Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Herşey rağmen İSLÂM YÜKSELİŞTE


11 Eylül saldırısının ardından özellikle Amerika ve Avrupada İslamiyete karşı ilgi arttı. Bugün Avrupa geneline yayılmış 30 milyonu aşkın Müslüman var. AB üyesi müslüman nüfus; Avusturya'nın 2.5, Danimarka'nın 3, Slovenya'nın 6, Estonya'nın ise 10 katı büyüklükte. ABDde ise yılda tam 500 bin Amerikalı Müslüman oluyor. Bu da her 24 saatte Amerika'da bin 300 kişinin müslüman olduğu anlamına geliyor.
01.gif

Dinlerin dönemlerini kapattıklarını ileri süren Auguste Comte; 'Tanrı öldü' diyen Niectshe; üretici güçlerin gelişmesiyle dinin kendiliğinden yok olacağını söyleyen Karl Marks sözlerini tüketti; ama din yeniden
konuşmaya başladı. 15 binden fazla din ve mezhebin bulunduğu dünyamızda; aradığını bulamayan insanlık büyük bir arayış içinde acaba 'hangi din' sorusuna cevap arıyor. İslâm'ı kabul edenlerin sayısında görülen büyük artış, bu soruya verilen 'doğru cevaba' işaret ediyor. Dünya genelinde İslâma olan ilgi her geçen gün artarak devam ederken, Kuran'ı Kerim'i okuyup Peygamberimiz(sav)'in hayatını inceleyen pek çok kişi İslam'ı seçiyor. Bunun yanı sıra İslâm'ı yaşamaya henüz başlamasalar bile, insanlar için en uygun hayat tarzının Kur'an'da anlatılan hayat olduğunu dile getiren azımsanamayacak pek çok insan var.
Avrupa'da en hızlı yayılan din "İslam"
Müslüman nüfus, yaşlı kıta Avrupa'da hızla yayılıyor. Avrupa Birliği üyesi ülkelerin birçoğunda Müslümanlar en kalabalık azınlık. Ancak bu, Müslümanların bulundukları ülkelerde sosyal ve siyasi şartlara göre; haklarına ve özgürlüklerine tam olarak kavuştukları anlamına gelmiyor. Birçok Avrupa ülkesinde, Müslümanlardan sayıca çok daha az olan azınlıklar daha geniş haklara ve özgürlüklere sahipler. Bunun sebeplerinden belki de en önemlisi Müslümanların kendi içlerinde düzenli bir örgütlenmeye gitmemeleri ve "Müslüman" üst kimliği çatısı altında dayanışma gerçekleştir(e)memeleri. Buna bir de Müslüman varlığından rahatsız olan emperyalist güç odaklarının, gelişen şiddet ve terörün müsebbibi olarak Müslümanların tümünü hedef alan politikaları eklenince, Avrupa'nın öncülüğünü yaptığı hak ve özgürlük söylemi Müslümanlar açısından laf kalabalığından öteye gitmiyor. Bugün 3.5 milyonu Almanya'da, 2 milyonu İngiltere'de, 4-5 milyonu Fransa'da, olmak üzere Avrupa geneline yayılmış 30 milyonu aşkın Müslüman var. 20 milyon Müslüman ise Avrupa Birliği'ne üye ülkelerde yaşıyor. Hollanda ve Yunanistan nüfusundan 5 milyon daha fazla olan AB üyesi müslüman nüfus; Avusturya'nın 2.5, Danimarka'nın 3, Slovenya'nın 6, Estonya'nın ise 10 katı büyüklükte.
Avrupa'nın 60'lı yıllara dek İslâm dünyasını hiç tanımadığını söyleyen İtalyan Profesör Gabriel Mandel, o günden bu zamana kadar sadece İtalya'da İslâmın yayılmasını şu sözlerle ortaya koyuyor: "İtalya'da 1.5 milyon Müslüman var. Bundan 30 sene önce her sene, bir İtalyan Müslüman oluyordu. 20 sene önce bu süre bir aya düştü, ayda bir kişi Müslüman oluyordu. 10 sene önce de haftada bir kişi Müslüman oluyordu. Günümüzde ise her gün onlarca kişi Müslüman oluyor." Bütün Katolik aleminin kalbi durumundaki Vatikan kilisesini içinde barındıran İtalya' nın başkenti Roma'da Avrupa'nın en büyük camisi bulunuyor. Roma camisi aynı anda iki bin kişinin namaz kılabileceği büyüklükte.
İngiltere'deki Müslümanların sayısı da iki milyonu geçiyor. 1000'e yakın cami ve mescit bulunan ülkede, İngiliz hükümeti sayıları Müslümanlardan çok daha az olan Yahudilerin ve Hinduların kurdukları okullara yardım ettiği halde İslâmi özel okullara hiç bir maddi destekte bulunmuyor. Yani Müslümanlara yönelik çifte standart son sürat devam ediyor.
Fransa'da da Müslümanlar, Katoliklerden sonra ikinci büyük kitleyi oluşturuyorlar. Fransa'daki Müslümanların 600 bin kadarı Fransız asıllı. İslâmın giderek yayılması bir tarafa Fransız yönetimini endişelendiren gelişme, bu ülkedeki Müslümanlardan İslâm'ı bir bütün olarak hayatlarına geçirmeye çalışanların sayılarının sürekli artması. Bu yüzdendir ki, Avrupa ülkeleri içinde İslâmi gelişmeyi en çok gündeme getiren ve en çok problem eden ülke Fransa. Fransız yönetimi İslâmi gelişmeyi kısmen dizginleyebilmek için Müslümanların dini hürriyetlerini kısıtlamaya çalışıyor. Bunu da "entegrasyon" adını verdiği bir anlayışa dayandırıyor. Bütün Avrupa ülkelerinin benimsediği "Entegrasyon" politikası ile kastedilen ise aslında "asimilasyon
 

*perwerder*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
2,975
Aldığı Beğeniler
2
Herşey rağmen İSLÂM YÜKSELİŞTE -2

Avrupa ülkelerini kaygılandıran kendi vatandaşlarının müslüman olması. Örneğin Fransız asıllı birisi İslâm'ı seçtiğinde, ana dilini iyi bildiği ve Fransızların düşünce tarzını anladığı için tehlikeli. Çünkü bu sayede İslâmî tebliğ daha hızlı oluyor.
Avrupa'da Türkler ya da Alamancılar
Müslüman işçiler, yapılan antlaşmalar çerçevesinde 1961 yılında Batı Avrupa'ya gitmeye başladılar. İlk gidenler ise Almanya'da çalışmaya başlayan Türk işçilerdi. 44 senelik bir geçmişe sahip olan Batı Avrupa'daki vatandaşlarımızın, bugünkü durumu 20-25 sene öncesine nazaran çok daha kötü. Çocukluk veya gençlik devresini Türkiye'de tamamlamış olanlar Batı Avrupa ülkelerine gittiklerinde belli bir kimlik-kültür birikimine sahipti. Büyük çoğunluğu henüz bekar veya yeni evlenmiş olmaları itibariyle okul çağına gelmemiş çocukların sahipleriydiler. Toplu ibadet yapabilecekleri mabetleri olmasa da, milli-manevi kimliklerini kaybetme endişesi yoktu. İşte, zamanında oluşan o kültürel kimlik alt yapısı sayesinde birinci nesil ve kısmen ikinci nesil Türkler, Batı Avrupa'daki cami derneklerinde milli/dini vecibelerini yaşamak ve yaşatmak için olağanüstü diyebileceğimiz bir mücadele örneği sergilediler. Oysa üçüncü ve dördüncü kuşak adeta asimile olmuş vaziyette. Avrupa'daki Müslümanlar, şimdi gittikçe kendilerinden uzaklaşan, bin bir meşakkatle vücuda getirdikleri camilerin semtine bile uğramayan, nesillerinin kaygısını yaşamaktalar. Almanya, Avrupa Birliği'ne dahil ülkeler içerisinde en fazla müslüman nüfusa sahip olan ülke konumunda. Türkler bu ülkenin en büyük müslüman kesimini oluşturmakta. Batı Avrupa'da yaşayan en kalabalık müslüman azınlık Türkler olduğu gibi, en teşkilatlısı da Türkler. "Almanya'daki bin 200 civarında cami derneğinden bin tanesini Türkler idare ediyor. Ancak Müslümanların gerek çok sayıda dernek ve cami cemaati olarak rekabet içinde olmaları gerekse birçok konuda ihtilaflı oluşları, bazıları için; 'Müslümanların ortak bir tavır sergileme yeteneğinden yoksun olmaları'nın delili.
Müslümanların dini bilinçleri artıyor; ama Türklerin?
Avrupa'daki Müslümanlarla ilgili yapılan araştırmaların ortaya koyduğu bir başka gerçek daha var. Bir yandan Müslümanların sayısı artarken, bir yandan da Müslümanlar arasında dini bilinçlenme de artıyor. Fransız Le Monde gazetesinin Ekim 2001 tarihinde yaptırdığı bir ankete göre; Avrupa'daki Müslümanlar, 1994 yılında yapılan araştırmaya oranla daha çok namazlarına devam edip, daha çok camiye gitmekteler; oruç tutanların sayısı da 1994'e oranla çok daha fazla. Üstelik bu bilinçlenme daha çok üniversite öğrencileri arasında görülmekte. Fransız Emniyet İstihbaratı son yıllarda islâm'ı kabul edenlerin aşırı çoğalması üzerine Temmuz 2005'te bir rapor hazırlamış. Müslüman olanların yaş ortalamasının 32 olduğu belirtilen rapora göre; evlilik sebebiyle Müslüman olanların oranı yüzde 27. Davet ve tebliğ neticesinde Müslüman olanların oranı ise yüzde 15. Raporda ilginç bir ayrıntı Türkiye kökenli Müslümanların Fransa'daki durumunu göstermesi açısından düşündürücü bilgiler içeriyor. Cezayir, Fas ve Tunus kökenli Müslümanların bulunduğu bölgelerde Müslümanlığı kabul edenlerin daha fazla olduğu vurgulanan raporda, Fransa'nın doğusunda yoğun olarak yaşayan Türkiye kökenlilerin bulunduğu bölgelerde İslamı seçenlerin oranının ise çok az olduğu ifade ediliyor. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki Avrupa Birliği raporlarına göre; şu anda üye ülkelerde yaşayan 20 milyon Müslüman 2025 yılında 100 milyona ulaşacak.
11 Eylül sonrası ABD'de İslam
İslâmi yönelişin en dikkat çektiği ülkelerden biri, Amerika Birleşik Devletleri. Amerikan halkının İslâm'a olan ilgisi 2001 yılının son çeyreğinde doruğa tırmandı. Bunda kuşkusuz 11 Eylül'de Dünya Ticaret Merkezi'ne yönelik gerçekleştirilen saldırıların önemli bir etkisi var. Başta Müslümanlar olmak üzere tüm dünyanın şiddetle kınadığı bu saldırı, bir anda insanların -özellikle Amerikan vatandaşlarının- dikkatlerini İslâm'a çevirmelerine neden oldu. Bu ilgi pek çok ülkede İslâm'a yönelen insanların sayısında önemli bir artış sağladı. ABD'de bu ülkeler arasında. Amerika İslâmi İlişkiler Konseyi (CAİR) tarafında yapılan bir açıklamada 11 Eylül saldırısından sonra ABD'de iki ayda 24 bin kişinin Müslüman olduğu, bu sayının, İslâm'ın Amerika'ya girişi tarihinden buyana gerçekleşen en yüksek seviye olduğu ifade edildi. Daha önce yılda ortalama 25 bin civarında Amerikalı Müslüman olurken, 11 Eylül olaylarından sonra bu rakamın yaklaşık iki ayda gerçekleşmesi dikkat çekici. İkiz kulelere yapılan saldırılar öncesi(1997) yapılan tahminler 6 milyonluk müslüman nüfusun 2020 yılında 10 milyona ulaşacağı ve İslamiyet'in ABD'nin en büyük ikinci dini olacağı şeklindeydi. Ancak tahminler 23 yılda değil 4 yılda gerçekleşti. 11 Eylül ile Amerika'da insanların İslâmiyete karşı ilgisi arttı. İslâmlaşma oranı tam 4 kat arttı. 1997'de 1100 olan cami sayısı günümüzde 6000'in üzerinde.Yılda tam 500 bin Amerikalı Müslüman
 
Üst Alt