Amerika’da doğmuş / büyümüş , Babasının emekliliğiyle Türkiye’ye temelli dönüş yapmış bir Gençti Hakan.
Zor olacaktı İstanbul’a alışmak Onun için. ALLAH’tan oturduğu mahallede yaşıtları çoktu. Gel zaman git zaman Tanıştı Herkesle.
Birgün ;
-Ya ben bayadır Camiye gitmiyorum Hakan , Gel beraber İkindi’ye Gidelm.
+Cami’ye mi ?
- Evet.
+Immmmm. . Tamam Olur.
Tam Cami’nin önüne geldiklerinde Ezan Başlar.
-Abdest alalım.
+ Benim Abdest’im var sen al.
- Olsun birdaha al bişey olmaz , Nur üstüne Nur yağar derler.
+Yok Faruk ya , Üşüyorum zaten.
-E tamam madem sen şu montumu tut , ben alayım.
Faruk Abdestini alır .
- İlk defa geliyorsun sanırım Sultanahmet’e .
+Evet , hiç görmemiştim daha önce.
-Amerika’da bu güzellik yoktur heralde. Sahi oradaki Camiler nasıl ?
+ Bu tarz işte az biraz.
Kapıdan içeri girerler. Hakan bir gariptir. Hiç cami görmemiş gibi bakıyordur etrafa.
Faruk bunu fark etmiştir.
Çıkışta ;
- Hakan bir garipsin neyin var ?
+Canım sıkıldı işte.
-Sen daha önce Namaz kılmadın mı yoksa ?
+Kıldım yaa.
-İyi bakalım.
Ertesi gün Kahveye giderler. Faruk Gazete okumaktadır
- Hiç ALLAH’tan kormuyorlar ya Baksana ; Adam Eşini Katletmiş resmen.
+Neden korksun ki ? Kimbilir ne yapmıştır eşi.
-Şaka mı yapıyorsun Sen ?
+ Yok ya şaka falan yapmıyorum. Ben kimseden korkmam mesela.
-Hz Ömer gibi’yim diyorsun yani. Hiçbir Kuldan korkmam.
+ O kim ki ?
Faruk şaşkındır.
Senin Peygamber’in kim diye sorar ,
Hz İsa cevabıyla eli ayağı tutmaz olur.
Ali amca Müslüman’dı bildiğim kadarıyla der sessizce.
Hakan ;
Ben lisede Hristiyan oldum. Zaten Sizin dininizi de yaşamadım hiç. Babamın , Annemin haberi yok söyleme sakın.
Faruk çok Üzülmüştür bu duruma. Sessizce ‘’Tamam’’ der.
- (…)
Bir çare bulması gerekmektedir. Kendi anlatsa bir hata yapar İSLAM’dan soğutur düşüncesiyle susar. Sonra Kur’an ve Hz MUHAMMED’in (sav) hayatını anlatan Kitap hediye etmeye karar verir. Bir yandan da DUA etmektedir arkadaşı için sürekli.
Birgün markette karşılaşırlar.
-Bayadır gözükmüyorsun Hakan. Hayırdır ?
+Amerika’dan arkadaşlar geldi Onlarla gezdik biraz.
- Bi ara bana uğra , sana vereceklerim var.
+Tamam.
-Hadi Görüşürüz.
+Görüşüz.
Aradan iki gün geçmiştir ki Faruk’ların evin kapısı çalar. Gelen Hakan’dır.
-Hoş geldin. Buyur içeri.
+Yok dostum acelem var. Geçenlerde uğra demiştin ya onun için geldim.
-Hıı evet , Bekle , Geliyorum hemen.
Poşeti tutuşturur eline.
Hakan çok merak etmiştir Poşetin içinde ne olduğunu. Eve hızla gider odasına kapanır. Poşetten Çıkan Kitapları alır eline. İlk önce Kur’anı açar Arapça yazı bilmediği için Türkçe’den okumaya başlar. O akşamın nasıl bittiğini anlamamıştır. 1 Ayda meali bitirir , Sonra birdaha okur.
İSLAM’a ilgi duymaya başlar. Birde diğer kitabı okuyayım der. Hz MUHAMMED (a.s) dediğinde neden bilmez bir sıcaklık kaplar içini.
- KUR’ANı okumuş olmasına binaen olsa gerek..
Okur , okudukça okur. O ezalara , cefalara rağmen büyümüş bir Din’i nasıl bıraktım derdine düşer. Kitapta Tefekkür’ü Mevt cümlesine takılı kalır. İnternetten araştırır. Sonra birgün oturur ÖLÜM’ü düşünür. Ben bunca zaman Onu yaptım , bunu yaptım YA İSLAM HAK’sa , YA ÖLDÜKTEN SONRA HESAP VARSA diye Yüreğini bir korku kaplar. Daha önce hiç böyle olmamıştır.
Ağlamaya başlar , Neden ağladığını bilmemektedir. İşte İSLAM doğmaktadır bir güneş gibi yüreğe. Baba ve Annesinin kendi haline bırakması , İşlerine yönelmesinden dolayı çevresine uyup değiştirdiği Dini Doğmaktadır bir güneş gibi.
Pişmandır çok Pişmandır. Zira Amerika’da Müslümanların oldukları sokaklar’da bulunan Hz MUHAMMED (a.s)’a hakaret içeren sözlerin bir kısmı kendi elinden çıkmıştır , Arkadaşlarıyla birlikte yazmışlardır Duvarlara..
Tevafuktur ki O gece Kutlu Doğum Gecesidir. Ve Tevafuktur ki Şiddetli rüzgardan Elektrikler kesilmiştir. Kapatır gözlerini Ağlaya Ağlaya Aff diler ALLAH’tan ve Şefaat ister sürekli MUHAMMED MUSTAFA’dan (sav) Elektirikler gelmiştir , Heryer aydınlanmıştır ama gözlerini açamaz , açmak istemez Hakan.. Başı yerde Elleri semada öyle bir Haldedir ki.. Öyle bir Ferahlık dolmuştur ki Yüreğine.. Sanki Rabb AFFETİM KULUM demiş gibi , Hz Peygamber (a.s) Düşmanlığını Unuttum , Ümmetimsin demişcesine.. Kısa bir süre sonra açar gözlerini. Odasının kapısını açar her yer karanlıktır.
+Annneeeeee
-Efendim Oğlum.
+Az önce elektrikler gelmişti , tekrar gitti. Bana mum versene Kur’an okumak istiyorum biraz.
-Oğlum elektrikler hiç gelmedi ki..
Koşa koşaaa odasına çıkar Hakan..
Oda karanlıktır ama Burnuna GÜL Kokusu gelmektedir. Aman Ya RABBiii der. EFENDİM’in NUR’u muydu o , EFENDİM (sav) miydi ?
Çıkar odasından. Faruk’a Olanları anlatmak ister. Birden olduğu yerde kalır. Burası çok pis kokuyor , Nefes alamıyorum der ve Düşer.
GÜL (a.s) kokusundan sonra NEFS ve GÜNAH kokan bu dünya ağır gelmiştir..ALINTI...
Zor olacaktı İstanbul’a alışmak Onun için. ALLAH’tan oturduğu mahallede yaşıtları çoktu. Gel zaman git zaman Tanıştı Herkesle.
Birgün ;
-Ya ben bayadır Camiye gitmiyorum Hakan , Gel beraber İkindi’ye Gidelm.
+Cami’ye mi ?
- Evet.
+Immmmm. . Tamam Olur.
Tam Cami’nin önüne geldiklerinde Ezan Başlar.
-Abdest alalım.
+ Benim Abdest’im var sen al.
- Olsun birdaha al bişey olmaz , Nur üstüne Nur yağar derler.
+Yok Faruk ya , Üşüyorum zaten.
-E tamam madem sen şu montumu tut , ben alayım.
Faruk Abdestini alır .
- İlk defa geliyorsun sanırım Sultanahmet’e .
+Evet , hiç görmemiştim daha önce.
-Amerika’da bu güzellik yoktur heralde. Sahi oradaki Camiler nasıl ?
+ Bu tarz işte az biraz.
Kapıdan içeri girerler. Hakan bir gariptir. Hiç cami görmemiş gibi bakıyordur etrafa.
Faruk bunu fark etmiştir.
Çıkışta ;
- Hakan bir garipsin neyin var ?
+Canım sıkıldı işte.
-Sen daha önce Namaz kılmadın mı yoksa ?
+Kıldım yaa.
-İyi bakalım.
Ertesi gün Kahveye giderler. Faruk Gazete okumaktadır
- Hiç ALLAH’tan kormuyorlar ya Baksana ; Adam Eşini Katletmiş resmen.
+Neden korksun ki ? Kimbilir ne yapmıştır eşi.
-Şaka mı yapıyorsun Sen ?
+ Yok ya şaka falan yapmıyorum. Ben kimseden korkmam mesela.
-Hz Ömer gibi’yim diyorsun yani. Hiçbir Kuldan korkmam.
+ O kim ki ?
Faruk şaşkındır.
Senin Peygamber’in kim diye sorar ,
Hz İsa cevabıyla eli ayağı tutmaz olur.
Ali amca Müslüman’dı bildiğim kadarıyla der sessizce.
Hakan ;
Ben lisede Hristiyan oldum. Zaten Sizin dininizi de yaşamadım hiç. Babamın , Annemin haberi yok söyleme sakın.
Faruk çok Üzülmüştür bu duruma. Sessizce ‘’Tamam’’ der.
- (…)
Bir çare bulması gerekmektedir. Kendi anlatsa bir hata yapar İSLAM’dan soğutur düşüncesiyle susar. Sonra Kur’an ve Hz MUHAMMED’in (sav) hayatını anlatan Kitap hediye etmeye karar verir. Bir yandan da DUA etmektedir arkadaşı için sürekli.
Birgün markette karşılaşırlar.
-Bayadır gözükmüyorsun Hakan. Hayırdır ?
+Amerika’dan arkadaşlar geldi Onlarla gezdik biraz.
- Bi ara bana uğra , sana vereceklerim var.
+Tamam.
-Hadi Görüşürüz.
+Görüşüz.
Aradan iki gün geçmiştir ki Faruk’ların evin kapısı çalar. Gelen Hakan’dır.
-Hoş geldin. Buyur içeri.
+Yok dostum acelem var. Geçenlerde uğra demiştin ya onun için geldim.
-Hıı evet , Bekle , Geliyorum hemen.
Poşeti tutuşturur eline.
Hakan çok merak etmiştir Poşetin içinde ne olduğunu. Eve hızla gider odasına kapanır. Poşetten Çıkan Kitapları alır eline. İlk önce Kur’anı açar Arapça yazı bilmediği için Türkçe’den okumaya başlar. O akşamın nasıl bittiğini anlamamıştır. 1 Ayda meali bitirir , Sonra birdaha okur.
İSLAM’a ilgi duymaya başlar. Birde diğer kitabı okuyayım der. Hz MUHAMMED (a.s) dediğinde neden bilmez bir sıcaklık kaplar içini.
- KUR’ANı okumuş olmasına binaen olsa gerek..
Okur , okudukça okur. O ezalara , cefalara rağmen büyümüş bir Din’i nasıl bıraktım derdine düşer. Kitapta Tefekkür’ü Mevt cümlesine takılı kalır. İnternetten araştırır. Sonra birgün oturur ÖLÜM’ü düşünür. Ben bunca zaman Onu yaptım , bunu yaptım YA İSLAM HAK’sa , YA ÖLDÜKTEN SONRA HESAP VARSA diye Yüreğini bir korku kaplar. Daha önce hiç böyle olmamıştır.
Ağlamaya başlar , Neden ağladığını bilmemektedir. İşte İSLAM doğmaktadır bir güneş gibi yüreğe. Baba ve Annesinin kendi haline bırakması , İşlerine yönelmesinden dolayı çevresine uyup değiştirdiği Dini Doğmaktadır bir güneş gibi.
Pişmandır çok Pişmandır. Zira Amerika’da Müslümanların oldukları sokaklar’da bulunan Hz MUHAMMED (a.s)’a hakaret içeren sözlerin bir kısmı kendi elinden çıkmıştır , Arkadaşlarıyla birlikte yazmışlardır Duvarlara..
Tevafuktur ki O gece Kutlu Doğum Gecesidir. Ve Tevafuktur ki Şiddetli rüzgardan Elektrikler kesilmiştir. Kapatır gözlerini Ağlaya Ağlaya Aff diler ALLAH’tan ve Şefaat ister sürekli MUHAMMED MUSTAFA’dan (sav) Elektirikler gelmiştir , Heryer aydınlanmıştır ama gözlerini açamaz , açmak istemez Hakan.. Başı yerde Elleri semada öyle bir Haldedir ki.. Öyle bir Ferahlık dolmuştur ki Yüreğine.. Sanki Rabb AFFETİM KULUM demiş gibi , Hz Peygamber (a.s) Düşmanlığını Unuttum , Ümmetimsin demişcesine.. Kısa bir süre sonra açar gözlerini. Odasının kapısını açar her yer karanlıktır.
+Annneeeeee
-Efendim Oğlum.
+Az önce elektrikler gelmişti , tekrar gitti. Bana mum versene Kur’an okumak istiyorum biraz.
-Oğlum elektrikler hiç gelmedi ki..
Koşa koşaaa odasına çıkar Hakan..
Oda karanlıktır ama Burnuna GÜL Kokusu gelmektedir. Aman Ya RABBiii der. EFENDİM’in NUR’u muydu o , EFENDİM (sav) miydi ?
Çıkar odasından. Faruk’a Olanları anlatmak ister. Birden olduğu yerde kalır. Burası çok pis kokuyor , Nefes alamıyorum der ve Düşer.
GÜL (a.s) kokusundan sonra NEFS ve GÜNAH kokan bu dünya ağır gelmiştir..ALINTI...