- Üyelik Tarihi
- 14 Eki 2005
- Mesajlar
- 7,463
- Aldığı Beğeniler
- 64
ikrâR ver Kanını içine akıtan derviş
idrak kapısına dayansın akıl
hicr/anıyla. yeri göğü tazelesin gözyaşı
ey fakîr dağarcık! aynada Görülen nedir
nedir edeb ehline semâda ilham olan
ışığı uyandıran pervâne sendin
sendin yedi delikte saklanan o sır
üfle ve dön ey nefEs
yansın cevrine muhtaç olan
kırılan kalbimizi hüsn ile yamayan aşk
yokluk deryâsında hüzünler kulübemiz
murakka hırka destâr ve tesbih
seccâdemizi öpen destegül
tahtımıza yerleşen duâmız kadar kadîm
niyaz penceresindeN nazar eder tecellî
noktanın sırrına mühürlenir ayaklaR
boynumuzda can çeyizi / içinde çile-keş/kül
ve ateş şevkinde dağıtılan tesellî
miskin bir seyyahtı varlık Bağına düşen
sözün bittiği dem başlayan cezbe
sâyende vecde gelmez mi. zaman
irfan denizinde meşk eden zerre
marifet divânımız keremkâr eşik
sükûna ermesin hiç fer/yâdımız. o lütûf
bitmesin. hücremizde vuslat huzuru
____________________
icaz/et
hâlden anlayanın tılsımındadır. senâ
şemSini arıyor bütün esrâra bedel
çünkü sonsuz bir âlem yolculuğun menzili
nurdan bir lokma için kuruluyor soframız
ser/taç edip katrede ummanını
giyerek o hırkayı ve doyarak nakışa
boyanıp rengiyle hakkın
döne döne söz hakta!
MEHMET ŞÂMİL