- Üyelik Tarihi
- 6 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,935
- Aldığı Beğeniler
- 3,661
- Takım
- Galatasaray
Soru: Tevehhüm-ü ebediyet nasıl aşılır?
Tevehhüm-ü ebediyet, insanın kendisini ebedî ve lâyemût (ölmeyecek) zannetmesi, hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya ba lanması, yaşamak için yaşaması, peşin zevk-safa ve ücretlerle avunarak sadece hâl-i hazırı yaşaması, geçmiş ve gelece i umursamaması demektir.
Tevehhüm-ü ebediyet hissi insanda bazen o derece gelişir ki ferdin hayatını bütün bütün tesiri altına alır. Hatta insan, kendi hayatını bırakır, içinde yaşadı ı dünyanın hayatı ile alakadar olmaya durur ve sadece kıyametin kopmasını düşünür; evet sanki onun için endişe verici başka bir şey yokmuş gibi sadece ondan endişelenir, onunla meşgul olur. İki veya üç bin sene sonra da olsa, münhasıran kıyametin kopaca ından endişe duyar. İşte bütün bunlar, tevehhüm-ü ebediyetten kaynaklanmaktadır. Çünkü insan kendi ölümünü düşünmemekte, içinde yaşadı ı dünyanın ölümüyle ilgilenmektedir.
Herkes için diyemem, ama günümüzde çevremize dönüp baktı ımız zaman gençli ini câmi, tekke ve zaviyede geçirmiş dahi olsa çok kimsenin kendisini lâyemût (ölümsüz) zannetti ini görürüz. Öyle ki insanın da ı tutsam koparırım, şunu tutsam yerle bir ederim dedi i veya ileride diyece i ve demesi muhtemel olan devreleri vardır. İnsan o devrelerde hep tevehhüm-ü ebediyet ile yaşar. Özellikle de insan, sıhhati yerindeyken ve gençlik devirlerinde büyük ölçüde tevehhüm-ü ebediyet ile yaşar ve asla ihtiyarlayaca ını, ölece ini düşünmez. Bir gün buradan göçüp gidece ini hiç hatırına getirmez. Servet u sâmânın elinden kayıp gidece ini hiç hesaba katmaz. Bu duygunun üzerine dökülecek kezzab ve insandaki gafleti yok edecek şey, fikir ameliyesidir. Yani âfâkî ve enfüsî tefekkürle gözden perdeyi sıyırmak ve hakikati görmeye çalışmaktır. Zira Allah bizim gözümüzden perdeyi açıp da çok acı bir şekilde hakikati bize gösterece i gün gelmeden gözden perdeyi kaldırıp hakikati görmek çok önemlidir. Kuran-ı Kerimde Cenab-ı Hak: Fekeşefnâ anke ıtâeke febesarukel yevme hadîd - İşte gözünün önünden perdeyi kaldırdık, şimdi artık gözün pek keskindir! (Kâf, 50/22) buyurmaktadır. Yani senin gözünden perdeyi açtık, gözün de artık pek keskin. O gün varaca ın yeri, seni endişelendiren hesap mahallini göreceksin, Rakîb ve Müheymin olan Hz. Allahın senin hakkındaki hükmüne şahit olacaksın.
Evet, nasıl olsa o gün gelecek. O gün gelmeden dikkat ve tefekkürle gözden perdeyi sıyırma ve daha şimdiden Cehennemi ve Cenneti görme, duyma ufkuna ulaşma çok önemlidir. Ama insan nisyandan mürekkep oldu undan, biraz tefekkürden uzaklaşınca hemen kendini ebedi yaşayacakmış gibi bir kuruntu içinde hissetmektedir.