Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Arayış

*****
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2012
Mesajlar
142
Aldığı Beğeniler
1
Konum
Dünya :)
Takım
Fenerbahçe

Ortaköy Rumlarının gönüllerini İslama çelip çaldığı için Hırsız Aziz, (Hırsız Evliya) derlermiş Rumlar Yahya Efendi'ye.
Kosta adında bir Rum Kaptan varmış, şarapçılık yaparmış, çok da içtiği için ayık anı olmazmış. Ama Yahya Efendi'yi nerde görse, eline kapanırmış. Yahya Efendi de sırtını sıvazlıyarak.

-Kastın ne Kosta? Niye harâb ediyorsun kendini bu kadar? der gönüllermiş.

Bir böyle, iki böyle derken bir gün Marmara Adalarının birinden Ortaköy'e şarap taşırken deniz kabarmaya, dalgalar teknesini tokatlamaya başlamış. Derken fırtına kasırgaya, kasırga kıyâmete dönüşmeye başlayınca, kabaran, köpüren, taşan rahmet deryasında sırılsıklam olan Kosta, riyâsız bir gönülle, içten içeee, dıştan dışa, resmen de alenen de hep sevip saydığı Yahya Efendi'ye yönelerek:

- Elimden tut AzizYahya, çek sahile beni, sana bir küp şarabım var, hepsi fedâ olsun sana ... diye içten içe yana göynüye Ortaköy'e ulaşınca,
Kosta'yı sevenlerden birisi:

- Geçmiş olsun Kosta. bu berbat fırtınayı nasıl aştın sen?

Biraz da meczub bir adam olan Kosta, saçını başını eliyle taraklayarak:

-Ben aşmadım, aşıranlar aşırdılar. Yine bağışlandı bize canımız. Köyde (Ortaköy) ne var, ne yok?

-Hırsız var.

-Hırsız.

-Hırsız Aziz adamlarıyla birlikte seni mahzeninde bekliyor.

-Ne zaman geldiler?

-Az evvel. Onlar gönderdiler beni seni bulmaya.

- Pekala hadi gidelim

-Ben gelmesem, bir mahzuru var mı?
- Hayır, hiç bir mahzuru yok ama, sen de gel.

- Peki, demiş arkadaşı, gitmişler varmışlar ki, Yahya Efendi ve yâranı Kosta'nın mahzeninde onları bekliyorlar.

Kosta ve arkadaşı, loş mahzenin kapısından içeriye girerken, Yahya Efendi:

-Gel bakalım Kosta. bir söz attın deryaya, biz de geldik buraya. Tut bakalım sözünü.

Bu durum karşısında ne diyeceğini, ne edeceğini şaşıran Kosta, Yahya Efendi'nin ellerine kapanarak:

-Aziz Baba, mahzenim feda size, şeref verdiniz bize, siz emredin yeter.

Yahya Efendi:

-En keskini hangi küpte?

Kosta, kovuklardaki bir küpü göstererek:

-Aha şuracıkta işte.

Yahya Efendi:

-Onu için hep birlikte.

Kosta, elpençe, mahviriyyet içre:

-Siz?

Yahya Efendi.

-Biz de içeriz, merak etme, deyince, Kosta, yıllanmış şarap küplerini açarak, bardak bardak dağıtmaya başlamış. Yahya Efendi de öyle bir sohbet açmış ki orada, ilm-i ledün göklerini oraya boşaltmış. Saatlerce içtikleri halde hiç kimsede en basit bir sarhoşluk alameti görülmeyince, Kosta, arkadaşı ve mahzende çalışan diğer Rumlar birbirlerine bakışmaya başlamışlar.

Kosta, arkadaşının kulağına usulca:

-Bu işte bir iş var. Bir de biz bakalım şu şarabın tadına, diyerek birer bardak da kendileri içince, gözleri fal taşı gibi parlamış, zira, bakmışlar görmüşler ki Kosta'nın mahzende yıllanmış şarabı taze nar şerbetinde dönüşmüş.

İşte Kosta da, arkadaşları da, o günden sonra, mabedlerini de, işlerini de değiştirerek iyi bir Müslüman olmuşlar.
Evliyaların işi, bizim bilemediğimiz, akıl erdiremediğimiz bir planda cereyan ediyor. Hani ilim için henüz çözülemeyen bazı gerçekler var ya...
Kaynak: Yahya Efendi, Mustafa Özdamar, Kırk Kandil, 1997
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
EyvAllah kardesim paylasan yüregine bereket tesekkürler
Selam ve Dualarimla.......
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Paylasim icin Allah razi olsun.
 
Üst Alt