- Üyelik Tarihi
- 24 Mar 2008
- Mesajlar
- 2,584
- Aldığı Beğeniler
- 20
- Takım
- Fenerbahçe
Bir Adam'ın Hayat'ında En Çok İstediği tek birşey varmış oda Hızır (a.s.m)'ı şu dünya gözüyle bir görseydim diye günlerini geçirir, onu görmenin arzusu içerisinde yanar tutuşurmuş.
Yine Bir Yolda yürür iken karşıdan nur simalı bir ihtiyarı görüyor;
Adam ; Diyor bu gelen pek bi muhterem bi hayır duasını alayım dua etsinde belki Hızır (a.s.m) görürüm düşüncesiyle O gelen ihtiyarı durdurmuş,
Adam; - Amca Hayır Duanı Bizlerden Eksik Etme Ben şu dünya gözüyle Bir Görebilsem Hızır (a.s.m) Der.
İhtiyar ; - Der Oğlum Eğer Sen Doğruysan ALLAH'ta seni doğrular Sen inşaallah Hızır (a.s.m) Böyle beni gördüğün gibi görürsün demiş.
Adam ; - Peki sağolasın amca demiş,
İhtiyar ; - Bak Onu Görürsen o böyle yerdeki taşı alır un ufak eder ( bir yandan ihtiyar taşı un ufak ediyormuş) Eğer un ufak ederse taşı böyle demiş bak o işte Hızır (a.s.m) 'dır demiş,
Adam ; - Peki Amca sağolasın demiş yoluna devam etmiş
Bilememişki o Mübarek zat Hızır (a.s.m) O Aşka O isteğe Hızır Hazır oluvermiş Bizlerde bazen bu gibi kıssalara çoğaltılabilecek örnekler hayatımızda yaşıyoruzdur, şahsım adıma söyleyeyim bu kıssa bana çok anlamlı ve bana alabileceğim çok hisseler verdi Bazen insan Bakar ama görmez Allah Bizleri Kuran'ın Nur'u ile nurlandırsın... Amin ....
Yine Bir Yolda yürür iken karşıdan nur simalı bir ihtiyarı görüyor;
Adam ; Diyor bu gelen pek bi muhterem bi hayır duasını alayım dua etsinde belki Hızır (a.s.m) görürüm düşüncesiyle O gelen ihtiyarı durdurmuş,
Adam; - Amca Hayır Duanı Bizlerden Eksik Etme Ben şu dünya gözüyle Bir Görebilsem Hızır (a.s.m) Der.
İhtiyar ; - Der Oğlum Eğer Sen Doğruysan ALLAH'ta seni doğrular Sen inşaallah Hızır (a.s.m) Böyle beni gördüğün gibi görürsün demiş.
Adam ; - Peki sağolasın amca demiş,
İhtiyar ; - Bak Onu Görürsen o böyle yerdeki taşı alır un ufak eder ( bir yandan ihtiyar taşı un ufak ediyormuş) Eğer un ufak ederse taşı böyle demiş bak o işte Hızır (a.s.m) 'dır demiş,
Adam ; - Peki Amca sağolasın demiş yoluna devam etmiş
Bilememişki o Mübarek zat Hızır (a.s.m) O Aşka O isteğe Hızır Hazır oluvermiş Bizlerde bazen bu gibi kıssalara çoğaltılabilecek örnekler hayatımızda yaşıyoruzdur, şahsım adıma söyleyeyim bu kıssa bana çok anlamlı ve bana alabileceğim çok hisseler verdi Bazen insan Bakar ama görmez Allah Bizleri Kuran'ın Nur'u ile nurlandırsın... Amin ....
Bediüzzaman Saidi Nursi Emirdağ veya Afyon hapishanesi'nde yatarken, bir gece Konya'nın Ladik kasabasına Ahmed Ağa'nın yanına geldi. Ahmed Ağa'nın yanında o anda sadece oğlu Zekeriya vardı.
Bediüzzaman tayy-i mekan ederek gelmişti. Ahmed Ağa'nın odasının eşiğinde, ellerindeki kelepçeyi ve ayaklarındaki zincirleri çözdü, içeri girdi:
-Bu çıksın, dedi,
Zekeriya'dan ötürü, konuşacaklarım var...
Ahmed Ağa:
-Mahzuru yok kardeşim, yabancımız değildir, oda duysun .., dedi.
Bediüzzaman:
-Ahmed Ağa, üstada Hızıra söyle, tahammülüm kalmadı, dedi.
Ahmed Ağa:
-Olur, söyleyelim kardeşim Said, dedi.
Bediüzzaman tekrar anında kelepçeyi ellerine zincirleri ayaklarına takarak geri döndü.
Bir müddet sonra aynı şekilde Bediüzzaman yine geldi ve:
-Söyledin mi Ahmed Ağa?... Ne oldu netice? diye sordu.
Ahmed Ağa:
- Söyledim kardeşim Said, söyledim, dedi.
Bediüzzaman:
-Ne dedi Üstad? diye sordu.
Ahmed Ağa:
-Sabretmeni söyledi, dedi.
Bediüzzaman bu cevabı alınca, bu defa kapıdan değil, pencereden çıkıp gitti. Yine elleri kelepçeli, ayakları zincirli idi.
Şimdi söyle bir sorulsa, hem tayy-i mekan edebiliyor, hapishaneye girip çıkabiliyor, kelepçelerini çözüp takıyor. Hemde hapishaneden çıkmak için Hazreti Hızır'dan yardım istiyor... Bu nasıl oluyor diye bir soru akla gelebilir.
Evliyalar bu güce sahiptirler. o kuvvet ve o tasarruf ellerinde var ama, izin almadan kullanamazlar. İşte Bediüzzamanda o tasarruf kendisinde olduğu halde üstadı Hızır'dan izin almadan kullanamamıştır.
alinti.....
Yemen'in büyük islam alimlerinden Abdürrezzak efendi, camide ders veriyordu. O muhitin güzide alimlerinden olan Abdürrazzak efendiyi dinlemeye, onun ilminden istifade etmeye etraftan birçok alim de gelmiş, şevkle ders dinliyorlardı. Aynı mecliste Hızır aleyhisselam da bulunmakta idi. Fakat bu feyizli ders esnasında adamın biri dersi dinlemediği gibi uyukluyordu.
Hızır aleyhisselam, bu zata yaklaşarak dürttü ve :
- Ne uyukluyorsun? Bu fırsatı değerlendirsene ! , dedi. Adam başını şöyle bir kaldırdı ve hiçbir şey söylemeden yine başını eğdi. Hızır Aleyhisselam yine dürterek:
- Uyuma arkadaş! Bu fırsat her zaman ele geçmez, diye ikaz etti. Fakat adam yine başını kaldırıp baktıktan sonra aynı hale devam etti. Üçüncü defa Hızır Aleyhisseıam adamı rahatsız edince, adam artık konuşmaya başladı:
- Siz ilmi Abdürrazzak Efendi'den alıyorsunuz, biz ise Razzak'tan alıyoruz. Hem sen beni pek rahatsız edip durma. Senin Hızır olduğunu şu cemaata bir ilan edersem, yakanı bunların elinden biraz zor kurtarırsın, dedi ve başını eğip gözlerini tekrar yumdu.
Hızır Aleyhisselam, bu duruma hayret etmişti:
- Ya Rabbi! Bana verdiğin listede bu şahsın ismi yok. Bu nasıl iştir? diye münacaatta bulunduğunda, Allahü Teala Hazrerleri kendisine şöyle ilhamda bulundu:
- Ya Hızır!.. Sana verdiğin liste arasında beni sevenlerin ismi var. O ise benim sevdiğim bir kimsedir ki, onun ismi benim indimde mahfuzdur!
alinti....

yüreğine sağlık,ellerin dert görmesin kardeşim...:gul: