- Üyelik Tarihi
- 7 Eyl 2005
- Mesajlar
- 1,242
- Aldığı Beğeniler
- 9
- Takım
- Galatasaray
Hırs gösteren, her zaman zarar etmiştir. Bu bakımdandır ki Hırs sebeb-i hasârettir, yani hırs, hüsran, zarar ve pişmanlık sebebidir sözü atasözü hükmüne geçmiştir.
Cenab-ı Hak, mutlak rızk verici olarak tüm yarattı ı mahlûkatın rızkına kefildir. İnsan istedi i kadar hırs göstersin, Allah-u Azimüşşan onun rızkını ne kadar tayin etmişse ancak onu elde eder.
Hakikat ilmini her kim olursa olsun isteyene verece ini vaat eden Allah, zenginli i diledi ine verece ini beyan etmiştir. Rabbimiz, rızkı diledi ine genişletip, diledi ine daraltaca ını buyurmuştur. (Rad, 13/26). Ancak yine Rabbimiz, rızkımızı arayıp bulabilmemiz için gündüzü yarattı ını belirtmektedir. (Kasas, 73) Ankebut Sûresinin 17nci ayetinde de, Rezzak-ı Hakikinin (Gerçek Rızk Vericinin) kendisi oldu unu ifade ederek, Do rusu, Allahtan başka taptıklarınızın size rızk vermeye güçleri yetmez. Artık rızkı Allah katında arayın. Ona kulluk edin. Ona şükredin. Siz Ona döneceksiniz. buyuruyor. Cenab-ı Hak Hakîmdir. Hikmetle iş yapar.
Hikmete uygun hareket eden başarılı olur. Bu ismi nazar-ı dikkate almayan da zarar eder. İşte, hadiselerin hikmet yönünü dikkate almayıp da hırs kapısını hırsla açan insanlar, Do rusu, Allahtan başka taptıklarınızın size rızk vermeye güçleri yetmez. ayetine muhatap oluyorlar. Çünkü, Rızkı bana bu verir! diye düşündü ümüz işadamları, patronlar, idareciler, zenginler, güç sahiplerinin etrafında pervane olmak, onları memnun etmeye çalışmak, yaltaklanmak, sırf kazanabilmek için haramlar dairesine girerek, rüşvete, iltimasa, adam kayırmacaya bulaşmak insanı hasarete/hüsrana sürükler. Vadinde durmak, söz verince sözünü yerine getirmek, Müslümanın temel şiârı olmalıdır. Hırs yüzünden bu ahlakı kaybedenler zarar etmeye mahkûmdur.
03.09.2005
HÜLYA ÖZPİRİNÇ
Cenab-ı Hak, mutlak rızk verici olarak tüm yarattı ı mahlûkatın rızkına kefildir. İnsan istedi i kadar hırs göstersin, Allah-u Azimüşşan onun rızkını ne kadar tayin etmişse ancak onu elde eder.
Hakikat ilmini her kim olursa olsun isteyene verece ini vaat eden Allah, zenginli i diledi ine verece ini beyan etmiştir. Rabbimiz, rızkı diledi ine genişletip, diledi ine daraltaca ını buyurmuştur. (Rad, 13/26). Ancak yine Rabbimiz, rızkımızı arayıp bulabilmemiz için gündüzü yarattı ını belirtmektedir. (Kasas, 73) Ankebut Sûresinin 17nci ayetinde de, Rezzak-ı Hakikinin (Gerçek Rızk Vericinin) kendisi oldu unu ifade ederek, Do rusu, Allahtan başka taptıklarınızın size rızk vermeye güçleri yetmez. Artık rızkı Allah katında arayın. Ona kulluk edin. Ona şükredin. Siz Ona döneceksiniz. buyuruyor. Cenab-ı Hak Hakîmdir. Hikmetle iş yapar.
Hikmete uygun hareket eden başarılı olur. Bu ismi nazar-ı dikkate almayan da zarar eder. İşte, hadiselerin hikmet yönünü dikkate almayıp da hırs kapısını hırsla açan insanlar, Do rusu, Allahtan başka taptıklarınızın size rızk vermeye güçleri yetmez. ayetine muhatap oluyorlar. Çünkü, Rızkı bana bu verir! diye düşündü ümüz işadamları, patronlar, idareciler, zenginler, güç sahiplerinin etrafında pervane olmak, onları memnun etmeye çalışmak, yaltaklanmak, sırf kazanabilmek için haramlar dairesine girerek, rüşvete, iltimasa, adam kayırmacaya bulaşmak insanı hasarete/hüsrana sürükler. Vadinde durmak, söz verince sözünü yerine getirmek, Müslümanın temel şiârı olmalıdır. Hırs yüzünden bu ahlakı kaybedenler zarar etmeye mahkûmdur.
03.09.2005
HÜLYA ÖZPİRİNÇ