Yanımızdan ayrılmıyor hüzün.
Elimize sıkıca sarılan bir çocuk sanki;
Hep gölgemiz gibi.
Ardımızda bıraktığımız yaşları takip ediyor.
Kaybolduğunda o yaşlarla ulaşıyor yanımıza.
Gitmesi için ne kadar mutlu olsak da nafile.
Hüzün yanaktan süzülen yaş değil sadece
Yürek kanarken aklın akanlara bulaşması.
Unutmak yerine acıyı
Tazeleniyor sürekli yeni demlenmiş çay misali.
Ve her konan demde
Biraz daha koyulaşıyor içimiz
Rengini açmaya mutluluklar bile yetmiyor.
Hüzün bu...
Takip etmekten yorulmuyor.
O elimizden tutan çocuk büyüyor sıkıntılarımız gibi
Değişiyor yüzümüzü bürüyen çizgiler misali.
Ama nasıl taşıyorsak adımızı
Kara toprağa girene kadar
O da adını gözyaşlarıyla kazıyor benliğimize.
Hüzün bu...
Hazandan almış adını.
Unutmakla eş değer olmuyor
Onu unutmak kolay olmuyor.
Hüzün bu...
Seni düşündükçe
Yakamı bırakmıyor.
Ve her yıl gittiğin bu günde
Geliyor yanıma.
Bıraktığı izlere basmış
Ayaklarından anlıyorum;
Hala ıslak
Hala acıtıyor canımı...
Sen bugün gitmişsin...
Hüzünle anıyorum anlarını.
Hiç gitmemiş gibi belki de
Saklıyorum içimde bıraktıklarını...
Yüreğimde ki Sen değilsin !... Gözlerimde ki sevda değilsin !... Yaşadığım bu şehir de soluduğum hava sen değilsin !...
SÖzlerime Düşen Kan damlası Sen değilsin !... Hancerli yüreğim de yaşadığım sevda da sen değilsin !...
Kim diye de sorma sakın !...
Usulca çek git ...
Bakma yazdığım mısralarıma ... Okuma da !... Yırt at !....
Başkasına yazılmıs say !... Başkasına aşık olduğumu var say !....
Yüreğime işlediğim sen olmadığını düşün !...
Var dünya da ki Tek düşmanım OLduğunu bil !....
Var git yoluna !... Sevda dan açtığın belaları da al yanına !... O süslü kahve gözlerini de cek üstümden !... Çık artık şiirlerimden !... Çık artık Senlikler de gömüldüğüm bu şehir den !...
Bırakta Uzatayım ayaklarımı Kız kulesine karşı !... Rahat rahat iceyim demli cayımı !...
Var git !...
Hasretinle Boğduğun bu şehir de Mutlu olayım !...
Elimize sıkıca sarılan bir çocuk sanki;
Hep gölgemiz gibi.
Ardımızda bıraktığımız yaşları takip ediyor.
Kaybolduğunda o yaşlarla ulaşıyor yanımıza.
Gitmesi için ne kadar mutlu olsak da nafile.
Hüzün yanaktan süzülen yaş değil sadece
Yürek kanarken aklın akanlara bulaşması.
Unutmak yerine acıyı
Tazeleniyor sürekli yeni demlenmiş çay misali.
Ve her konan demde
Biraz daha koyulaşıyor içimiz
Rengini açmaya mutluluklar bile yetmiyor.
Hüzün bu...
Takip etmekten yorulmuyor.
O elimizden tutan çocuk büyüyor sıkıntılarımız gibi
Değişiyor yüzümüzü bürüyen çizgiler misali.
Ama nasıl taşıyorsak adımızı
Kara toprağa girene kadar
O da adını gözyaşlarıyla kazıyor benliğimize.
Hüzün bu...
Hazandan almış adını.
Unutmakla eş değer olmuyor
Onu unutmak kolay olmuyor.
Hüzün bu...
Seni düşündükçe
Yakamı bırakmıyor.
Ve her yıl gittiğin bu günde
Geliyor yanıma.
Bıraktığı izlere basmış
Ayaklarından anlıyorum;
Hala ıslak
Hala acıtıyor canımı...
Sen bugün gitmişsin...
Hüzünle anıyorum anlarını.
Hiç gitmemiş gibi belki de
Saklıyorum içimde bıraktıklarını...
Yüreğimde ki Sen değilsin !... Gözlerimde ki sevda değilsin !... Yaşadığım bu şehir de soluduğum hava sen değilsin !...
SÖzlerime Düşen Kan damlası Sen değilsin !... Hancerli yüreğim de yaşadığım sevda da sen değilsin !...
Kim diye de sorma sakın !...
Usulca çek git ...
Bakma yazdığım mısralarıma ... Okuma da !... Yırt at !....
Başkasına yazılmıs say !... Başkasına aşık olduğumu var say !....
Yüreğime işlediğim sen olmadığını düşün !...
Var dünya da ki Tek düşmanım OLduğunu bil !....
Var git yoluna !... Sevda dan açtığın belaları da al yanına !... O süslü kahve gözlerini de cek üstümden !... Çık artık şiirlerimden !... Çık artık Senlikler de gömüldüğüm bu şehir den !...
Bırakta Uzatayım ayaklarımı Kız kulesine karşı !... Rahat rahat iceyim demli cayımı !...
Var git !...
Hasretinle Boğduğun bu şehir de Mutlu olayım !...