- Üyelik Tarihi
- 2 Eyl 2005
- Mesajlar
- 2,975
- Aldığı Beğeniler
- 2
Kurtların, kuşların dilinden anlayan Hazreti Süleyman aleyhisselama gelen bir adam yalvarır:
Ne olur ey Allahın nebisi bana da hayvanların dilini ö ret de ben de konuştuklarından anlayayım.
Süleyman aleyhisselam izin vermez:
Olmaz, der. Sen onların konuştuklarını dinlersen sabredemezsin. Arkasındaki hikmetleri düşünemezsin.
Ne var ki adam ısrar eder. Süleyman aleyhisselam da adama hayvanların dilini ö retir. Sevinçle evine gelen adam çöplükteki köpekle horozun konuşmalarını dinlemeye başlar. Bir ara köpekten şu sözleri duyar. Yanındaki horoza diyor ki:
Horoz kardeş, sen arpayla bu dayla da karnını doyurabilirsin. Biraz ötedeki taneleri yesen de ekmek kırıntılarını bana bıraksan olmaz mı, benim karnım çok açtır.
Horoz şu cevabı verir:
Sabret köpek kardeş, yarın buraya a anın ölen eşe ini getirip bırakacaklar, bolca et yer, karnını iyice doyurursun.
Bunu duyan a a hemen koşar ahırdaki eşe i alıp pazarda satar. Kendi kendine söylenerek döner:
İyi ki hayvanların dilini ö rendim, yoksa eşek elimde ölecekti.
Ertesi gün yine kulak kabartır çöplükteki seslere. Köpek sitem etmektedir horoza:
Hani a anın eşe i ölecekti de ben de bolca et yiyecektim ya?
Horoz cevap verir:
A anın eşe i öldü ölmesine de, satın alan zavallının elinde öldü. A a açıkgözlülük edip eşe i sattı. Ama üzülme, bu sefer a anın atı ölecek. Buraya getirip bırakacaklar, bolca et yer, karnını doyurursun.
A a yine hızla kalkar, ahıra gidip atı alarak pazara götürüp satar. Dönerken de yine söylenir:
İyi ki hayvanların dilini ö rendim, yoksa at da elimde ölecekti.
Gelip yine merakla kulak misafiri olur:
Bu sefer köpek daha yüksek sesle sitem ediyor:
Horoz kardeş, beni yine aldattın. Hani a anın atı ölecekti ya?
A anın atı öldü ölmesine de, sattı ı zavallının elinde öldü. Üzülme der; bu sefer daha büyük bir ziyafete konaca ız hep birlikte.
Köpek inanmaz:
Hadi hadi beni yine aldatıyorsun.
Horoz kesin cevap verir:
Hayır, aldatma falan yok. Durum kesin. Çünkü der, bu sefer a anın kendisi ölecek, malına gelecek olan bela bu defa kendi canına gelecek. Arkasından yemekler yapılıp etler pişirilecek, artanını da bizlere dökecekler, ye yiyebildi in kadar.
A a bunu duyunca şaşırır, sa a sola koşuşturmaya başlar, yok mu beni kurtararak biri, diye söylenir. Derken gece hastalanan a a sabaha çıkmaz ölür.
Arkasından yapılan yemek, pişirilen etlerden artanlar çöplü e dökülür, uzun zaman hayvanlar ziyafete konmuş olurlar. Bu sırada horoz söylenir:
İnsanlar, keşke canıma gelecek olan malıma gelsin, diyebilselerdi de hileye başvurmasalardı.
Bunda da bir hayır vardır, diye düşünselerdi. Bunu diyemiyorlar maalesef. Sonra da mallarına gelmesi gereken canlarına geliyor, ama pişmanlık fayda vermiyor.
Ne olur ey Allahın nebisi bana da hayvanların dilini ö ret de ben de konuştuklarından anlayayım.
Süleyman aleyhisselam izin vermez:
Olmaz, der. Sen onların konuştuklarını dinlersen sabredemezsin. Arkasındaki hikmetleri düşünemezsin.
Ne var ki adam ısrar eder. Süleyman aleyhisselam da adama hayvanların dilini ö retir. Sevinçle evine gelen adam çöplükteki köpekle horozun konuşmalarını dinlemeye başlar. Bir ara köpekten şu sözleri duyar. Yanındaki horoza diyor ki:
Horoz kardeş, sen arpayla bu dayla da karnını doyurabilirsin. Biraz ötedeki taneleri yesen de ekmek kırıntılarını bana bıraksan olmaz mı, benim karnım çok açtır.
Horoz şu cevabı verir:
Sabret köpek kardeş, yarın buraya a anın ölen eşe ini getirip bırakacaklar, bolca et yer, karnını iyice doyurursun.
Bunu duyan a a hemen koşar ahırdaki eşe i alıp pazarda satar. Kendi kendine söylenerek döner:
İyi ki hayvanların dilini ö rendim, yoksa eşek elimde ölecekti.
Ertesi gün yine kulak kabartır çöplükteki seslere. Köpek sitem etmektedir horoza:
Hani a anın eşe i ölecekti de ben de bolca et yiyecektim ya?
Horoz cevap verir:
A anın eşe i öldü ölmesine de, satın alan zavallının elinde öldü. A a açıkgözlülük edip eşe i sattı. Ama üzülme, bu sefer a anın atı ölecek. Buraya getirip bırakacaklar, bolca et yer, karnını doyurursun.
A a yine hızla kalkar, ahıra gidip atı alarak pazara götürüp satar. Dönerken de yine söylenir:
İyi ki hayvanların dilini ö rendim, yoksa at da elimde ölecekti.
Gelip yine merakla kulak misafiri olur:
Bu sefer köpek daha yüksek sesle sitem ediyor:
Horoz kardeş, beni yine aldattın. Hani a anın atı ölecekti ya?
A anın atı öldü ölmesine de, sattı ı zavallının elinde öldü. Üzülme der; bu sefer daha büyük bir ziyafete konaca ız hep birlikte.
Köpek inanmaz:
Hadi hadi beni yine aldatıyorsun.
Horoz kesin cevap verir:
Hayır, aldatma falan yok. Durum kesin. Çünkü der, bu sefer a anın kendisi ölecek, malına gelecek olan bela bu defa kendi canına gelecek. Arkasından yemekler yapılıp etler pişirilecek, artanını da bizlere dökecekler, ye yiyebildi in kadar.
A a bunu duyunca şaşırır, sa a sola koşuşturmaya başlar, yok mu beni kurtararak biri, diye söylenir. Derken gece hastalanan a a sabaha çıkmaz ölür.
Arkasından yapılan yemek, pişirilen etlerden artanlar çöplü e dökülür, uzun zaman hayvanlar ziyafete konmuş olurlar. Bu sırada horoz söylenir:
İnsanlar, keşke canıma gelecek olan malıma gelsin, diyebilselerdi de hileye başvurmasalardı.
Bunda da bir hayır vardır, diye düşünselerdi. Bunu diyemiyorlar maalesef. Sonra da mallarına gelmesi gereken canlarına geliyor, ama pişmanlık fayda vermiyor.

