- Üyelik Tarihi
- 5 Eyl 2011
- Mesajlar
- 3,789
- Aldığı Beğeniler
- 13,779
- Takım
- Galatasaray
Cumali Ünaldı Hasannebioğlu
Hiçbir Şeyden Nefret Ediyorum
Klasik bir şehir resmi gecenin ortasında Işıklar pencerelerden yarı baygın, yarı iniltili Yavaş yavaş, yavaş yavaş yine yavaş Kör olacak tablodaki adamin gözleri Bir sen kaldığın zaman aşkın en ortasında En uzak noktasına gökyüzünün elin uzanacak Geceye sıkılmış yumruk bir tek sende olacak
Zırh yapmasını da bilir, savaşmayı da Davud Aşık olmayı teninin her yöresinde cansiperane gezdirir Asma kütüklerinin en gür cingili bu yaz günlerinde Her dem taze kalan bu kadranın yıllar yılı içindedir Ah, o secde izi toprakta, bilumum böceklerin alkışıyla Bir kez sesle uğrayıp ziyana, iki kez sarsılacaktır şehir Sen gel , gel artık! Şiiri de yılkılardan sen getir!
Mavi bir buğu gibiydi deniz, koyun koyuna dağlarla Ben de bütün harflerini ezberledim aşkın; yine ve yine Dünya aklımdan çıkmıyor, üzümler hep mi köhnü? Ayvalar ekmek ayvası, cevizler ketenköynek; çocukluğumuz Geceleyin Sarsap'tan geçerek bu tren nerelere gidecek? Yaz bitti sayılır, suyun bağrından çekip çıkarıldı Binlerce kere sevgi, bir kez aşk, yeterince acımak Bu kaldı, bu kaldı, bu; bütün denizlere yetecek
Hiç unutuldun, dörtyüz şu kadar kilometre Ankara İstanbul arası, düşünü gördü yollar, ağaçlar içlendi Nasıl bir aşk ki bu, haki kayalardan fışkırdı bunca yeşil? Bunca ormanı Bolu'nun, yekpare ağaç denizi Sen varsın ya, Sen varsın, bu bütün dünya için yeterli Ölecek, yine dirilecek yeryüzü, cümle mahlûkat gibi O ki Sen söyledin, pasi silindi kulaklarımızın, bu ölü ülkeyi Yağıp yeşertecek yağmurlar. Sen söyledin. Nokta. Bitti.
Ataşehir, 13 Eylül 2013, 01:00, gece gibi
Hiçbir Şeyden Nefret Ediyorum
Klasik bir şehir resmi gecenin ortasında Işıklar pencerelerden yarı baygın, yarı iniltili Yavaş yavaş, yavaş yavaş yine yavaş Kör olacak tablodaki adamin gözleri Bir sen kaldığın zaman aşkın en ortasında En uzak noktasına gökyüzünün elin uzanacak Geceye sıkılmış yumruk bir tek sende olacak
Zırh yapmasını da bilir, savaşmayı da Davud Aşık olmayı teninin her yöresinde cansiperane gezdirir Asma kütüklerinin en gür cingili bu yaz günlerinde Her dem taze kalan bu kadranın yıllar yılı içindedir Ah, o secde izi toprakta, bilumum böceklerin alkışıyla Bir kez sesle uğrayıp ziyana, iki kez sarsılacaktır şehir Sen gel , gel artık! Şiiri de yılkılardan sen getir!
Mavi bir buğu gibiydi deniz, koyun koyuna dağlarla Ben de bütün harflerini ezberledim aşkın; yine ve yine Dünya aklımdan çıkmıyor, üzümler hep mi köhnü? Ayvalar ekmek ayvası, cevizler ketenköynek; çocukluğumuz Geceleyin Sarsap'tan geçerek bu tren nerelere gidecek? Yaz bitti sayılır, suyun bağrından çekip çıkarıldı Binlerce kere sevgi, bir kez aşk, yeterince acımak Bu kaldı, bu kaldı, bu; bütün denizlere yetecek
Hiç unutuldun, dörtyüz şu kadar kilometre Ankara İstanbul arası, düşünü gördü yollar, ağaçlar içlendi Nasıl bir aşk ki bu, haki kayalardan fışkırdı bunca yeşil? Bunca ormanı Bolu'nun, yekpare ağaç denizi Sen varsın ya, Sen varsın, bu bütün dünya için yeterli Ölecek, yine dirilecek yeryüzü, cümle mahlûkat gibi O ki Sen söyledin, pasi silindi kulaklarımızın, bu ölü ülkeyi Yağıp yeşertecek yağmurlar. Sen söyledin. Nokta. Bitti.
Ataşehir, 13 Eylül 2013, 01:00, gece gibi