- Üyelik Tarihi
- 5 Eyl 2011
- Mesajlar
- 3,789
- Aldığı Beğeniler
- 13,779
- Takım
- Galatasaray
Hayrettin Taylan
Hikmet Divanı
pervâneydim, ay yüzünle gülümsediğin demlerin hikmetine mestâneydim, gönlünden yakaran türkünün kavuştağına bakîyim, mana meclisinde mey sunan sakiliğine virâneyim, son bakışında tüneyen dilinin ucundaki kuşlara kemâneyim, özün öze kördüğümlendiği sensizliğin düğümlerine nabîyim, didaktik aynada kendime kavuştuğum gönül burçlarına osmanîyim, çağın gözlerini açan fatih'in hayret/tin makamına
meryemsi merhemlerinle iyileşen yaramın sonrasındayım gözlerinde başlayan hazanın son yaprağına yazılı umudun tanıyım sürürların dalgası arasında, uluların suskunluğuna taşlama bağlamışım kan ile canın feryat destanında epik yolculuğun yayılma devriyim ezeli özleyişinin virdinde devrilmiş ben'lerin visal mecnun'uyum alıştığım senle, alışamadığım sensizlik arasında misal kahiniyim kan damlanan gülünün gölgesinde, dardayım, nârdayım, âşkın aşkındayım
macır duruşumdan durulanıyor, derdim, dermanın, fermanım tacir nefsimin beni sattığı gülistanda, gül dışında her çiçekteyim devranımın merdânesinde, ben içre ben'ler mumlarıyla erimekteyim hesabın sıradağları üstümde dağlanırken, anlar ile anılmayacağın uçurumuyum kader barajının taşkınlığıyla sular seller arasında romeo gibiyim ezel sürgitlerinden arınıp beni kudret ummanına bağlayan gözyaşlarındayım dün doğmuş yavru ceylan gibi aslanlar ordumun gönül ormanındaydın
ah aslan nefsim!
iflâhın dişleri, imtihanın düşleri arasında yaraladım seni ah aslan nefsim!
şule düştü bu ayrılığa, sensizliğe, küller anlamaz kulluğumu hüsnünde yanan mumun muradı alevlendirdi vicdanımı ah aslan nefsim! dün doğmuş yavru ceylanın melek yüreğini insan yer mi ki? kerem gibi ağlamayı çalar yolunda gezer, ağlarım şehrinaz
özüm, özünle nur yıldızı gibi leylin çeşnisiyken karardı ayrılık iç gözümün ay yüzünde okuduğu hikmetlerde, durulandı pişmanlık esirgenmiş esrik nefsin giyotin ağzında, kesildi günahlarım ah şehrinaz!
umudun , kemalatın ,cemalin ucunda nemli buluttu ,yarın suskun ve çatlamış toprağın ezgin duruşudur k'amilliğim âşkın ve dönüşünün kuluçkasındaki sine bülbülüdür yıllar ve yolların ferhat gibi sır(a)dağlarını deler kendime kavuşur, çalarım gelmeni
Hikmet Divanı
pervâneydim, ay yüzünle gülümsediğin demlerin hikmetine mestâneydim, gönlünden yakaran türkünün kavuştağına bakîyim, mana meclisinde mey sunan sakiliğine virâneyim, son bakışında tüneyen dilinin ucundaki kuşlara kemâneyim, özün öze kördüğümlendiği sensizliğin düğümlerine nabîyim, didaktik aynada kendime kavuştuğum gönül burçlarına osmanîyim, çağın gözlerini açan fatih'in hayret/tin makamına
meryemsi merhemlerinle iyileşen yaramın sonrasındayım gözlerinde başlayan hazanın son yaprağına yazılı umudun tanıyım sürürların dalgası arasında, uluların suskunluğuna taşlama bağlamışım kan ile canın feryat destanında epik yolculuğun yayılma devriyim ezeli özleyişinin virdinde devrilmiş ben'lerin visal mecnun'uyum alıştığım senle, alışamadığım sensizlik arasında misal kahiniyim kan damlanan gülünün gölgesinde, dardayım, nârdayım, âşkın aşkındayım
macır duruşumdan durulanıyor, derdim, dermanın, fermanım tacir nefsimin beni sattığı gülistanda, gül dışında her çiçekteyim devranımın merdânesinde, ben içre ben'ler mumlarıyla erimekteyim hesabın sıradağları üstümde dağlanırken, anlar ile anılmayacağın uçurumuyum kader barajının taşkınlığıyla sular seller arasında romeo gibiyim ezel sürgitlerinden arınıp beni kudret ummanına bağlayan gözyaşlarındayım dün doğmuş yavru ceylan gibi aslanlar ordumun gönül ormanındaydın
ah aslan nefsim!
iflâhın dişleri, imtihanın düşleri arasında yaraladım seni ah aslan nefsim!
şule düştü bu ayrılığa, sensizliğe, küller anlamaz kulluğumu hüsnünde yanan mumun muradı alevlendirdi vicdanımı ah aslan nefsim! dün doğmuş yavru ceylanın melek yüreğini insan yer mi ki? kerem gibi ağlamayı çalar yolunda gezer, ağlarım şehrinaz
özüm, özünle nur yıldızı gibi leylin çeşnisiyken karardı ayrılık iç gözümün ay yüzünde okuduğu hikmetlerde, durulandı pişmanlık esirgenmiş esrik nefsin giyotin ağzında, kesildi günahlarım ah şehrinaz!
umudun , kemalatın ,cemalin ucunda nemli buluttu ,yarın suskun ve çatlamış toprağın ezgin duruşudur k'amilliğim âşkın ve dönüşünün kuluçkasındaki sine bülbülüdür yıllar ve yolların ferhat gibi sır(a)dağlarını deler kendime kavuşur, çalarım gelmeni