Dökülür cevahirle karışan harcı şehrin
Zerresi mahveyliyor düşünce denen zehrin
Ad ve Semud bir ıssız kara dağdır
Şimdi irem bağları baykuşlara otağdır
İşte bir parça dahi güneş geçirmeyen dam
O Ben ilahım diyen fravunlara ehram
En nadide yemişle doldurur bohçaları
Hani nerde babilin o asma bahçeleri
Hani zevkü sefanın gülizarında pür haz
Gezinen sevgililer hani o işve o naz
Her anı bin hayata bedel o demler hani
Her hazzı şir eyleyen kamış kalemler hani
Hani leyladan özge bir ad bilmeyen mecnun
Hani leylaki o ay cemali her an mahzun!
Hani şirin ki yıldız gözlerinde ışırdı
Hani ferhat ki dağlar omzunda taşınırdı
Başka bir anlam katıp yaşamıştı her ana
Son anına bir düğün bu diyordu Hz.Mevlana k.s.
Tek noktada cem olmuş olurdu güney kuzey
Bir sır gibi cihana hala üflenirmi ney
Artık yarım şarkılar seslenir neylerinden
Seraba gözyaşıyla gam sızar her yerinden
Şimdi feryada dahi bulunmaz aksi seda
Herşey yarım eksik anne yavrudan cüda
Rüzgarına düştüğüm bir onulmaz beladır
Yokluğun matemleri ruha bir musalladır
Bir musalla dili yok kulağı baştan aşağı sağır
Bilemem musallamı yoksa tabutmu ağır
Ben susayım birazda toprak söylesin
Kadid olmuş bir ağaç kuru yaprak söylesin
Nerde eliyle güneş kadehler sunan saki
Fısıldar mezarının taşları "HüvelBaki"
Ahmet Efe
Zerresi mahveyliyor düşünce denen zehrin
Ad ve Semud bir ıssız kara dağdır
Şimdi irem bağları baykuşlara otağdır
İşte bir parça dahi güneş geçirmeyen dam
O Ben ilahım diyen fravunlara ehram
En nadide yemişle doldurur bohçaları
Hani nerde babilin o asma bahçeleri
Hani zevkü sefanın gülizarında pür haz
Gezinen sevgililer hani o işve o naz
Her anı bin hayata bedel o demler hani
Her hazzı şir eyleyen kamış kalemler hani
Hani leyladan özge bir ad bilmeyen mecnun
Hani leylaki o ay cemali her an mahzun!
Hani şirin ki yıldız gözlerinde ışırdı
Hani ferhat ki dağlar omzunda taşınırdı
Başka bir anlam katıp yaşamıştı her ana
Son anına bir düğün bu diyordu Hz.Mevlana k.s.
Tek noktada cem olmuş olurdu güney kuzey
Bir sır gibi cihana hala üflenirmi ney
Artık yarım şarkılar seslenir neylerinden
Seraba gözyaşıyla gam sızar her yerinden
Şimdi feryada dahi bulunmaz aksi seda
Herşey yarım eksik anne yavrudan cüda
Rüzgarına düştüğüm bir onulmaz beladır
Yokluğun matemleri ruha bir musalladır
Bir musalla dili yok kulağı baştan aşağı sağır
Bilemem musallamı yoksa tabutmu ağır
Ben susayım birazda toprak söylesin
Kadid olmuş bir ağaç kuru yaprak söylesin
Nerde eliyle güneş kadehler sunan saki
Fısıldar mezarının taşları "HüvelBaki"
Ahmet Efe
