Onca hastalık geçirdiniz. Onlara kendi gerçekliklerinin dışında bir metafor olarak bakabildiniz mi?
Aslında her şey bir metafor. Borges "Belki de bizim hayatımız, ormanda geceleyin avının peşinde sessizce ilerleyen bir kaplanın kafasından geçenlerdir" diyor.
Göğsünüze ağır bir kelebek konduğunda, bakışsız bir kedi kara geçerken sokaktan, içinizdeki çekmecelere uzansanız... Nasıldır onlar, dağınık, kırık, kitli?
İçimde çok kırık dökük çekmece var. Epey kırıldım.
Yalnızlık?
Yalnızlık çekmem, canım hiç sıkılmaz benim. Biraz sivri dilliyimdir. Şairler çok boyun eğmişler, parası pulu, imkanları olan egemenlere. Eğmemeleri gerekirdi aslında. Bazı şeyleri hiç kurcalamamışlar. Ona çok kızıyorum. Böyle böyle birçoğuyla aram giderek açıldı.
Biraz da "huysuz" olduğunuz söyleniyor, ne dersiniz? ben hakkımı savunurum. Bizde hakkını savunan huysuz oluyor.
Hastane odasında en çok kimlerin yokluğunu hissediyorsunuz?
Can Yücel’le Cemal Süreya’n
Hep merak ettiğim bir şey vardır. Meçhul öğrenci devlet dersinde öldürülmeseydi bu dersten geçebilecek miydi?
Şimdi oraya kadar gitmeyelim. Birinci elden siyasal bir şey bu.
Peki deprem felaketinin ardından, devlet için ne söyleyeceksiniz? Devlet, devlet dersinden geçebildi mi?
Geçemedi aslında. Geçseydi iyi olurdu tabii...
Son soru: Ne zaman eli zambaklı şair olup, bize uzun heceli bir kent vereceksiniz, depreme dayanıklı?
Bilmiyorum. Karamsarım ama bir gün mutlaka...
Huysuz değilim!
Aslında her şey bir metafor. Borges "Belki de bizim hayatımız, ormanda geceleyin avının peşinde sessizce ilerleyen bir kaplanın kafasından geçenlerdir" diyor.
Göğsünüze ağır bir kelebek konduğunda, bakışsız bir kedi kara geçerken sokaktan, içinizdeki çekmecelere uzansanız... Nasıldır onlar, dağınık, kırık, kitli?
İçimde çok kırık dökük çekmece var. Epey kırıldım.
Yalnızlık?
Yalnızlık çekmem, canım hiç sıkılmaz benim. Biraz sivri dilliyimdir. Şairler çok boyun eğmişler, parası pulu, imkanları olan egemenlere. Eğmemeleri gerekirdi aslında. Bazı şeyleri hiç kurcalamamışlar. Ona çok kızıyorum. Böyle böyle birçoğuyla aram giderek açıldı.
Biraz da "huysuz" olduğunuz söyleniyor, ne dersiniz? ben hakkımı savunurum. Bizde hakkını savunan huysuz oluyor.
Hastane odasında en çok kimlerin yokluğunu hissediyorsunuz?
Can Yücel’le Cemal Süreya’n
Hep merak ettiğim bir şey vardır. Meçhul öğrenci devlet dersinde öldürülmeseydi bu dersten geçebilecek miydi?
Şimdi oraya kadar gitmeyelim. Birinci elden siyasal bir şey bu.
Peki deprem felaketinin ardından, devlet için ne söyleyeceksiniz? Devlet, devlet dersinden geçebildi mi?
Geçemedi aslında. Geçseydi iyi olurdu tabii...
Son soru: Ne zaman eli zambaklı şair olup, bize uzun heceli bir kent vereceksiniz, depreme dayanıklı?
Bilmiyorum. Karamsarım ama bir gün mutlaka...
Huysuz değilim!