Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Hafız_70

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Eyl 2007
Mesajlar
8,243
Aldığı Beğeniler
6,432
Takım
Fenerbahçe

Tarih : 20.02.2009

GIYBET ve İFTİRANIN KÖTÜLÜĞÜ

Aziz Müminler!

İslam dini sosyal ilişkilere, ahlaki davranışlara, kişilik haklarının korunmasına, güven ve huzur ortamını yok edecek, bunlara sebep olacak davranışlardan kaçınılmasına büyük önem vermiştir. Bu sebeple sosyal ilişkileri zedeleyen temel hakları ihlal eden, ahlaki zafiyete sebebiyet veren gıybet ve iftirayı da yasaklamıştır.

Gıybet; bir insanı gıyabında eleştirmek, çekiştirmek ve onu hoşuna gitmeyecek sözlerle anmaktır. Sevgili Peygamberimizin ifadesiyle “Kardeşini onun hoşuna gitmeyen bir nitelikle anmandır.” Bu kişinin nesebinde, ahlakında, bedeninde ve işinde olduğu gibi, boyunun uzunluğu veya kısalığı gibi fiziki yapısıyla da ilgili olabilir. Bu tarz konuşmaların hepsi gıybettir.

Değerli Müminler!

Dilin başlıca hastalıklarından biri olan gıybet çok çirkin bir davranıştır. Bu çirkinliği Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de “ölen bir insanın etini yemeye” benzetmiştir. Ölü bir insanın etini yemek nasıl çirkin bir davranış ise ölü gibi kendini savunma hakkı olmayan kimseler hakkında gıybet de o kadar çirkin bir davranıştır. Çünkü gıybet neticesinde insan hem dilini kötüye alıştırmakta hem de kardeşinin hoşuna gitmeyen eksikliğini ifşa ederek kul hakkına girebilmektedir.

Aziz Müminler!

Dinimizin yasakladığı kötü davranışlardan birisi de iftiradır. İftira bir kişinin yapmadığı fiil ve davranışları ona isnat ederek bunları varmış gibi göstermektir. İnsanlara iftirada bulunmak büyük günahtır. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah “İftira edenlerin apaçık bir günah yüklendiklerini” “dünya ve ahirette lanetleniş olup büyük bir azabın onları beklediğini” bizlere haber vermektedir.

Aziz Kardeşlerim !

Müslüman söylediği her söze dikkat etmeli ve özen göstermelidir. Hele söylediği söz başkalarını ilgilendiriyorsa daha çok özen göstermelidir. İnsan her duyduğuna inanmamalı, her işittiğini dillendirmemelidir. Zira Kur’an-ı Kerim’de “Hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp hepsi bunlardan mesuldür” buyrulmaktadır. Bundan dolayı gıybet ve iftira edenler, bu günahı işlediği gibi bunları işittiği halde önlemeyen kimseler de ona katılmış olmaktadır. O halde sorumluluktan kurtulmamız için ya bunları önlemeli veya gıybet ve iftira edenleri dinlememeliyiz.

Değerli Müminler!

Gıybet ve iftira ederek başkalarının şeref ve haysiyetleri ile oynayanlar bilmelidirler ki, bu dünyada herhangi bir cezaya çarptırılmasalar bile, ahrette ilahi adalet huzurunda mutlaka hesap vereceklerdir. Bu bakımdan toplumun huzur ve sükûnetinin bozulmasına, kardeşlik bağlarının kopmasına, aile yuvalarının yıkılmasına ve insanın değerinin zedelenmesine sebep olan gıybet ve iftiradan uzak durmak hem dünya hem de ahiret mutluluğumuza vesile olacaktır.

Hutbemi bir hadis mealiyle bitirmek istiyorum: “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kişi ya hayır söylesin veya sussun.”
 

hakan55

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Şub 2008
Mesajlar
2,486
Aldığı Beğeniler
11
Konum
samsun
Takım
Fenerbahçe
Rabbim razı olsun. Faydalı bir paylaşımdı. Rabbim bizleri gıybet etmekten ve iftiradan korusun inşALLAH.
 

Hafız_70

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Eyl 2007
Mesajlar
8,243
Aldığı Beğeniler
6,432
Takım
Fenerbahçe
Allah sizlerden razı olsun.
 

Mekkeye Hasret

la ilahe illallah..
 
Üyelik Tarihi
23 Ocak 2008
Mesajlar
1,188
Aldığı Beğeniler
13
Konum
rize
Takım
Fenerbahçe
önemli güzel bir paylaşımdı...ALLAH (cc) razı olsun Hocam.. ALLAH tüm çirkin davranışlardan cümlemizi sakındırsın korusun herdaim.

Selam ve Dua İle....
 

fatsalı

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2005
Mesajlar
1,831
Aldığı Beğeniler
796
Konum
fatsa
Takım
Trabzonspor
Emeğine sağlık hocammmmm konu çok güzeldi...imamlığı bırakmasa idim bu hutbeyi alirdim...paylaşım için sağolunuz......
 

Hafız_70

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Eyl 2007
Mesajlar
8,243
Aldığı Beğeniler
6,432
Takım
Fenerbahçe
Allah sizlerden razı olsun kardeşlerim.Bu hutbe bu hafta izmirde okunan hutbedir.Allah izin verirse bundan sonra her cuma buraya yazacağım.
Allaha emanet olun.
 

Hafız_70

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Eyl 2007
Mesajlar
8,243
Aldığı Beğeniler
6,432
Takım
Fenerbahçe
Tarih : 27.02.2009

ADALETLİ DAVRANMANIN GEREĞİ


Muhterem Müslümanlar!

Kainatın sahibi yüce Rabbimiz, Peygamber efendimiz(s) in şahsında bütün insanlığı güzel ahlakı yaşamaya davet etmiştir.Güzel ahlakın da en önemli unsuru adalettir. Yüce Allah mü’minlere şöyle buyurdu:”………(her işte) adaletli davranın. Şüphesiz ki Allah, adil davrananları sever “(Hucurât 9)

Müslüman her zaman, her yerde, herkese adil davranmalıdır. Hemşericilik, akrabayı kayırma,torpil gibi ahlaki eksiklikler, zaaflar müslümandaki adalet duygusunu öldürmemelidir.Rabbimiz (cc) buyuruyor ki: Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan, kendiniz, ana-babanız ve akrabanız aleyhinde de olsa Allah için şahitlik eden kimseler olun. (Şahitliğini yaptıklarınız) zengin olsunlar, fakir olsunlar Allah onlara (sizden) daha yakındır. Hislerinize uyup adaletten sapmayın, (şahitliği) eğer, büker (doğru şahitlik etmez), yahut şahidlik etmekten kaçınırsanız (biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan haberdardır. (Nisâ 135) buyurmaktadır.

Muhterem Müslümanlar!

Allah (cc) adil Müslümanları sever. Bu nedenle her Müslüman, adaleti savunmalı, adaleti uygulamalıdır Herkes, hayatın her alanında, trafikte, işte, ailede birbirlerinin hak ve hukukuna saygı duymalıdır.

Eğer bir kimse; amir veya işveren ise; maiyetindekilere eşit davranarak, adaletini göstermelidir.Memur veya işçi ise, kendisiyle işvereni arasında adaleti sağlamak ve, maaşını helal ettirebilmek için, görevini savsaklamadan en güzel biçimde yapmalıdır. Öğretmen ise, adalet duygusuyla donatılmış, vatanına milletine faydalı nesiller yetiştirmelidir. Eğer esnaf ise; müşteriye mal veya hizmet hakkında doğru bilgi vermeli,fahiş fiyatla satmamalı, kendisiyle müşteri arasında adaletli davranmalıdır.

Muhterem Müslümanlar!

Müslüman; adaletten ayrılmamak için, kendine yapılmasını istemediği bir şeyi başkasına da yapmamalıdır. Müslüman; dünyadaki mahkemelerden kurtulsa bile; ahirette ilahi adaletten asla kurtulamayacağını unutmamalıdır. Çünkü Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz” (Enbiyâ 47)





İbrahim TAŞDEMİR
İskele Yahşibey Camii İmam Hatibi
URLA/İZMİR
 
Üst Alt