasiyetini diğer insanlara herzaman anlatmaya özen gösterdi.