--------------------------------------------------------------------------------
Bu dunyaya gelişimiz,yaşayışımız hep bir şeyleri elde ede bilmek için değil mi?
Yaratılanların içinde eşrefi mahluk olan insan oğlu,bu dünyada diğer canlılar gibi yanlız yaşamayı hiç bir zaman kabul edemez.Doğumdan ölüme kadar yanımızda hep birileri olur.
Hatta ölüm hayatında bile yanlız değildir.Bu dünyadaki işlemiş olduğu iyi ve kötü amelleri karşısına ya Rahmet Meleklerini,yada onları cezalandıraçak ceza Meleklerını çıkaraçaktır.
Hiç düşündünüzmü bu dünyada nasıl dostlarımız var.Kişi arkadaşı üzeredir,buyruğuna uygun yaşıyormuyuz.
Hiç hakiki manada dosttunuz oldumu?
Bizim dostlarımız ,tabii ki bize bezzıyordur.
Şimdi aşağıda yazaçağım vasıflarda hiç döstunuz oldumu kardeşlerım...
Hep beraber tek tek okuyup sorgulayalım bakalım...
Evet Hiç Böyle Bir Dostunuz Oldu mu?
* Daima düşünceliydi.
* Susması konuşmasından uzun sürerdi.
* Luzumsuz yere konuşmazdı.
* Konuştuğunda ne fazla, ne de eksik söz kullanırdı.
* Dünya işleri için kızmazdı.
* Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.
* Kötü söz söylemezdi.
* Affediciliği tabii idi, intikam almazdı.
* Düşmanlarını affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi.
* Kimseyle çekişmezdi.
* Çok konuşmazdı.
* Boş şeylerle uğraşmazdı.
* Umanı umutsuzluğa düşürmezdi.
* Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı.
* Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınar ve ayıplardı.
* Kimsenin kusurunu araştırmazdı.
* Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi.
* Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi.
* Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi.
* Her zaman ağırbaşlıydı.
* Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı.
*Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı.
* Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü.
* Yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmazdı.
* Adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilirdi.
* Vakar ve sükunetle rahatça yürürdü.
* Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.
* Dostlarına şöyle derdi: “ Dünya da garip bir kimse, yahut bir yolcu gibi ol “
* Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu.
* Adet üzere sarfedilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı.
*Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı.
* Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilmezdi.
* Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı.
* Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi.
* Bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.
* Sabahları evinden çıkarken şöyle derdi: “ İlahi, doğru yoldan sapmaktan ve
Saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve
Haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım “
*Sıradan değildi. Ama sıradan insanlar gibi yaşardı..
Olmadısa bugunden tezı yok onunla dost olmaya ne dersınız...
Bu dostun kim olduğunu merak ediyormusunuz,ediyorsanız buyurun aşağiya....
Onu hatırladınız dimi dostlar...(sav.)
Bu dunyaya gelişimiz,yaşayışımız hep bir şeyleri elde ede bilmek için değil mi?
Yaratılanların içinde eşrefi mahluk olan insan oğlu,bu dünyada diğer canlılar gibi yanlız yaşamayı hiç bir zaman kabul edemez.Doğumdan ölüme kadar yanımızda hep birileri olur.
Hatta ölüm hayatında bile yanlız değildir.Bu dünyadaki işlemiş olduğu iyi ve kötü amelleri karşısına ya Rahmet Meleklerini,yada onları cezalandıraçak ceza Meleklerını çıkaraçaktır.
Hiç düşündünüzmü bu dünyada nasıl dostlarımız var.Kişi arkadaşı üzeredir,buyruğuna uygun yaşıyormuyuz.
Hiç hakiki manada dosttunuz oldumu?
Bizim dostlarımız ,tabii ki bize bezzıyordur.
Şimdi aşağıda yazaçağım vasıflarda hiç döstunuz oldumu kardeşlerım...
Hep beraber tek tek okuyup sorgulayalım bakalım...
Evet Hiç Böyle Bir Dostunuz Oldu mu?
* Daima düşünceliydi.
* Susması konuşmasından uzun sürerdi.
* Luzumsuz yere konuşmazdı.
* Konuştuğunda ne fazla, ne de eksik söz kullanırdı.
* Dünya işleri için kızmazdı.
* Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.
* Kötü söz söylemezdi.
* Affediciliği tabii idi, intikam almazdı.
* Düşmanlarını affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi.
* Kimseyle çekişmezdi.
* Çok konuşmazdı.
* Boş şeylerle uğraşmazdı.
* Umanı umutsuzluğa düşürmezdi.
* Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı.
* Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınar ve ayıplardı.
* Kimsenin kusurunu araştırmazdı.
* Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi.
* Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi.
* Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi.
* Her zaman ağırbaşlıydı.
* Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı.
*Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı.
* Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü.
* Yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmazdı.
* Adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilirdi.
* Vakar ve sükunetle rahatça yürürdü.
* Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.
* Dostlarına şöyle derdi: “ Dünya da garip bir kimse, yahut bir yolcu gibi ol “
* Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu.
* Adet üzere sarfedilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı.
*Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı.
* Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilmezdi.
* Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı.
* Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi.
* Bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.
* Sabahları evinden çıkarken şöyle derdi: “ İlahi, doğru yoldan sapmaktan ve
Saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve
Haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım “
*Sıradan değildi. Ama sıradan insanlar gibi yaşardı..
Olmadısa bugunden tezı yok onunla dost olmaya ne dersınız...
Bu dostun kim olduğunu merak ediyormusunuz,ediyorsanız buyurun aşağiya....
Onu hatırladınız dimi dostlar...(sav.)