“Sevgi, sevgi üreten bir güçtür, güçsüzlük, sevgi üretememektir.” ~ (Erich Fromm) ... Sevginin dil bilimsel tanımına bakıldığında, Türk Dil Kurumu Sözlüğü’ne göre sevgi, “İnsanı bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu.” olarak tanımlanır. O halde sevgi kavramının varlığını, evrenin var oluş süreci ile başlatabiliriz, hatta daha da öncesine...
Sevgi sözcüğünü, Arapçadaki “muhabbet” sözcüğü ile de eş anlamda çok kullanırız ama bir de sevgiyi şefkat ve höşgörü ile birlikte değerlendirmek gerekir ki, sevgi olmadan ne şefkatten ne de hoşgörüden söz edilebilir.
“Şefkat” kelimesi de Allah’ın, “Rauf-Rahim” isimlerinden mahlûkata verdiği ve karşılıksız sevgiyi ifade eden çok güçlü bir kelimedir.
“Şefkat” kelimesi de Allah’ın, “Rauf-Rahim” isimlerinden mahlûkata verdiği ve karşılıksız sevgiyi ifade eden çok güçlü bir kelimedir.
Sevgi ve şefkat kelimeleri kullanmayan ve sevmeyen hiçbir insan yoktur. Çünkü “sevmek” yaratıcı tarafından insanın fıtratına yerleştirilmiş ve yüceltilmiş bir duygudur. Ömür boyu başkalarına düşmanca tavırlar sergilemekten geri kalmayanlar bile sevgi sözcüğünü ağızlarından düşürmedikleri gibi kendi çocuklarını, yakınlarını ve kendilerini sevenleri seviyorlar. Sevginin zıttı kin, düşmanlık ve adavettir. Bu kötü ve zarar verici hasletleri davranışlarıyla gösterenler bile hiçbir zaman kin ve düşmanlık gibi sıfatlara sahip çıkmıyorlar. Bu durum gösteriyor ki, sevgi ve muhabbet sözcükleri bizatihi güzeldirler...
Sevgi ve muhabbet kelimeleri adeta mucizevî bir güce sahiptirler. Çünkü bu iki sözcük, yaşamın devam ettirilmesinde birinci derecede etkili olan ve çoğu zaman insanı ölümün kıyısından kurtaran birer sihirli sözcüktürler. Sadece sözcükler değil, bunlar çok büyük güce sahip sihirli hisslerdir
“Hoşgörü” ya da “müsamaha” kelimeleri ise, sevgi ve muhabbet kelimelerinin sonuçlarıdır. Çünkü sevginin değerini bilen sever. Seven mutlaka başkalarına karşı tahammüllü ve hoşgörülü olur. Hoşgörü, Hz. Peygamber’in (s.a.v) eliyle insanlığa sunulan kutlu uygarlığın temellerinden birisidir. Hoşgörüyü esas almayan bir uygarlık, yeryüzünde ne kadar gelişme gösterirse göstersin, başkalarını düşünme (diğergamlık) ilkesinden yoksun olduğu için, ötekileştirdiği insanlara tuzak olmaktan öteye geçemez...
“Biz Muhabbet Fedaileriyiz, Husumete Vaktimiz Yoktur” ~ (Bediuzzaman Said Nursi).
_
“Doğrusu, biz insanı en güzel bir biçimde yarattık.” (Tîn Suresi, 4.ayet)