Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

beyna

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
58
Aldığı Beğeniler
2
Konum
malatya
Takım
Galatasaray
yaralikus.jpg



Hiç olmayanın hiçliğine hiç acır mıydın?



Bilmiyorum, bugünlerde sevdiğini hiç beklemediği bir anda ahirete gönderen kardeşlerim benim hissettiğimi mi hissediyor? Elimdeki her fotoğrafın zamanını ikiye ayırırım: Babamlı olduğum günler/babamsız kaldığım günler. Fotoğraf karesinde babam yoksa yakıcı bir sitem yapışır yakama: "Baban hayatta ama sen İstanbul'da evdesin ha!" "Babanla görüşmek varken, bak başkasının telefonuna bakıyorsun yine!" "Babanın yanında değilsin ve yayladasın demek!"
2004 yılı. Haziran ayı. Babamın vefatına bir ay kalmışmış. Nereden bileyim! O günlerde Ankara'ya gidiyorum. Gerede'de yol Samsun ve Ankara diye ayrılıyor. Babam Samsun'da. Ben ise, hiç tereddütsüz Ankara'ya devam ediyorum. Babamın vefatından önce babama en yakın olduğum nokta orasıydı. Bu kadar yakınken babama, ben Ankara'ya gitmiştim. O gün bugündür Gerede yol ayrımına her geldiğimde içim kanar. Hesap sorarım kendime. Direksiyonu sağa kırsaydın ya!
Aramızdan ansızın ayrılıveren sevdiklerimiz, yokluklarıyla hayatımızın başkahramanı oluverir. Öyle ki onsuz geçirdiğimiz her an, ondan uzak kaldığımız her mekân, ona ilgisiz durduğumuz her hal şaşırtıcı olur sonraları... Şimdi hayatta olsa babam, "işler yoğun, bayrama gelirim inşaallah..." der miydim? Babamdan cılız da olsa bir aferin alacağımı bilsem, yolculuklar için bir sürü geçerli/geçersiz mazeret üretir miydim?
Cevabı yine kendim vereyim. Hayatta olsaydı şimdi, babamın varlığı sıradan olurdu. Ve ben yukarıdaki sorulara evet derdim. Bekletirdim babamı. İşlerden sonrasına bırakırdım onu. Onun olmadığı yerlerde olmayı hakkım bilirdim. Onu aramadan geçirilmiş bir günü normal sayardım. Şimdi hayatta olan sevdiklerime davrandığım gibi davranırdım ona da. Varlığı sanki suçmuş gibi gözümden düşürürdü babamı. Yaşıyor olması sanki gereksizmiş gibi sıradan ederdi babamı.
Garip ama gerçek: Şu anda ölecek olsalar her biri başkahramanımız olacak sevdiklerimizle birlikte yaşıyoruz. Varlıklarını kanıksadığımız sevdiklerimizin öleceğini biliyoruz. Varlığımızı kanıksamış sevdiklerimiz de bizim öleceğimizi biliyor.
İşte kanıksamalar, o unutmalar, o ihmaller hayatı hayat yapıyor. Sanki avcısına bakan vurulmuş ceylan gibi gözlerimiz. Bir o kadar güzel. Bir o kadar açık. Bir o kadar çaresiz. Bir o kadar sessiz ve itirazsız.
Bir başka boyutu daha var bu duruşun. Ölünce sevdiklerini başkahramanı yapanların, sevdiklerinin eksilmesini kanıksayışımız. Sevdiklerince başkahraman yapılmaya aday, varlığı kanıksanmış olanların sevdiklerince gece gündüz ölüm sonrası başkahraman yapılışlarını fark etmeyişimiz.
Ne kadar çok ölüm haberi alıyoruz. Ne kadar çok ölüm haberi almaya alışıyoruz. Sayılara vuruyoruz ölenleri. Bir ölü, iki yaralı. Üç ölü, beş yaralı. Ölen, birinin kızı. Sabah öylesine okula uğurladığı can parçası. Hiç vazgeçilmezi. Ömür boyu hep arayacağı. Yanında yeterince olamadığı için hep çırpınacağı. Ama bize göre sadece bir rakam o: 1. Ölen, bir kızın babası; akşam evde beklediği, rüyalarının adamı. Hep kucakladığı. Hep kucaklamak isteyip de kucaklayamayacağı. Ömrünün her anında bir acı hıçkırık olarak yokluğunu bileceği. Yüreğinde sessizce büyüteceği dipsiz bir uçurum... Ama bize göre yine kupkuru bir rakam o: 1
Öğrenir öğrenmez de sıfırlarız o rakamı. Unutkanlığımız her defasında konfor sunar bize. Babasız kalmış çocukların acısına sağırlaşır kalbimiz. Evladını genç yaşında toprağa koymuş ananın gözyaşına körleşir gözümüz ve gönlümüz. O hançerler değmez hiç tenimize. O hıçkırıklar ulaşmaz göğsümüze.
Herkesi kendi kuyusunda yapayalnız bırakırız. Vurdumduymazlığın ortasında yumuşacık yastıklar arasında bir dünya kurarız kendimize. Ölüme uzak. Ölenleri sadece rakamla sayan. Hemen ardından da sıfıra indiren bir unutkanlık.
Mahzun olmuş/olacak gönüllere teselli sunmak için cebimde ümit yok. Ama bizim sıfır saydıklarımızı sayan Biri'yle tanıştırmak istiyorum sizi. Bizim hiç olduğu için acımadığımıza hepten acıyan, üstelik hiç olduğu için acıyan bir Rahman'ın "ellerinde" buluyorum teselliyi.
Rahman'ın acımasını anlamak için şöyle bir test yapsak kendimize:
Küçücük bir kuş gördük diyelim. Yavru kuş. Belli ki annesinden uzakta: acırız.
Bir de fark ettik ki yavru kuşun bir kanadı kırık: daha çok acırız.
Az sonra gördük ki, diğer kanadı da kırık: daha da çok acırız.
Meğer bir ayağı da kırıkmış: daha da daha da acırız.
O da ne! Öteki ayağı da kırıkmış: daha daha daha da acırız.
Az sonra kör olduğunu da fark ettik: daha daha daha daha da acırız. Belki ağlamaya başlarız.
Sonunda sağlam bir tek gövdesi olan kuşun ezilip gözden kaybolduğunu farz edelim. Öyle ki bizden önce yoldan silinmiş olsun cesedi. Acır mıyız? Hiç sanmam! Olmayan kuşa niye acıyalım ki?
Acımamızı en çok hak ettiği anda, kuşun birden acınası olmaktan çıkması insafsızlık değil mi?
Doğrusu şu ki, insanın şefkati, merhameti, acıması ille de bir nesne arar kendine. Nesne yoksa, acıma başlamaz, merhamet gerçekleşmez.

Yani:
Uzakta da olsa bir annesi bile olmayan, kırık bir kanadı bile olmayan, kırık da olsa bir bacağı dahi olmayan, kör de olsa bir gözü bile olmayan, olmayan bir kuşa acıyamıyoruz. Oysa, Rahman'ın "acıma"sı, kuşun en acınası hali içindir: yokluğuna acır. Merhametiyle yoğu var eder O. Rahmetiyle olmayan kuşun dile gelmeyen varlık duasını kabul eder. Biz bir şeye var olduktan sonra acırız; belki de acımayız. Ama O yokluğuna acıdıklarını var eder.


Şimdi yokmuş gibi uğramadığımız sevdiklerimize bizden daha çok uğrayan ve seven Biri var. Kıymetini ancak yok olunca anladığımız sevdiklerimizi yokluğunda da kıymetli bilen Biri var. Acımasın bir yanımız diye var olduğu halde hiç saydığımız o başkahramanları yokluktan çıkarıp, unutulmuşluktan alıp başkahramanı yapacak denli önemseyen Biri var.
Biri var...
Üstelik, 1 rakamı ile açıklayamayacağımız kadar biricik Biri..
...var.​

Senai DEMİRCİ
 

loreS

"ALLAH dE KaLBiM"
 
Üyelik Tarihi
18 Ağu 2010
Mesajlar
4,445
Aldığı Beğeniler
51
Konum
09
Takım
Galatasaray
Şimdi yokmuş gibi uğramadığımız sevdiklerimize bizden daha çok uğrayan ve seven Biri var. Kıymetini ancak yok olunca anladığımız sevdiklerimizi yokluğunda da kıymetli bilen Biri var. Acımasın bir yanımız diye var olduğu halde hiç saydığımız o başkahramanları yokluktan çıkarıp, unutulmuşluktan alıp başkahramanı yapacak denli önemseyen Biri var.
Biri var...
Üstelik, 1 rakamı ile açıklayamayacağımız kadar biricik Biri..
...var.


Allah razı olsun kardeşim..
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
:ok:
lores kardesimle ayni alinti yapacaktim(:
cok güzeldi kardesim
ellerine emegine saglik
:aro:
 

*Hayat*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
19 Tem 2010
Mesajlar
3,033
Aldığı Beğeniler
4,059
Konum
İstanbul
harika bi yazı mükemmel ellerine sağlık kardeşim ALLAH razı olsun
selam ve dua ile..
 

beyna

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
58
Aldığı Beğeniler
2
Konum
malatya
Takım
Galatasaray
RABBİM cümlemizden razı olsun kardeşlerim bu paylaşımda sadece vesileyiz
 

samanyolu

“Ya Bâki ente’l-Bâki”
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2010
Mesajlar
598
Aldığı Beğeniler
19
Takım
Diğer
Teşekkürler kardeşim.
Çok güzeldi.
 

LAZOĞLU

LAZOĞLU
 
Üyelik Tarihi
11 Eki 2010
Mesajlar
1,134
Aldığı Beğeniler
14
Konum
KARADENİZİN FIRTINALI YERİNDEN
Takım
Trabzonspor
--------------------------------------------------------------------------------


17/5/2007 - Butun Peygamberlerin Soyledigi En Hayirli Dua
Amr binSuayb'in dedesi (r.a.) den rivayet etmistirki sevgili peygamberimiz (s.a.v) hadis-i seriflerinde
"ben ve benden evvelki butun peygamberlerin soyledigi sozlerin en ustunu en faziletlisi ve en sevaplisi: "la ilahe illallahu vahdehu la serikeleh lehul'mulku velehul'hamdu ve huve ala kulli sey'in kadir" sozudur buyurmuslardir.
rasulu ekrem efendimiz Aleyhisselam:her kim bir gun içinde 100 defa:
"la ilahe illallahu vahdehu la seriykeleh lehul'mulku velehul'hamdu ve huve ala kulli sey'in kadir"
duasini okursa 10 kole azd etmis sevabina erisir, ayrica 100 sevap kazanir, 100 gunahi affolunur o gun içinde aksama kadar seytanin serrinden korunmus olur. buyurmuslardir.
AYRICA "la havle vela kuvvete illa billahil aliyul aziym" bu kisa dua bize rabbimizden bagislanmis cok degerli bir zikir duadir bu dua 99 derde devadir bunun en kuçugu kalpteki huzursuzluktur. sevgili kardeslerim uyanik olalim en buyuk ibadetlerden biri zikirdir ve unutmayinki rabbimizin magfireti kulunun gunahlarindan daha genistir ki bize boyle kolay boyle degerli dualari bahsetmis. yani diyoruzya o merhametlilerinde merhametlisi iste bunlar en guzel ornek degilmi sanki rabbimiz bizi cehenneme yuz ustu atmamak için bahane ariyor ve bize en guzel en kolay yollari sunuyor. kardeslerin ecel kapimizi çalmadan uyanik olalim bu gini dua ve zikirleri soylemek ne saatlerimizi nede gunlerimizi alir sadece bir kaç dakikamizi alacaktir belki lutfen gafil olmayalim saygilarimla.
[Seyda Ates]
 
Üst Alt