- Üyelik Tarihi
- 2 Mar 2008
- Mesajlar
- 81
- Aldığı Beğeniler
- 0
Tesettür, okulda ilim öğrenmekten çok önceliklidir
Kuran-ı Kerimde şöyle buyurulur: Mümin kadınlara da şöyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zinet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allaha tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin umduğunuza nail olasınız (en-Nûr, 24/31).
Peygamberimiz Hadis-i Şerifte ise; Hiç kuşkusuz ilim öğrenmek farzdır. şeklinde beyan etmektedir
Dinimizce ilim öğrenmek de tesettür de farzdır. Ülkemizde devlet kurumunda eğitim görmek için anayasada yeri olmamasına rağmen okumak istiyorsan başını aç dayatması vardır. Bir müslüman bu durumda elbette ki peki okulunuzda okumak için başımı açarım ezikliğine düşemez.
Farzlar ikiye ayrılır. Hangi farzın diğerine göre öncelikli olduğunu buradan anlayabiliriz.
Farz-ı ayn: Mükellef olan her müslümanın bizzat kendisinin yapması gereken farzdır. Her müslümanın yapması ve sakınması emredilen dinin hükümlerini öğrenmesi farz-ı ayndır.
Farz-ı kifaye: Müslümanlardan lüzumu kadar kimse tarafından yapılınca, diğerlerinin sorumluluktan kurtulduğu farzlardır.
Tesettür: Rabbimizin hiçbir şekilde taviz verilmesine izin vermediği ve her ne şartta olursa olsun yerine getirilmesi gereken hükümlerdendir, yani tesettür farz-ı ayn&dır.
İlim öğrenmek: Her müslümanın yapması ve sakınması emredilen dinin hükümlerini öğrenmesi farz-ı ayndır. Bunun dışındaki ilimlerin tümü farz-ı kifayedir.
Bu bilgilerden yola çıkarak şunu diyebiliriz: Tesettür, okulda ilim öğrenmekten çok önceliklidir.
Bu ifadeler asla ilim gereksizdir, kızların okumasına gerek yok manasında değildir. Kız çocukları okutulmalıdır, ancak Allahın çizdiği helallerin dışına çıkmamak şartı ile
Tesettürlü olmak da bir hizmettir
Ne yapalım, şartlar böyle gerektiriyor; başımızı açıp okuyalım, makam ve mevki sahibi olalım ve sonra dinimize, milletimize hizmet edelim! diye düşünmek de mümkün. Ancak, hizmeti, farzı terk edip, meşkûk, şüpheli hizmete gidilebilir mi? Örtünmek de ibâdet ve hizmettir. Çünkü başörtüsü İslâmî şeâirdir, semboldür. Onu takmak İslâma lisan-ı hal ile yapılan bir hizmettir. Nice insan, tesettürlüleri görerek,Neden böyle ve niçin?diye tesettürü sorgulamış, gerçeği bulmuş, bulacaktır; bilemiyoruz.
Hizmet için tesettür feda edilir mi?
Maalesef en çok bu konuda sapkın fikirler üretiliyor. Sözüm ona hizmet için başını açan kızlar diyor ki: Biz başımızı açıp okuyoruz ama, okul bitince dinimize hizmet etmek için&. Bu kadar cehalet dolu bir düşünce olamaz.
Bir kere insanı şunu kafasına kazımalı, Allah;a hizmet için haram işleyemezsin! Böyle bir yöntem ne Kur;an-ı Kerimde, ne sünneti resulullaha, ne de sahabelerin hayatında yoktur! Helal ile haram bir arada olmaz. Hak ile batıl bir arada olmaz. Allaha hizmet edeceğim diye onun emirlerini ve yasaklarını çiğnemek ancak kişinin kendini kandırmasıdır.İslam alemi için ben kendimi yakarım gibi kahraman vari sözler de aynı şekilde şeytanın kandırmasıdır. İnsan rabbine karşı önce kendinden mesuldür. Sen önce kendi üzerine düşenleri hakkıyla yerine getir. Mahşer-i ilahide bu tür mazeretler asla kabul edilmeyecektir. Allahın kuldan istedikleri bellidir, helal sınırlarından çıkıp haramlara girerek hizmet etmek düşüncesi son derece çürüktür.
Üstelik Allaha hizmet etmenin binlerce yolu var. Müslüman bir bayan, başını açarak diploma sahibi olmadan da islamın yayılmasına çok önemli katkılar yapabilir, islam dinini insanlara tebliğ edebilir, her türlü ilim tahsili yapabilir. Elinde resmi diploması olmadan da alim olan insanlara yararlar sağlayan çok insan vardır. İşin kolayına kaçmadan azimli olmak önemlidir.
Peruk takarak okumak çözüm müdür?
Esma binti Ebi Bekrden (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir.
Rasûlullaha (s.a.v.) bir kadın geldi ve dedi ki:
Ey Allah Rasulü! Gelinlik çağında bir kızım var. Kızamık geçirdi ve saçları döküldü. Ona saç takayım mı? Rasûlullah şöyle buyurdu:
Allah saç takana ve saç taktırana lanet etsin
Hadisi şerifte net olarak anlaşılıyor ki, Peruk takmak dinimize aykırıdır.
Karar verirken
Hiçbir şekildeokumak için başka çarem yok demeyin. Çünkü o okullarda okumak zorunda değilsiniz. Üniversite okumayan bayanları şehir çöplüğüne atmıyorlar. Hele hele başörtüsü gibi kutsal bir sebep için okumayan kızların değeri inanın hiçbir üniversite mezunuyla kıyaslanmaz. Peruk takmak, hele hele başını açarak okumak bir bayan için çok rencide edici bir davranıştır. İslamda asla taviz yoktur. Başörtüsüne cevaz bulan, yorum yapan, diğerlerine neden yapmasın? Bu kanıksanma ve tavizlerin sonunun nereye varacağını kim tahmin edebilir? Evet, bu bir psikolojik kaidedir: İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.
Bilhassa 28 Şubattan sonra başörtüsünü açmaya razı olup onu kanıksadıktan sonra; pantolona, oradan tokalaşmaya, oradan da daha başka tavizlere kadar gidildiğinin çok acı örnekleri görülmüştür.
Çeşit kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.
Kategorisi: Başörtüsü Zulmü, Fikir Yazıları, Hayat Bilgisi, Tesettür, Aktüalite | 4 Yorum Yazıldı »
Başörtüsü görünce kuduran zihniyet (!)
Yayınlayan: ehlidost on 19th Ağustos 2007
DHA MUHABİRİ : FİŞleme yapmak için vekillerin evini gözetledik
Hürriyein, hangi milletvekili eşlerinin başörtülü olduğunu tespit etmede kullandığı Doğan Haber Ajansı muhabirlerinden, kartelin haber ahlâkını nasıl hiçe saydığını gözler önüne seren itiraflar geldi.
İsminin yayınlanmasını istemeyen DHAnın bir il temsilcisi şunları söyledi:Sana şu kadar süre, tespit edeceksin dendi. Bu hoş bir şey değildi.Şu şu vekili hiç tanımıyorum, kendilerine de böyle bir şeyi sormak ayıp olur dedimse de, ekmek parası. Baktım işimden olacağım, bir takım yöntemlerle türbanlıları tespit ettim. Tanıdığıma sordum, tanımadığımın evini gözetledim, komşularına sordum.;
Bir başka DHA muhabiri aynen şu ifadeleri kullandı: Bu talep bize biraz saçma geldi. Düşünün, telefon açıyorsun adama;eşinin adı ne, eşin örtülü mü açık mı diye soruyorsun. Çok saçma bir şeydi. Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma deniliyor ama, yapıyorsun maalesef. Eşiniz dediğiniz zaman ne yapacaksın eşimi, sana ne kardeşim; dediler. Ama öğrenmek zorundaydım bir şekilde. Ve öğrendim. Aksi halde işimden olurdum.
DHA muhabiri şöyle devam etti: Niçin soruyorsunuz, ne yapacaksınız bu bilgileri? gibi sorularla da karşı karşıya kaldık. Tabii bunlara, AKPli milletvekillerinin şu kadarının eşinin türbanlı olduğunu ortaya koyacağımızı söylemedik. Bunu söylesek bilgi vermezlerdi.
JANDARMAYLA ORTAK ÇALIŞMA
Kimi DHA muhabirlerinin ise, bu konuda Jandarmadan yardım talebinde bulunduğu belirlendi. Jandarmaya, özellikle AK Partili milletvekilleriyle ilgili özel bir raporlarının olup olmadığını soran DHA muhabirleri, olumlu cevap almışlarsa Hürriyete bu raporlardaki bilgileri aktardılar. Bilindiği gibi; basında daha önce, bazı bölgelerde Jandarmanın AK Partili milletvekili adaylarıyla ilgili raporlar hazırladığı haberleri yer almıştı.
Kuran-ı Kerimde şöyle buyurulur: Mümin kadınlara da şöyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zinet yerlerini kendi kocalarından, babalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden veya henüz kadınların gizli yerlerine muttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizleyecekleri zinetleri bilinsin diye ayaklarını da vurmasınlar. Ey müminler! Hepiniz Allaha tövbe edin. Böylece korktuğunuzdan emin umduğunuza nail olasınız (en-Nûr, 24/31).
Peygamberimiz Hadis-i Şerifte ise; Hiç kuşkusuz ilim öğrenmek farzdır. şeklinde beyan etmektedir
Dinimizce ilim öğrenmek de tesettür de farzdır. Ülkemizde devlet kurumunda eğitim görmek için anayasada yeri olmamasına rağmen okumak istiyorsan başını aç dayatması vardır. Bir müslüman bu durumda elbette ki peki okulunuzda okumak için başımı açarım ezikliğine düşemez.
Farzlar ikiye ayrılır. Hangi farzın diğerine göre öncelikli olduğunu buradan anlayabiliriz.
Farz-ı ayn: Mükellef olan her müslümanın bizzat kendisinin yapması gereken farzdır. Her müslümanın yapması ve sakınması emredilen dinin hükümlerini öğrenmesi farz-ı ayndır.
Farz-ı kifaye: Müslümanlardan lüzumu kadar kimse tarafından yapılınca, diğerlerinin sorumluluktan kurtulduğu farzlardır.
Tesettür: Rabbimizin hiçbir şekilde taviz verilmesine izin vermediği ve her ne şartta olursa olsun yerine getirilmesi gereken hükümlerdendir, yani tesettür farz-ı ayn&dır.
İlim öğrenmek: Her müslümanın yapması ve sakınması emredilen dinin hükümlerini öğrenmesi farz-ı ayndır. Bunun dışındaki ilimlerin tümü farz-ı kifayedir.
Bu bilgilerden yola çıkarak şunu diyebiliriz: Tesettür, okulda ilim öğrenmekten çok önceliklidir.
Bu ifadeler asla ilim gereksizdir, kızların okumasına gerek yok manasında değildir. Kız çocukları okutulmalıdır, ancak Allahın çizdiği helallerin dışına çıkmamak şartı ile
Tesettürlü olmak da bir hizmettir
Ne yapalım, şartlar böyle gerektiriyor; başımızı açıp okuyalım, makam ve mevki sahibi olalım ve sonra dinimize, milletimize hizmet edelim! diye düşünmek de mümkün. Ancak, hizmeti, farzı terk edip, meşkûk, şüpheli hizmete gidilebilir mi? Örtünmek de ibâdet ve hizmettir. Çünkü başörtüsü İslâmî şeâirdir, semboldür. Onu takmak İslâma lisan-ı hal ile yapılan bir hizmettir. Nice insan, tesettürlüleri görerek,Neden böyle ve niçin?diye tesettürü sorgulamış, gerçeği bulmuş, bulacaktır; bilemiyoruz.
Hizmet için tesettür feda edilir mi?
Maalesef en çok bu konuda sapkın fikirler üretiliyor. Sözüm ona hizmet için başını açan kızlar diyor ki: Biz başımızı açıp okuyoruz ama, okul bitince dinimize hizmet etmek için&. Bu kadar cehalet dolu bir düşünce olamaz.
Bir kere insanı şunu kafasına kazımalı, Allah;a hizmet için haram işleyemezsin! Böyle bir yöntem ne Kur;an-ı Kerimde, ne sünneti resulullaha, ne de sahabelerin hayatında yoktur! Helal ile haram bir arada olmaz. Hak ile batıl bir arada olmaz. Allaha hizmet edeceğim diye onun emirlerini ve yasaklarını çiğnemek ancak kişinin kendini kandırmasıdır.İslam alemi için ben kendimi yakarım gibi kahraman vari sözler de aynı şekilde şeytanın kandırmasıdır. İnsan rabbine karşı önce kendinden mesuldür. Sen önce kendi üzerine düşenleri hakkıyla yerine getir. Mahşer-i ilahide bu tür mazeretler asla kabul edilmeyecektir. Allahın kuldan istedikleri bellidir, helal sınırlarından çıkıp haramlara girerek hizmet etmek düşüncesi son derece çürüktür.
Üstelik Allaha hizmet etmenin binlerce yolu var. Müslüman bir bayan, başını açarak diploma sahibi olmadan da islamın yayılmasına çok önemli katkılar yapabilir, islam dinini insanlara tebliğ edebilir, her türlü ilim tahsili yapabilir. Elinde resmi diploması olmadan da alim olan insanlara yararlar sağlayan çok insan vardır. İşin kolayına kaçmadan azimli olmak önemlidir.
Peruk takarak okumak çözüm müdür?
Esma binti Ebi Bekrden (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir.
Rasûlullaha (s.a.v.) bir kadın geldi ve dedi ki:
Ey Allah Rasulü! Gelinlik çağında bir kızım var. Kızamık geçirdi ve saçları döküldü. Ona saç takayım mı? Rasûlullah şöyle buyurdu:
Allah saç takana ve saç taktırana lanet etsin
Hadisi şerifte net olarak anlaşılıyor ki, Peruk takmak dinimize aykırıdır.
Karar verirken
Hiçbir şekildeokumak için başka çarem yok demeyin. Çünkü o okullarda okumak zorunda değilsiniz. Üniversite okumayan bayanları şehir çöplüğüne atmıyorlar. Hele hele başörtüsü gibi kutsal bir sebep için okumayan kızların değeri inanın hiçbir üniversite mezunuyla kıyaslanmaz. Peruk takmak, hele hele başını açarak okumak bir bayan için çok rencide edici bir davranıştır. İslamda asla taviz yoktur. Başörtüsüne cevaz bulan, yorum yapan, diğerlerine neden yapmasın? Bu kanıksanma ve tavizlerin sonunun nereye varacağını kim tahmin edebilir? Evet, bu bir psikolojik kaidedir: İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.
Bilhassa 28 Şubattan sonra başörtüsünü açmaya razı olup onu kanıksadıktan sonra; pantolona, oradan tokalaşmaya, oradan da daha başka tavizlere kadar gidildiğinin çok acı örnekleri görülmüştür.
Çeşit kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.
Kategorisi: Başörtüsü Zulmü, Fikir Yazıları, Hayat Bilgisi, Tesettür, Aktüalite | 4 Yorum Yazıldı »
Başörtüsü görünce kuduran zihniyet (!)
Yayınlayan: ehlidost on 19th Ağustos 2007
DHA MUHABİRİ : FİŞleme yapmak için vekillerin evini gözetledik
Hürriyein, hangi milletvekili eşlerinin başörtülü olduğunu tespit etmede kullandığı Doğan Haber Ajansı muhabirlerinden, kartelin haber ahlâkını nasıl hiçe saydığını gözler önüne seren itiraflar geldi.
İsminin yayınlanmasını istemeyen DHAnın bir il temsilcisi şunları söyledi:Sana şu kadar süre, tespit edeceksin dendi. Bu hoş bir şey değildi.Şu şu vekili hiç tanımıyorum, kendilerine de böyle bir şeyi sormak ayıp olur dedimse de, ekmek parası. Baktım işimden olacağım, bir takım yöntemlerle türbanlıları tespit ettim. Tanıdığıma sordum, tanımadığımın evini gözetledim, komşularına sordum.;
Bir başka DHA muhabiri aynen şu ifadeleri kullandı: Bu talep bize biraz saçma geldi. Düşünün, telefon açıyorsun adama;eşinin adı ne, eşin örtülü mü açık mı diye soruyorsun. Çok saçma bir şeydi. Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma deniliyor ama, yapıyorsun maalesef. Eşiniz dediğiniz zaman ne yapacaksın eşimi, sana ne kardeşim; dediler. Ama öğrenmek zorundaydım bir şekilde. Ve öğrendim. Aksi halde işimden olurdum.
DHA muhabiri şöyle devam etti: Niçin soruyorsunuz, ne yapacaksınız bu bilgileri? gibi sorularla da karşı karşıya kaldık. Tabii bunlara, AKPli milletvekillerinin şu kadarının eşinin türbanlı olduğunu ortaya koyacağımızı söylemedik. Bunu söylesek bilgi vermezlerdi.
JANDARMAYLA ORTAK ÇALIŞMA
Kimi DHA muhabirlerinin ise, bu konuda Jandarmadan yardım talebinde bulunduğu belirlendi. Jandarmaya, özellikle AK Partili milletvekilleriyle ilgili özel bir raporlarının olup olmadığını soran DHA muhabirleri, olumlu cevap almışlarsa Hürriyete bu raporlardaki bilgileri aktardılar. Bilindiği gibi; basında daha önce, bazı bölgelerde Jandarmanın AK Partili milletvekili adaylarıyla ilgili raporlar hazırladığı haberleri yer almıştı.
paylasiminz icin kardes...